Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam ben İmam Hatip lisesinde iki yıldır Kur'an-ı Kerim öğretmenliği yapıyorum. Okul ortamına baktığımızda bayanın çalışabileceği bir ortam değil; fakat elimden geldiğince tesettürüme dikkat edip erkek hocalarla ve öğrencilerle hiç karşılaşmamak için sınıftan da çıkmamaya çalışıyorum. Mecburen okul idaresiyle bazen muhatap olmak zorunda kalıyorum. Böyle olduğu için de evde erkek ve bayan misafirleri ayrı odalara alışım ve erkek misafirlerle hiç muhatap olmayışım insanların bana laf söylemesine sebep oluyor. Mesleği bırakmak aklıma geliyor; ama kız öğrenciler aşırı şekilde cahil ve önlerinde örnek alabilecekleri dinleyebilecekleri model çok az. Öğretmenlerin çoğu da kötü bir model öğrencinin karşısında, çünkü onlar da dinlerinden habersiz yaşıyor. Aileler bile dinimiz noktasında çok yanlışlar yapıyorlar. Ben de elimden geldiğince anlatıp öğretmeye çalışıyorum, biraz da olsa bilinçlenip uygulayan öğrenciler oluyor. Ahlak noktasında çok az da olsa düzelmeler olabiliyor, bu da beni sevindiriyor. Çünkü lise öğrencileri din noktasında eksikler ve böyle olunca da ahlak noktasında da büyük sıkıntı oluyor. Hocam bunu düşünerek benim mesleğimi yapmaya devam edişim sadece kendimi kandırmak mı oluyor sadece nefsimin dediğini mi yapmış oluyorum? Böyle bir zamanda çalışmayı kesinlikle bırakmak mı gerekir? Bırakmak benim için, ahiretim için daha mı iyi olur? Bir soru daha sormak istiyorum. Fitnenin kaynadığı şu dönemde en uygun tesettür çarşaf mı olur? El ve yüzün de kapatılması gerekir mi? Bir de iki tane kaynım var; fakat ben onlarla aynı odada oturmak istemedim ve hayat boyu da öyle devam etmek istiyorum. Yanlarına çıkmamaya çalışıyorum. Karşı taraf bunu pek anlamıyor. Kayın noktasında sınır ne olmalı? Aynı odada oturulabilir mi? Hocam kusura bakmayın sorularımı uzattım Allah sizleri başımızdan eksik etmesin. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ah! İşimiz vaktimizden çok değil mi şimdi? Evet, işimiz vaktimizden çoktur. İşi de meşgul insanlar bitirecektir. Bunu unutmamalısınız. O, küçük bir ilçede gördüğünüz afetin aslını Allah size göstermesin. Bir fidanın yanması kadar bile değil sizin gördüğünüz yangın. Kıtalar kadar bir ormanın yandığını düşünün bir de! İşte bizim derdimiz odur, öyle bir derttir. Keşke, camilerde insanlara namaz kıldıranlar da o yangını görebilselerdi, keşke anneler babalar yandıklarını ve yaktıklarını anlayabilselerdi, keşke! Artık, İmam Hatip veya başka bir isim o yangını gizleyemez duruma geldik. Yegâne tesellimiz, sizin gibi genç yüreklerin bu derdimizi anlamaya başlamasıdır. Allah sizin basiretinizi ve himmetinizi artırsın. Yapabileceğimiz nedir biliyor musunuz? 'Bir kişinin kurtulmasını, güneşin aydınlattığı her şeyden daha değerli görmek!' Bunu yapabilsek Mus'ab olurduk. Kanatlanır melekleşirdik de. Sakın kitleler üzerinden hesap yapıp da şeytanın tuzağına düşmeyin. Bizim için bir gönül bir insanlık kadar değerli olmalıdır. Bir kişi kurtarmaya Allah, cennet verdikten sonra nasıl basit olur o bir kişi? İki şey çok önemlidir. Birincisi, samimi olacaksınız. Gerçekten Allah için yapacaksınız. Fedakârlığınıza melekler şahit olacaklar. Gece gündüz demeyeceksiniz. Kolay zor bilmeyeceksiniz. O veya bu ayırmayacaksınız. Ve Allah'tan başkasından bir şey beklemeyeceksiniz. Kurun bu samimiyet ve ihlas düzenini, bakın Yesrib peşinize takılacaktır. Bu arada da kimseye güvenmeyin; Allah size yetsin. Mus'ab'a yettiği gibi size de yetsin. O zaman taşlar sizinle konuşur, ağaçlar size kalem olur. Rüzgarlar senin sesini taşır. İkincisi de, insan saymayacaksın. Kaç kişi yok, ne yaptığın var olacak. Kaç kelime biliyorsan onu anlat. Samimiyet kur. Nasihat et. Sabret. Sebat et. Geceye aldanma, güneş her karanlık geceyi aydınlatmıştır şimdiye kadar. Bundan sonra da öyle olacaktır. Çok da dua etmelisiniz. Kendinize, bütün nesillere dualar edin. Bize de edin. Umudu tükenmişlerden uzak durun. Sabırla yarını bekleyin, yarın sizi güldürecektir. 'Allah'ın yardımıyla mü'minlerin de güldüğü gün' iman ettiğimiz bir gündür. Dertleri saymayın siz. Yangın söndüren bir umut bulutu olun.Allah yardımcınız olsun. Çalışmanız mübarek olsun.
