Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben 3 yıl önce 19 yaşındayken bir kızla tanıştım ve flört etmeye başladık, birbirimize aşık olduk. Daha sonra biz zina ettik hocam. Utanarak anlatıyorum ama bunu size sormam gerek. Geleceğim ve ahiretim için çok önemli. Gençtim imanım zayıftı hata ettik. Daha sonra iş ciddiye binmeye başlayınca ki ben o zamanlar günah bilmeyen bir çocuktum ciddi bir ilişki düşünmüyordum o yüzden en başından sormadım. Kız arkadaşımın benden başkasıyla flört edip etmediğini sordum. Oda 3 kişiyle bundan önce flört ettiğini fakat benim cinsel manada ilk olduğumu bana söyledi ve ben bu flört olaylarını kaldıramadım, takıntı yaptım. Çok büyük problemler yaşadık ve bundan 1 sene önce ayrıldık. 8 ay bu kızdan uzak kaldım hocam. Onu çok seviyordum, sürekli ona dönmek istiyordum ama o kabul etmiyordu. Sonra olmayacağını anlayınca içime kapandım. Çok yalnız kaldım, saatlerce boş boş yürüyüp düşünüyordum ve düşünürken doğruyu da buldum. Elhamdulillah namazıma başladım, yaşamımdakilerin birer pislik olduğunu fark ettiğim, alışkanlıklarımdan kurtuldum. Anneme babama saygıda kusur etmemeye başladım yani 360 derece döndüm. Size de Kontv aracılığı ile rastladım. Allah razı olsun hayatımda çok şey değiştirdiniz. Neyse hocam 8 ay ayrı kaldık ben kendimi toparladım, hayatıma çeki düzen verdim ama bu kız aklımdan yine çıkmadı hocam. Sonra bu kızla tekrar konuşmaya başladık bir süre önce. Benim kendime çeki düzen verdiğimi görünce çok şaşırdı. Oda beni çok seviyor hocam. Evlilik planlıyorduk fakat bana bir şey itiraf etti. Benden ayrıldıktan sonra bir hata işlemiş. Başka bir erkekle birlikte olmuş. Ben bunu duyunca tekrar ayrılmaya kalktım ama vicdanımda el vermedi. Kendimi suçlu hissettim ve halada kafamda o vardı. Hocam bu kız şu anda tövbe etti, namazında niyazında ve artık güvendiğim bir kız. Gel evlenelim dinimizi yaşayalım diyor bana. Ama ben ister istemez kafaya takıyorum benden ayrıldıktan sonra zina etmesini. Ve ben ne desem yapan bir insan. Daha doğrusu Allah şöyle buyurmuş bunu yapmamız gerek dediğimde üstelemeden kabul ediyor. Oda çok değişti yani hatta fazlasıyla bu yüzdende yüzüstü bırakıp gitmeye vicdanım el vermedi. Ama ben kafama takıyorum işte ister istemez. Ayrıca biz bu ayette “Zina eden bir erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkasıyla, zina eden bir kadın da zina eden veya müşrik olan bir erkekten başkasıyla evlenemez. Bu bütün müminlere haram kılınmıştır.” (Nur, 24/3) bize tam tamına uyuyoruz sanırım, işlediğimiz hata bizi bu ayetle karşı karşıya getiriyor sanki. Tövbe ettik biz hocam . Birde tövbe eden bir insanın Allah katında eğer tövbesinde samimi ise tertemiz olduğunu biliyorum. Allah ın affettiğini sen nasıl affetmezsin diyorum bazen kendi kendime. Hocam çok uzatmayayım. Ben ne yapayım. Bu kızla evlenmeli miyim? Dünya hayatım ve ahiretim için doğru olan ne bilmiyorum, bu yüzden sizden yardım istiyorum. Lütfen bana yol gösterin.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Her haram böyledir. Güzel bir bardakta sunulmuş zehir gibidir haramlar. Şunu iyi düşünün.Allah sizi harama karşı zamanında uyarmıştı. Yine de siz cahillik ettiniz harama daldınız.Büyük ihtimalle kıldığınız namazlar nedeniyle Allah sizi, o ateş çukurundan kurtardı.Şimdi siz, çukurun etrafında kelebek gibi ona dalmak için çabalıyorsunuz. Aklınız nerede sizin? Yine batarsanız ne dersiniz Allah'a kıyemet günü? Bu sefer nasıl kurutulacaksınız? Aklınız, erkekliğiniz nerede ?
