Ama, azabı üzerlerinden kaldırdığımızda hemen sözlerinden döndüler.
Zuhruf سُورَةُ الزُّخۡرُفِ · 50
Arapça metin
فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ ٱلْعَذَابَ إِذَا هُمْ يَنكُثُونَ
Okunuşu
felemmâ keşefnâ anhümül'azâbe izâ hüm yenküŝûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Fakat biz onlardan azabı kaldırınca, sözlerinden dönüverdiler.
Derken onlardan azabı kaldırdık mı sözlerinden döndüler.
Tefsir
Hz. Peygamber’in daveti ve tevhid mücadelesi anlatılırken yeri geldikçe geçmiş tecrübelere temas edilmektedir. Buradaki örnek Hz. Mûsâ ile Mısır’ın tanrı kralı Firavun ve tebaası arasında geçen olaylar, tartışmalar ve alınan ibretlik sonuçlardır. Bu âyetlerde iki nokta dikkat çekmektedir: 1. İnkârcıların bilinçlerinin…
Zuhruf 45-56. ayetlerin tam tefsirini okuyun\N
Zuhruf suresi 50. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Zuhruf suresinde yer alır. Bu sayfada Zuhruf 50. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Zuhruf suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 89 ayetten oluşur.
Meali: "Ama, azabı üzerlerinden kaldırdığımızda hemen sözlerinden döndüler."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Zuhruf suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Zuhruf suresi 50. ayetin meali (anlamı) nedir?
Ama, azabı üzerlerinden kaldırdığımızda hemen sözlerinden döndüler.
Zuhruf 50. ayetin okunuşu nasıldır?
felemmâ keşefnâ anhümül'azâbe izâ hüm yenküŝûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Zuhruf suresi kaç ayettir?
Zuhruf suresi toplam 89 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Zuhruf suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Zuhruf suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Zuhruf 50. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ ٱلرِّجْزَ إِلَىٰٓ أَجَلٍ هُم بَٰلِغُوهُ إِذَا هُمْ يَنكُثُونَ
Azabı nasıl olsa sonuna gelecekleri bir müddet için üzerlerinden kaldırınca, hemen sözlerinden cayıyorlardı.
وَءَاتَيْنَٰهُمْ ءَايَٰتِنَا فَكَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ
Onlara ayetlerimizi verdiğimiz halde, yüz çevirmişlerdi.
إِلَّا رَحْمَةًۭ مِّنَّا وَمَتَٰعًا إِلَىٰ حِينٍۢ
Ama katımızdan bir rahmet ve bir süreye kadar geçinme olarak onları geri bıraktık.
فَبَدَّلَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ قَوْلًا غَيْرَ ٱلَّذِى قِيلَ لَهُمْ فَأَنزَلْنَا عَلَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ رِجْزًۭا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُوا۟ يَفْسُقُونَ
Ama zulmedenler, kendilerine söylenmiş olan sözü başka sözle değiştirdiler. Biz de, zalimlere, yoldan çıkmalarından dolayı gökten azab indirdik.
حَتَّىٰٓ إِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًۭا ذَا عَذَابٍۢ شَدِيدٍ إِذَا هُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ
Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman ümitsiz kalıverdiler.
ثُمَّ صَدَقْنَٰهُمُ ٱلْوَعْدَ فَأَنجَيْنَٰهُمْ وَمَن نَّشَآءُ وَأَهْلَكْنَا ٱلْمُسْرِفِينَ
Sonra Biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik, kendilerini ve dilediklerimizi kurtardık; aşırı gidenleri ise yok ettik.