Fetva Meclisi
Soru
Ben 17 yaşında bir kızım ve evlilik yaşımın geldiğini düşünüyorum. Açık öğretim lisesi okuyorum. Babamla bu konuda konuşma gibi bir düşüncem var, yani ona evlendirilmem gerektiğini anlatmak istiyorum. Ama çok utandığım için nasıl konuşacağımı bilemiyorum. Nasıl bir üslup ile babamın karşısına çıkmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Anne babasına evleneceğini söyleyemeyen birinin evlenme vakti gelmemiş, o kadar erkek olamamış demektir, evlenmeniz de gerekmez.
Aleykümselam. Evet, yaygın örf genç bir kızın evlenme isteğini ayıplar. Böyle bir örf de ne kadar insanîdir bilemem! Ortada iki durum var. Birincisi siz kendinizi olgun ve yeterli gibi görüyorsunuz ama önemli olan sizin kendinizi nasıl gördüğünüz değil dışarıdan nasıl göründüğünüz olmalıdır. Bunu unutmayın. İkincisi de eğer gerçek bir vakti gelme söz konusu ise yani Allah'ın size evlenin emri farz oldu ise ve siz gençlik heyecanı ile değil de gerçekten vakti gelmişlikle bunu yapıyorsanız neden utanacaksınız, kimin ne diyeceğine bakmanız bir kere vaktinin gelmediğini gösteriyor, değil mi? Daha gerçekçi düşünmeye çalışın. Şeytan sizi, mukaddes ve değerli kavramları kullanarak tuzağa çekebilir.
Selamünaleyküm Temizsin. Şeytan sana kirleneceğin tuzaklar kuruyor. Kendini koru. Bunlar kapana yaklaştığının sinyalleridir. Kesinlikle uzak dur. Bu meseleleri annenle, teyzen veya seni seven biriyle konuş.
Selamünaleyküm. Evlilik hisleriniz, artık harama dalma noktasına gelince bunu aile büyüklerinize izah edin. Harama girme pahasına bile olsa size mani olacak olurlarsa onların rızası olmadan da evlenebilirsiniz. Bunun dışında onları kırmayın. Gayet açık olun ve açık konuşun. Yalnız yaşınız duygusal olmaya uygun bir yaştır, çok dikkatli olmalısınız, kendi kuyunuzu kazıyor olabilirsiniz.
Gün boyu düşündüğünüzü gece de rüya olarak görüyorsunuz. Rüyayı yok sayın. Ancak ebeveyninizin razı olmayacağı bir evlilik size huzur getirmez. Anne babanızın rızasına yönelik bir tercihte bulunmanızı tavsiye ederim. Siz genç yaştasınız. Çabuk ısınır çabuk soğursunuz. Abartmayın meseleyi.
Selamünaleyküm. Adeta siz başınızın çaresine bakmak zorunda olduğunuz gibi o da başının çaresine bakmalıdır. Eğer onun için farz durumda değilse çaba göstermeyecek ipe un serecektir. Sizin derdiniz sizi rahatsız edeceği için siz başınızın çaresine bakacak, gerekiyorsa başka birini arayacaksınız. Bu kadar basit, bir kişiye kilitlenmeye gerek yoktur.