Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin.
Zâriyât سُورَةُ الذَّارِيَاتِ · 54
Arapça metin
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَآ أَنتَ بِمَلُومٍۢ
Okunuşu
fetevelle anhüm femâ ente bimelûm.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Artık onlara aldırma. (Davete uymamalarından dolayı) sen kınanacak değilsin.
Artık yüz çevir onlardan, bundan dolayı da kınanmazsın sen.
Tefsir
Resûlullah’ın, çevresinden gördüğü kötü muameleyi ve inkârcıların onun hakkında kendisiyle asla bağdaşmayan sıfatlar uydurmalarını yadırgamayıp üzülmemesi için geçmiş toplumların tutumlarından örnek verilmektedir. 54-55. âyetlere göre Resûlullah’ın gerçekleri anlatmak uğruna ortaya koyduğu bunca çabaya rağmen…
Zâriyât 52-55. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 135-137</i>
Zâriyât suresi 54. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Zâriyât suresinde yer alır. Bu sayfada Zâriyât 54. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Zâriyât suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 60 ayetten oluşur.
Meali: "Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Zâriyât suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Zâriyât suresi 54. ayetin meali (anlamı) nedir?
Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin.
Zâriyât 54. ayetin okunuşu nasıldır?
fetevelle anhüm femâ ente bimelûm. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Zâriyât suresi kaç ayettir?
Zâriyât suresi toplam 60 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Zâriyât suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Zâriyât suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Zâriyât 54. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
لَّسْتَ عَلَيْهِم بِمُصَيْطِرٍ
Sen, onlara zor kullanacak değilsin.
إِنَّ مَا تُوعَدُونَ لَءَاتٍۢ ۖ وَمَآ أَنتُم بِمُعْجِزِينَ
Size vadedilen, mutlaka yerine gelecektir; siz O'nu aciz kılamazsınız.
وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ
Tartmayı doğru yapın, tartıyı eksik tutmayın.
فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ
Artık onlara, şefaatçilerin şefaati fayda vermez.
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍۢ
Bir süreye kadar onlara aldırış etme.
فَلَا تُطِعِ ٱلْكَٰفِرِينَ وَجَٰهِدْهُم بِهِۦ جِهَادًۭا كَبِيرًۭا
Sen, inkarcılara uyma, onlara karşı olanca gücünle mücadele et.