Fetva Meclisi
Soru
Hocam, geçmişte yaptığım hatalardan ders aldım, evlendim. Günahlarımdan dolayı pişmanım. Kız kardeşlerim aynı pişmanlığı yaşamasın diye sürekli uyarıyor, hatalarını görünce gerek tatlı dille gerek sert bir şekilde uyardım. Kardeşlerimin rahatsız olduğundan haberdardım ama günahlardan uzak tutmak istedim, dinlemediler. Nişanlılarıyla yakınlıkları hoşuma gitmiyordu. Sonunda kardeşlerim bana bir iftira attı ve annem babam beni dinlemek bile istemedi. Kendimi savundum. Beni sildiler. Çok çirkin ithamda bulundular. Eskiden yaptığım hataları "sen neydin ki, sana ne, karışma, namus bekçisi misin" deyip yüzüme vurdular. Kocama, yavrularıma ve tabi ki de bana sırtını döndüler. Ne dediysem inandıramadım. Beni sildiler. Haklarını helal etmiyorlar. Rahatsız etme şeytan görsün yüzünü dediler. Çok kırgınım. Ne yapayım bilmiyorum. Allah’ın rızasını almak için yaşıyorum, bu durumda akıbetim ne olacak? Annem babam hakkını helal etmedi.
Cevap
Benzer fetvalar
Kimseye bir şey anlatma! Bu senin birinci kanunun olsun. İkinci kanunun da şu olsun: Geçmişinde ne kadar açık ve yanlış varsa onu kapatacak kadar himmetli ve heyecanlı bir gayret içinde ol. Eşin olacak insana yakınlığın, fedakârlığın ve samimiyetin bunu oluşturmalı. İbadetlerin ve tevbene sadakatin, Kur'an okuyup amel etmen.. Bunları yap, şeytan seni geçmişine karşı endişelendiriyor tuzağı ile daha derin yaralara sevk etmesin!
Anlattığın tablo ne yazık ki aile içinde zaman zaman yaşanabiliyor. Kardeşler arasında kıskançlık, haksızlık ve fitne şeytanın en çok sevdiği şeydir. Sen Allah’a şükrediyorsun, maddi durumun iyi, rızkın bol. Bu bile başlı başına bir imtihan. Ama bu nimeti kıskanıp seni kötüleyen bir ablanın olması seni yıpratmış ve kalbini kırmış. Onun söylediği “Allah parayı kime veriyor, bilmiyor mu?” gibi sözler sadece seni değil, doğrudan Allah’ın takdirini sorgulayan cümlelerdir. Bu büyük bir hatadır. Ama sen onun bu sözünü tekrar ederek değil, Allah’a havale ederek davranmalısın. Bazen insanlar sen ne kadar iyi olursan ol, seni kötü görmekte ısrar ederler. İşte böyle durumlarda sınır koymak bir küslük değildir, bir korunma refleksidir. Dinen de eğer zulüm ve sürekli psikolojik baskı varsa görüşmemek veya mesafe koymak caizdir. Bu, akrabalık bağlarını kesmek değil; kendini, aileni ve ruh sağlığını korumaktır. Çünkü senin bu yorgunluğun artık sabrın ötesine geçmiş görünüyor. Bu yüzden görüşmemen, konuşmaman bir vebal oluşturmaz. Ama kalbinde kin ve nefret biriktirmemeye gayret et. Çarşaf giymesi onu Allah’a daha yakın biri yapmaz eğer kalbi bozuksa. Dış görünüş önemlidir ama asıl olan iç dünyamızdır. Sen onun hakkında kötü düşünmek istemesen de kalbin kırılmış, çok normal. Ama bir nasihat olarak söyleyeyim: Bu kırıklığı kinle değil, dua ile tamir etmeye çalış. “Allah’ım onun şerrinden beni muhafaza et, kalbimi karartma, sabrımı çoğalt, ona da doğru yolu göster.” diye dua et. Sabreden, dilini tutan ve iffetli bir şekilde uzak duran kişiyi Allah hem bu dünyada korur, hem de ahirette mazlum olarak yüceltir.
Şeytan sizi ve onu bataklıkta boğuyordu. Siz Allah'ın lütfu ile kurtulunca tekrar sizi bataklığa çekmeye çalışıyor. Bunu da o kişiye timsah göz yaşları akıtarak yapıyor. Bir insana kilitlenmiş dindarlık o insan gidince gidiyorsa o nasıl dindarlıktır? İyi ki kurtulmuşsunuz uyduruk dindardan. Kurtulduğunuza şükredin, haramdan bir an önce el çektiğinize sevinin. Öbürünü de dinlemeyin, unutun, unutun, unutun!
Selamünaleyküm. Hiçbir şey yapma! Evlenip bir yuva kurana kadar görmezden ve duymazdan gel. Ne düzeltebilirsin ne de haklı olursun. Bile bile kendini yıpratmaktansa bir gözünü ve bir kulağını kapat. Annenden de ibret almaya çalış. Onda gördüğün hataları yapmayacağın bir hayat yaşamaya çalış.
Selamünaleyküm. Bu durumda sizin, kendi onurunuzu da dikkate alarak uzaktan yönlendirmeniz uygun düşer. Tavsiye edin, yönlendirin; uzaktan olsun. Evlendirmeyi iyi düşünmüşsünüz. Ama kimsenin namuslu kızını aldatmayın. Kendi kapağıyla yuvarlansınlar. Bizim vazifemiz, iyiliğe delalet etmek, iyileşmesi için yardım etmek olmalıdır. Çok da üzerine yığılırsanız naza çeker, işi uzatır. Bırakın biraz kendi düşünsün. Sizlere dualar ederiz.
Senin kalbin rahat ve temiz ise kimin ne dediğine önem vermeyeceksin. Senin Allah'a karşı için rahat ise kimsenin bedduası seni bulmaz merak etme.