Zaten orada, kendini Allah'a vermiş sadece bir tek ev halkı bulduk.
Zâriyât سُورَةُ الذَّارِيَاتِ · 36
Arapça metin
فَمَا وَجَدْنَا فِيهَا غَيْرَ بَيْتٍۢ مِّنَ ٱلْمُسْلِمِينَ
Okunuşu
femâ vecednâ fîhâ gayra beytim minelmüslimîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Zaten orada müslümanlardan, bir ev halkından başka kimse bulmadık.
Gerçekten de bir ev halkından başka Müslüman da bulamamıştık orada.
Tefsir
Daha önce nâzil olan Hûd ve Hicr sûrelerinde, Hz. İbrâhim’e insan kılığında meleklerin gelmesi, kendisi ve hanımı çok yaşlı oldukları halde, onlara bir oğul müjdelemeleri, ardından da Hz. Lût’un kavmini cezalandırmak üzere gönderildiklerini açıklamaları olayı; yine bu sûrelerde ve A‘râf sûresinde Lût kavminin acı…
Zâriyât 24-37. ayetlerin tam tefsirini okuyun\N
Zâriyât suresi 36. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Zâriyât suresinde yer alır. Bu sayfada Zâriyât 36. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Zâriyât suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 60 ayetten oluşur.
Meali: "Zaten orada, kendini Allah'a vermiş sadece bir tek ev halkı bulduk."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Zâriyât suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Zâriyât suresi 36. ayetin meali (anlamı) nedir?
Zaten orada, kendini Allah'a vermiş sadece bir tek ev halkı bulduk.
Zâriyât 36. ayetin okunuşu nasıldır?
femâ vecednâ fîhâ gayra beytim minelmüslimîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Zâriyât suresi kaç ayettir?
Zâriyât suresi toplam 60 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Zâriyât suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Zâriyât suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Zâriyât 36. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
فَأَنجَيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ قَدَّرْنَٰهَا مِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ
Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık, yalnız karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk.
وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ إِلَّا رَحْمَةًۭ لِّلْعَٰلَمِينَ
Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.
وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًۭا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ
And olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için donattık.
۞ وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَىٰ قَوْمِهِۦ مِنۢ بَعْدِهِۦ مِن جُندٍۢ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَمَا كُنَّا مُنزِلِينَ
Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.
إِن كَانَتْ إِلَّا صَيْحَةًۭ وَٰحِدَةًۭ فَإِذَا هُمْ خَٰمِدُونَ
Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.
۞ فَنَبَذْنَٰهُ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌۭ
Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.