Selamünaleyküm. Şurası iyi veya burası kötü, şu zaman iyi bu zaman kötüdür dememiz doğru olmaz. Çalışan için her yer iyi, her zaman iyidir. Bize düşen, kabiliyetlerimizi iyi tespit edip çalışabilmektir. En önemlisi ihlastır. İhlas olunca Allah Teâlâ yardım ediyor. Size öncelikle tavsiyem budur; ihlâsla yola çıkın, sakın kendinizi basit görmeyin. Her mü'min, cennete adaydır. Cennete aday olmak kadar 'iyi' olmanın belgesi olan bir şey olabilir mi? Eğer evli iseniz, muhakkak eşinizin razı olacağı çalışmalar yapmalısınız. Evli değilseniz durum daha rahat demektir. Buna göre de şöyle bir çalışma yapabilirsiniz: 1- Sürekli kitap okuyun. Bir kitap okuma programınız bulunsun. Kitap okumamak, eldekini tüketmek ve yenilenmemektir. Yenilenmeyen ise zamanla hikaye anlatmaya mecbur olur. Ümmetimizin dertlerini anlatan, çözümler öneren ve aşırılığı olmayan kitaplar okuyun. Farklı hatipleri dinleyin, size en yakın tarzı tespit edince ona yoğunlaşın. Bu hususta sosyaldoku.com sitesindeki HOCA dersini izlemenizi tavsiye ederim. 2- Dine hizmette hiçbir zaman uç konularla ilgilenmeyin. Milyonda bir kişiye lazım olacak konular yerine umumu alakadar eden ana meselelerle ilgilenin. 3- İHL'lerde bayan ve erkek her hocaya bu dönemde çok ihtiyaç vardır. İffetinizi ve vakarınızı koruyabileceğiniz bir bayan bölümünde ders vermenizi zaruri görürüm. Kur'an kurslarında iş becermek sabır ve tecrübe ister. 4- Hizmet ediyor olmak asla sizin özel ibadetlerinizi gevşetmemelidir. Namazınız, Kur'an tilavetiniz, virdiniz, sılayırahiminiz gevşemesin. Bu çalışmalara dayanarak bekâr iseniz evliliğinizi de geciktirmeyin. 5- İstişare en güçlü kaynağınızdır; itimat ettiklerinizle istişareler yapın. Bize tekrar yazarsanız, muayyen bir konuyu yazın ki, istişare daha bereketli olsun. Size dualar ederiz, dinini dert edinmiş mücahide hanım!
Selamünaleyküm. Şurası iyi veya burası kötü, şu zaman iyi bu zaman kötüdür dememiz doğru olmaz. Çalışan için her yer iyi, her zaman iyidir. Bize düşen, kabiliyetlerimizi iyi tespit edip çalışabilmektir. En önemlisi ihlastır. İhlas olunca Allah Teâlâ yardım ediyor. Size öncelikle tavsiyem budur; ihlâsla yola çıkın, sakın kendinizi basit görmeyin. Her mü'min, cennete adaydır. Cennete aday olmak kadar 'iyi' olmanın belgesi olan bir şey olabilir mi? Eğer evli iseniz, muhakkak eşinizin razı olacağı çalışmalar yapmalısınız. Evli değilseniz durum daha rahat demektir. Buna göre de şöyle bir çalışma yapabilirsiniz: 1- Sürekli kitap okuyun. Bir kitap okuma programınız bulunsun. Kitap okumamak, eldekini tüketmek ve yenilenmemektir. Yenilenmeyen ise zamanla hikaye anlatmaya mecbur olur. Ümmetimizin dertlerini anlatan, çözümler öneren ve aşırılığı olmayan kitaplar okuyun. Farklı hatipleri dinleyin, size en yakın tarzı tespit edince ona yoğunlaşın. Bu hususta sosyaldoku.com sitesindeki HOCA dersini izlemenizi tavsiye ederim. 2- Dine hizmette hiçbir zaman uç konularla ilgilenmeyin. Milyonda bir kişiye lazım olacak konular yerine umumu alakadar eden ana meselelerle ilgilenin. 3- İHL'lerde bayan ve erkek her hocaya bu dönemde çok ihtiyaç vardır. İffetinizi ve vakarınızı koruyabileceğiniz bir bayan bölümünde ders vermenizi zaruri görürüm. Kur'an kurslarında iş becermek sabır ve tecrübe ister. 4- Hizmet ediyor olmak asla sizin özel ibadetlerinizi gevşetmemelidir. Namazınız, Kur'an tilavetiniz, virdiniz, sılayırahiminiz gevşemesin. Bu çalışmalara dayanarak bekâr iseniz evliliğinizi de geciktirmeyin. 5- İstişare en güçlü kaynağınızdır; itimat ettiklerinizle istişareler yapın. Bize tekrar yazarsanız, muayyen bir konuyu yazın ki, istişare daha bereketli olsun. Size dualar ederiz, dinini dert edinmiş mücahide hanım!
