İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam Abdurrahman Hasan Habenneke el-Meydânî hakkında ne düşünüyorsunuz? Merhumun kitaplarını tavsiye eder misiniz?

Cevap

Âlim sözcüğü ne ifade ediyorsa onun için o ifade geçerlidir. Allah rahmet etsin, kitaplarına ve ilmine bereketler indirsin. Tam bir âlim ve örnek insandır. Kitaplarının bugünkü gençlik için ağır gelebilecek bir tarzı olabilir, bazı kitaplarının tercümesi zor olabilir ama o bir âlimdir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. İbni Hazm, bu ümmetin önder şahsiyetlerinden biridir. Kelimenin tam anlamı ile Alim bir insandır. Kullandığı üslubu, ilmi metodu açısından ümmetimizin diğer büyükleri tarafından mütereddit bir çizgide tutulmuştur. Öyle veya böyle büyük bir alimdir. Şu kadar ki, onun eserleri bilhassa belli bir alt yapısı olmayan için yararlı olmayacak kadar ağırdır. Sizin ilmi birikiminizi bilemediğimiz için direkt size yönelik bir değerlendirme yapamayacağım. Mesela Arapça olarak okuyamayacaksanız, normal bir fıkıh literatürü ve muayyen bir mezhebi bilmiyorsanız size hiçbir faydası olmaz. Allah'a emanet olun.

Selamünaleyküm hocam. İbn Hazm hakkında ne düşünüyorsunuz, öneriyor musunuz kita
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Kitap okuma yerine bir hocaefendiden umre birikimini dinleyin, çok daha yararı olur size. Allah kabul buyursun.

Selamünaleyküm hocam. Yaklaşık bir yıllık evliyim. Eşimle ramazan umresine gidec
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah sana da bana da muradımızı nasip etsin. Sana hususi dualar ederim güzel kardeşim benim. Önce şunu tavsiye edeyim: Değerli olduğuna inandığın kitapları; - Altını çizerek en az iki kere okumayı ilke edin. Bir kere oku, okuduktan bir yıl sonra mesela tekrar oku. O zaman kitabın seninle konuştuğunu göreceksin. - Mümkün olduğunca okuduğun kitabı ya yazarı ile ya da onu anlayan biri ile tartış ya da konuş en azından. İkinci olarak da şunları söylemeliyim: - İlmihal kitabı farz bir kitaptır. Onu muhakkak oku. - Riyâzu’s Salihîn’i şerhi ile beraber okumadan ve içindeki hadislerden şöyle yüz tanesini ezberlemeden Rabbine gitmemeyi ahdet. - Bir bileninden şöyle yüz ayetin tefsirini öğren. - Ve unutma: İKRA’ ümmetiyiz. Bizim için okumak Kur'an demektir. Kur'an oku ve oku. Seni misafirim olman için İstanbul’a davet ediyorum. Gel seninle kitap muhabbetleri yapalım. Gelemezsen, kargo adresini bildir sana kitaplar göndereyim. Seni Allah’a emanet ederim.

