Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Sizler Müslümanlarının dünyadaki kanaatimce en büyük ihtiyacını gideriyorsunuz. Allah-u Teâlâ’da sizin ihtiyaçlarınızı gidersin. Cennette de sizlerle Efendimiz sav'ın dizi dibinde olmak isterim. Allah lütfederse. Allah lafzından sonra celle celalü, azze ve celle demek sünnet-i seniyye'de var mıdır? Sizlerden Allah-u Teâlâ demenizi işitiyoruz.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Sünnetli gibi duran için yenisine gerek yoktur.
Selamünaleyküm. Hijyenik şartlarda yapılması dışında yapılması Sünnet olan bir şey yoktur.
Selamünaleyküm. Cennet inşaallah, kimsenin geçmişinden izin bulunmadığı bir yer olacaktır. Cehennemden iz kalmadan orada bulunacağız Allah’ın izni ile.
Selamünaleyküm. Sünnet merasimi yapılabilir. Şu anda yapılan ise merasimden çok israf içeriklidir. Yapılmamasını tercih ederim.
Selamünaleyküm. Güçlü bir imandan sonra size en çok lazım olan çevredir. Çevrenizin üzerinizdeki etkisini bir kenara atamazsınız. Hedefinizde ne varsa onu anlayan ve sizin gibi yapmak isteyen bir çevre anlayışı içinde olmalısınız. Bir de kendinizi cahil bırakmayın, Allah'ı anlamaya yardım edecek ilimlerden edinin. Kuran ayetleri ile haşir neşir olun.
Selamünaleyküm. Bu ifadenin sünnet'e dayanan bir aslı yoktur. Yaygınlığı ve anlamı itibarıyla hoş görülmüştür. İnşaallah sakıncası da yoktur.
Allah konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. TANRI ilah demektir. Kullanılabilir yeri vardır, kullanılması doğru olmayan yeri vardır. Bu kelime, bizi ezansız bırakanların sözlüğünde yaygın olduğu için o kelimeye soğuğuz. Her kullanıldığında ezansız günler akla gelmektedir. Mesele budur.
Selamünaleyküm. Dinimiz, işe, aşa feda edebileceğimiz bir değer değildir. Uğruna ölmeye hazır olmamız gerekirken bu kadar basit şeylerden ötürü onu nasıl eritiriz? Kadın olarak evinizde olmanız gerekirdi. Ne işiniz var devlet dairesinde? Mümin, Allah'tan korkan ve iyi insan görüntüsü olan birini bulunca evlenin.
Selamünaleyküm. TANRI ilah demektir. Kullanılabilir yeri vardır, kullanılması doğru olmayan yeri vardır. Bu kelime, bizi ezansız bırakanların sözlüğünde yaygın olduğu için o kelimeye soğuğuz. Her kullanıldığında ezansız günler akla gelmektedir. Mesele budur.
Selamünaleyküm. Deccalın küçüğü ile karşılaşmışsın. Allah'a sığın, ilk fırsatta daha namuslu bir iş yeri bulmaya çalış. Onu görünce de şeytandan ve şerrinden Allah'a sığın. İstiaze oku (euzu billahimineşşeytanirrecîm). Sabırlı ol. Evli isen hanımınla sık sık beraber bulun. Değilsen evli, evlilik arayışına gir. O gördüğün şeytandı, uzak dur. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Mümin, bu zamanda önce kendisini korumalıdır. Fitne ateş gibi her yeri sarmış durumdadır. İmanımız ciddi bir şekilde tehlikededir. Önce kendinizi korumayı gaye edinin. Onlar size tesir etmesinler. İkinci göreviniz de onlara iyi örnek olmaktır. En iyi yapacağınız şey, imanınızla oluşan kimliğinizi kıskandırmaktır. Tatlı konuşan, vakar sahibi, sözüne sadık, ibadet ihmal etmeyen, ahireti hesap eden bir mümin olduğunuz zaman onlar sizden istifade edeceklerdir. Böylesi, oturup onlara bir saat seminer vermekten iyidir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu isteğiniz asla abartılı değil. En tabii isteklerden biridir. Evlenilecek biri, kadın olsun erkek olsun önce çevresinden tanınmalıdır. Evlenme isteğine kadar nerede ve kimlerle yaşamış, bundan yola çıkabilirsiniz. Arkadaş çevresini tanıyabilirsiniz. Yaptığı işlere bakabilirsiniz. Evini inceleyebilirsiniz. Kendisine soracağınız soruların çok önemi yoktur; herkes kulağa en hoş gelecek cevabı verme edebiyatını becerebilmektedir. Yine de gönlünüzden geçen şeyleri sormanızda fayda vardır elbette. Ama yaşadığı hayat, vaatlerinden daha önemlidir.