O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.
Yâsîn سُورَةُ يسٓ · 50
Arapça metin
فَلَا يَسْتَطِيعُونَ تَوْصِيَةًۭ وَلَآ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمْ يَرْجِعُونَ
Okunuşu
felâ yestetî'ûne tevsiyetev velâ ilâ ehlihim yerci'ûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
İşte o anda onlar ne bir vasiyyette bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
Derken bir vasiyette bile bulunmaya imkan bulamazlar ve ailelerine bile dönemezler.
Tefsir
Peygamberlerin uyarılarını hafife alıp “ Sözünü ettiğiniz o gün gelecekse gelsin artık!” kabilinden sözler söyleyen inatçı münkirleri hizaya getirecek tek şey, kendilerine iyi ve kötüyü özgürce seçme imkânının verildiği sınav ortamının kapanmasından sonra ilâhî bildirimlerdeki gerçeklerle yüzleşmeleri olacaktır. 49.…
Yâsîn 48-50. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 501-502</i>
Yâsîn suresi 50. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Yâsîn suresinde yer alır. Bu sayfada Yâsîn 50. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Yâsîn suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 83 ayetten oluşur.
Meali: "O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Yâsîn suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Yâsîn suresi 50. ayetin meali (anlamı) nedir?
O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.
Yâsîn 50. ayetin okunuşu nasıldır?
felâ yestetî'ûne tevsiyetev velâ ilâ ehlihim yerci'ûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Yâsîn suresi kaç ayettir?
Yâsîn suresi toplam 83 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Yâsîn suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Yâsîn suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Yâsîn 50. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
بَلْ تَأْتِيهِم بَغْتَةًۭ فَتَبْهَتُهُمْ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ رَدَّهَا وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ
Belki aniden gelecek de onları şaşırtacaktır. Artık onu geri çeviremezler; kendileri de ertelenmez.
وَمَا يَنۢبَغِى لَهُمْ وَمَا يَسْتَطِيعُونَ
Bu onlara düşmez, zaten güçleri de yetmez.
بَلْ بَدَا لَهُم مَّا كَانُوا۟ يُخْفُونَ مِن قَبْلُ ۖ وَلَوْ رُدُّوا۟ لَعَادُوا۟ لِمَا نُهُوا۟ عَنْهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ
Hayır; daha önce gizledikleri onlara göründü. Eğer geri döndürülseler yine kendilerine yasak edilen şeylere dönerler. Doğrusu onlar yalancıdırlar.
فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ
Artık onlara, şefaatçilerin şefaati fayda vermez.
أُو۟لَٰٓئِكَ مَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ وَلَا يَجِدُونَ عَنْهَا مَحِيصًۭا
İşte onların varacağı yer cehennemdir. Oradan kaçacak yer de bulamıyacaklardır.
ثُمَّ إِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَإِلَى ٱلْجَحِيمِ
Doğrusu sonra dönecekleri yer yine cehennemdir.