Fetva Meclisi
Soru
Hocam evli bir bayanım nisap miktarını geçecek kadar altınım var. Bu sene kurban için bir hayır kurumuna bağış yapacağız eşimin de borcu var ben çalışıyorum parasını eşime verdim o kendi adına kurban kestirecek benim de babam benim adıma kestiriyor. Sorum şu bu şekilde olur mu? İlla benim kendi paramdan mı vermem gerekiyor? Benim adıma kesilmesi yeterli mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Babanız sizin adınıza kurban kesiyorsa siz kurban kesmiş sayılırsınız. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Babanızın geri verme ihtimali yüksek değilse kesmeyebilirsiniz.
Evet, bahsettiğiniz altınlar size aitse zenginsiniz ve kurban kesmek de vaciptir. Ayrıca paranız yok ama altınlarınız var. Altın da paradan daha değerlidir. Allah kabul etsin.
Kurban bir ibadet olarak oğlunuza da vacip oldu ise o kurban ibadetini yerine getirmekle sorumludur. Bu ibadeti onun adına siz vekâleten yani tamam sen benim kurbanımı kes diyeceği bir şekilde kesebilirsiniz, kurban olarak sakıncası olmaz. Yine de siz onun kendisinin bu ibadeti eda etmesini yönlendirin, daha kalıcı bir iş olur.
Selamünaleyküm. Her iki durumda da kurban kesilebilir. Bir başkası sizin adınıza kurban kesebilir. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Kayın valideniz sizin adınıza keserse siz kurban kesmiş olursunuz. Ayrıca size kurban vacip olması için elinizdeki altınların 81 gramdan fazla olması gerekmektedir.
baba konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sakın babanızla annenizin arasına girmeyesin. Onlardan birini tutman doğru olmaz. Sen, onlara karşı bir hata işleme. İkisine de iyi davran, sabırlı ol. Bu yaştan sonra onlardan köklü bir değişim bekleme. Ortamı sakinleştirme, daha kolay konulara geçme gibi taktikler güt. Çok dua et. Önce kendini koru.
Selamünaleyküm. Sılayı rahim, Allah'ın farzlarından bir farzdır. Her farz gibi onu da mümin kimliğimizle sahipleniriz. Ancak kimliğimizin tabii gereklerinden biri de şudur: Bir farzı yerine getirmemiz eğer bir harama bulaşmamıza neden oluyorsa o farzı yerine getirmeyiz. Verdiğiniz örnekte açık bir şekilde bir farz uğruna haramlarla iç içe olma durumu vardır. Ölçülü bir mesafe koymanın gerektiğini düşünürüz.
Selamünaleyküm. Baldızınızın sizin evinizde kalmasında bir sakınca yoktur. Siz izin veriyor olduğunuz sürece kalabilir. İzin vermeniz de yakışır. Ancak, sizin yanınızda sizin mahremlerinizden biri gibi durmaması gerekir. Beden hatlarını belli etmeyen bir kıyafetle ve laubali olmayacak şekilde sizin yanınızda durmalıdır. Babanız ve eşinizle alakalı durumda ise şunu bilmelisiniz: İnsanların gönlünü yapmak neredeyse mümkün değildir. Ortayı bulmak da zordur. Siz, kendiniz bir yanlış yapmayın. Yanlışa sebep olmayın. Islah edici olun. Gerisini duaya bırakın.
Selamünaleyküm. Kendinizi doğru yolda tutmak birinci göreviniz olmalıdır. İkinci olarak da, babanıza karşı nötr olun. Onu düzeltme görevini başkalarına devredin. Şeytan onu ağlarına takmış gidiyor. Sizin tavrınız onu biraz daha şeytana yaklaştırmasın. Çevresini ve alt yapısını düzeltmeye gayret edin. Sakın duayı bırakmayın, büyük bir yanlış yapmış olursunuz. Dua edin. Dua edin ve dua edin.
Selamünaleyküm. Onlar için dua etmelisiniz. Bu birinci ve en güçlü silahınızdır. İkinci olarak da, onlara namaz kılan bir mü'min olarak farkınızın neler olacağını yaşayarak göstermeniz gerekir. Zaman içinde sizi örnek alıp namaza aşina olmalıdırlar. Derin tartışmalara sakın girmeyin. Evladın babaya etkisi olmayabilir.
Selamünaleyküm. Geçmişteki lekeleri dikkate almakta aileniz haklıdır. Bir yıl uzun bir zaman değildir. Zaruret yoksa kabul edilmemesi doğru olur.