Selamünaleyküm. Kızım, aynı okulların açık okunabilenleri de var ve diplomaları da aynı değerdedir. Neden kendinizi o koridorlara esir ediyorsunuz ki? Oraların olup olacağı o kadardır. İlim uğruna dinimizden olamayız. Daha geniş düşünün. Başkalarını kurtarmaktan önce kendinizi kurtarın, batmamaya çalışın.
Selamünaleyküm. Üçüncü seneden sonra bırakmak için orada haramlar açısından bir tehlike oluşması gerekir. Girdikten sonra bırakmak da doğru olmayabilir. Hocalığa geçerseniz bugünleri de arayabilirsiniz. Hafızlığa devam etmeniz ve okulu bitirmeniz birleşebilirse en iyisi olur. İlahiyatı bitirin, bu arada yoğun bir takviye alın.
Selamünaleyküm. Bu durumda gelinebilecek noktanın en iyisini yaşıyorsunuz diyebilirim. Direnebildiğiniz kadar direnin. Her an öğretmenlikten ayrılmaya hazır olun. Mesela erkek öğrencilerden bunaldığınız an, ayrılmak ilk kararınız olsun. Bu arada, duygularınızı yazma denemeleri yapın. Mesela 'Bir Matematik Uğruna' diye bir makale yazın. Bu tür denemelere girin. Yazdıklarınızı isterseniz bize gönderin, inceleyip size geri dönelim. Bu sizin için iyi bir rahatlama olabilir. Kendinize, bu sıkıntıları paylaşabileceğiniz bayan arkadaşlar bulun, bunları paylaşın. Bu da sizi rahatlatır. Örnek olarak, bizim vakfın bayan çalışmalarını yürüten talebemizin adresini size yönelendiriyorum. Hemen yazabilirsiniz. Sabredin, sabredin ve bir de sabredin.
bayan öğretmen konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. 1- Sizin asıl ve asîl vazifeniz, gayeniz saliha bir eş ve mükemmel bir anne olmak olmalıdır. Öğretmenlik ve diğerleri ikinci işlerdir. 2- Evlenmenin size farz olduğunu anlarsanız babanızın engeline takılmanız gerekmez. Babaların veya annelerin farzları engelleme hakları yoktur. Duygunuzu değil de aklınızı kullanarak böyle bir sürece girebilirsiniz. 3- Öğretmenliğin mübarek bir iş olduğunu tartışmaya gerek yoktur. Siz, sonuçları mübarek olacak diye yaparsınız, öyle bir ortamda bulunursunuz. Sonuç ise sizin elinizde değildir. Bütün ilimler için sizin endişeleriniz geçerlidir. Bilhassa kimya için geçerli değil midir mesela? 4- İHL'lerin ilk bölümleri sizin için uygun olabilir ama sizin de belirttiğiniz gibi orada da sıkıntılı durumlar olacaktır. Kız bölümünü tercih edeceksiniz ve kendinizi koruyacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Size dua ederiz.
Selamünaleyküm. Birinci mesleedeki öğrencinin sizle ilişikisini, dini bir hassasiyetten ötürü yani sizin ona din telkininizden ötürü uygun bulmuyorsa aile, ortada bir hak talebi olması mümkün değildir. Aile hatalıdır, hak talep etse de etmese de durum değişmez. Özel bir neden varsa o durumda hak sahibi olabilirler.İkinci meselede ise asla bir hak söz konusu değildir.
Selamünaleyküm. Bu söylediğiniz kâğıt üzerinde pek güzel de, bunu kim uygulayacak, nasıl uygulanacak? Ya, kapalılar da öyle olursa?Başı açık çalışan ahlak kurallarına hiç dikkat etmeyen bayan öğretmenler var. Öğretmenler odasında bay öğretmenlerle samimi, gevşek sohbetler filan oluyor. O ortamlarda kapalı ve hareketlerine dikkat eden biriyseniz biraz dışlanıyor sanki siz garip bir şeymişsiniz gibi davranılıyor. Böyle bakıldığında başörtülü öğretmenler artsa ortama onlar hâkim olsa, pasif sinerek kalmasa diğerleri onlara uymak zorunda olsa diye düşünüyorum. Öğrencilere kapalı öğretmenler örnek olsa. Bu açıdan kapalı öğretmenlerin çalışmayı düşünmesi güzel bir düşünce olabilir mi? Fikriniz benim için çok önemli. Allah sizden razı olsun.
Aleykümselam. Bacım, Liselerdeki durumu görüp de onlar gibi düşünmemek mümkün mü? Senin temiz niyetin ve gayretin, karşındaki ergenliğinde ve delikanlılığındaki yüzlerce gence ne anlam ifade edecek ki! Siz önce kendi pencerenizden bakmalısınız öğretmenliğe. Evet, hizmet etmek gayemiz olmalıdır ama eriyen bir mum gibi ışık vermek yerine güneş gibi olup erimeden aydınlatmak gerekir.