Hocam ben Açık öğretim ilahiyat okuyan aynı zamanda medrese talebesi bir genç ka
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin için şöyle bir özetleme yapabilirim: 1. Her Müslüman, günlük hayatına ve iş olarak yaptığına dair dininin hükümlerini öğrenmek zorundadır. Hayatına yeni soktuğu bir iş varsa mesela evleniyorsa onunla alakalı temel din bilgisini öğrenecektir. Külfetsiz, emeksiz ve kuralsız bir dindarlık olamaz. Bir iş kuruluşu yapan o işin temel inceliklerini öğrenecektir. 2. Bir Müslüman, dininin ona ne emrettiğini Kur'an’dan ve Peygamber aleyhisselamın hadislerinden öğrenir. Bu tür bir öğrenme elbette medreselerde yıllar süren bir eğitimi gerektirdiği için çok az Müslüman böyle bir öğrenme ile öğrenir. Bu nedenle Müslümanların geneli, âlimlere sorarak veya kitaplarını okuyarak dinlerini öğrenirler. Bu durumda da Müslüman’ın; a. Âlime sorması, b. Bir kitabı okuması öğrenme yöntemi olur. 3. Hangi âlim, hangi kitap sorusu öne çıktığında da deriz ki: Elbette, sesini yükselten herkes Müslüman’a din öğretecek değildir. Bilhassa bizim çağımızda iletişim imkânlarının yaygınlaşması ile herkes âlim rolüne girmiş sayılmaktadır. Bu noktada da Müslüman’ın “seçme kabiliyeti” bir imtihan olarak önünde durur. Dinine dair bir soru soracağı kişinin, ne kadar dininin adamı olduğunu incelemesi yani dine dair konuşan ama dini yaşamayan biri ile yaşayan biri arasında ayrım yapmak Müslüman’ın imtihanı olur. Sahte para ile doğru parayı ayırmak zorunda olduğu gibi, âlim ile âlim kılıklı arasındaki farkı da görecektir. Çevresi, birikimi, geçmiş örnekleri incelemesi, âlimin üzerindeki ihlâs belirtileri, ekonomi ve şöhret ile alakası gibi bağlantıları ile dininin âlimini bulmak zorundadır. Bu noktada şöyle bir benzetme yapabiliriz: Doktorlar arasında iyisini bulduğu gibi âlimler/hocalar arasında da iyisini bulacaktır. 4. Müslüman, dinini öğrendiği âlimin saygınlığını koruyacaktır ki, ondan öğrendiği din kendisi için ciddiyet sağlasın. Saygınlığını korumakla onu putlaştırmak arasında dengeli duruş şarttır. 5. Farklı görüşlerin bulunduğu bir ortamda Müslüman, aynı şartlar ve düzeyde gördüğü âlimler arasında ihlâsa en yakın olan, dünyaya meyilden uzak duran görüşü ve sahibini tercih eder. Müslüman’ın gayesi Allah’ın rızasıdır. O rıza da ahirete, haramdan kaçınmaya en yakın olana her zaman daha yakındır. Yaşadığı siyasi ortamın etkisi altında kalanla dini hissiyatında hür mantıklı olan arasındaki farkı, maişetini yazdığı kitaplarından temin edenle insanların malından istifade etmeyen arasındaki ince çizgiyi anlamak yol göstericidir. 6. Her zaman kolayı, gönüllere hoş geleni tercih eden, çevreyi ve toplumu üzmeme tarafına kayan birine tercih etmek Müslüman için, bile bile risk almaktır. Aynı şekilde âlimlerin, ruhsatlandırdıkları şeyleri arayıp bulmak da bir hastalıktır. Müslüman, Allah’ın rızasını, helali arayan insan olmalıdır. 7. Müslüman için “şu mezhepten olacak, bizim ekolden olacak” diye bir arayış da olmamalıdır. Ona dinini öğreten kim ise ya da yaşadığı yerde Allah’ı ve dinini kim öğretiyorsa ondan dinini alır. Marka tutkunluğu gibi bir tutkunluk gerekli değildir. Gerekli olan takvadır, şeriata uygunluktur. 8. Müslüman, önceden öğrendiği şeylerin bazılarını sonradan farklı olarak öğrenirse şunu yapar: Çıplak gözle bakıldığında yeni bilgiyi sunanın bilgisi daha derin, takvası daha üstün, siyaset ve çevreden etkilenmişliği daha az biri ise onu tercih eder. Böyle değilse her farklı görüşle yeni bir mecraya girmesi gerekmez. Bu hususta ilave bir bilgi olarak şunu da söylemeliyiz: Bu mesele, zannedildiği gibi içinden çıkılamaz, kavganın/kargaşanın içinde eriyip gidilecek bir mesele değildir. Allah, herkese aradığını verir. Tartışma ve sürtüşme arayan, âlimlerin birbirlerini yiyip bitirdiklerini zanneder ve o da yenir bitirilir o zeminde. Derdi dinini yaşamak olan ise aynı ortamda ibadetini yapar, haramlardan kurtulur. Belli şeyleri eksik yapsa bile Allah’ın rahmeti onu kuşatır. Ne aradığını bilmeyen biri de bir ona bir buna bakarak ömrünü geçirir gider. Dine bir eğlence gibi bakmakla onu dünya ve ahiretimizin saadeti olarak görmek meselesidir bu mesele. Allah Teâlâ hepimizin muini olsun.

Hocam, lütfen siz üzerinize almayın ama şöyle bir merakım var benim: Sıradan bi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. O dereceyi geçen birisi okuyacağı kitabı da az çok tespit eder. Edemiyorsa geçememiş demektir. İhyaıulumuddin okuyabilir. Normal bir tefsir okuyabilir.

Selamünaleyküm hocam. Daha önce fetvalarınızdan gördüğüm gibi kitap tavsiyesi ol
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ailenden kitap konusunda senin gibi düşünmelerini beklememelisin. Sen de onların gözüne soka soka kitap alma. Kitapları para ile almak yerine mesela arkadaşlarından emanet al oku, kütüphanelerden al oku. Benzeri ara yöntemler üret. Böylece ailenle kitap yüzünden karşı karşıya gelmemiş olursun ya da en aza indirmiş olursun.

Hocam ben benim için gerekli olan kitapları ve sizin gibi ehlisünnet hocaların k

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.