Selamünaleyküm. Ondan bundan önce samimi ve gerçekçi bir tövbe etmelisin. Tövbe etmeden evlensen ne olacak! Tövbe tövbe... tövbe. Arkadaşını karşına al, evlenme ve ilerisini geniş konuş. Bir hafta düşünme fırsatı ver. Sen de o da bir hafta düşündükten sonraki kararınıza göre yola girin.
Selamünaleyküm. Sırf bu nedenle onunla evlenmenizin gereği olmaz. Zira öyle başlayan bir evlilik ne kadar devam eder, nasıl devam eder belli olmaz. Evlenip yıllarca beraber yaşayanlar bile ayrılabilmektedir.
Selamünaleyküm. Hemen evlenin, hemen. Geçmişe istiğfar edin. O dosyaları karıştırmayın. Evlenin, salih bir yuva kurun. O geçmiş karanlık işleri de takvanızın hızı haline getirin. Gecikmeyin, yeni bir tuzağa yakalanmayın. Bu seferki tuzağı şeytanın, sizi batırdığı tuzak olabilir, çok dikkat edin, acele edin.
İnsan bir belaya uğrar, büyük bir hata işler; insan olması buna uygundur. Bu, şaşılacak bir şey değildir. Niceleri böyle hatalara düştü. Fakat insan hiç, katilini özler mi? Geçmiş altı yılını harap eden bir sistemin içinde olmak için çırpınılır mı? Aklını mı yitirdin? Dikkat et, bak göreceksin: Bedenin üzerinden bir hataya düştün. Sonra Allah sana rahmet etti, aklın seni sıkıştırdı. Yaptığının yanlış olduğunu idrak ettin. Bu sefer sinsi bir şekilde 'bir daha' deyip duruyorsun! Bu ne büyük çelişki! Hemen Rabbine dön. Hiç gecikme. Ve iki şeye büyük bir karar ver: Birincisi, seni harap eden o insanla bir daha ebediyen buluşmama kararı olsun. Ama ebediyen. O bir veli, sen de bir veli olarak şöhret bulsan bile kararın bu olsun. Bu kararında da samimi ol, ciddi ol. İkincisi de bundan sonrasını Allah'ın rızasına göre yaşamaya karar ver. Bu kararları ver ki Allah seni samimi görsün ve sana yardım etsin. Göreceksin, bu sefer kötülükten güzellikler çıkacak, kalbin huzur dolacak. Kaçırma bu fırsatı. Allah kalbine huzur versin. İyi haberlerinizi bekliyoruz.
Selamünaleyküm. Önce ve önce Rabbinize karşı tevbe görevinizi hatırlayın. Büyük ve samimi bir tevbe ile O'na dönün. Tövbenizi koruyun, istiğfar edin ki, Allah sizin önünüzü açsın, size yardım etsin, kalbinize huzur versin. İkinci olarak da, geçmişiniz karanlık duruyor. Siz anlatmasanız bile, kalabalık geçmişinizden biri eşiniz olacak kişiye bir şeyler anlatabilir. Eşiniz olacak kişiye, ayrıntılara girmeden gençlik heyecanları yaşadığınız şeklinde bir şeyler hissettirin. Ağır tepki verecek gibi olursa koparsınız. Size müsamaha edeceğini anlarsanız yolunuza devam edersiniz. Buna rağmen sizin hâlâ, eskiye özentinize ise anlam veremedim. Siz evlenseniz de bir bahane bulup geçmişe mi döneceksiniz yani?
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Eşinizin kalbinde iman bulunduğu anlaşılıyor. Sabırlı olacaksınız ve üzerine giderek, hırçınlaşmasına sebep olmayacaksınız. Onun için de çok dua edin. Çevresinde namazlıların oluşması için gayret edin. Adım adım başlar biiznillah.
Selamünaleyküm. Yemin, söz olarak söylendiğinde yemin olur. Yazıda yemin sözlerinin yazılması, eğer yemin niyeti ile yazılmış ise yemin yerine geçebilir.
Selamünaleyküm. Bu durumdaki birine hac farz değildir. Farz olmayan bir işi zorlama ile yapmak da doğru olmaz.
Selamünaleyküm. Büyük veya küçük hatalı bir iş yaptığınız kesindir. İlk fırsatta tevbe etmeye kararlı olmalısınız. Her gün sizin adınıza bir kayıptır.
Selamünaleyküm. Yolculuk anında bir mahremi ile oraya gidecekse, orada okumasının bir sakıncası yoktur. Kızlarımızın, uzak diyarlara gidip ilim tahsil etmelerindeki niyetlerinin 'yüzde yüz Allah için ilim' olduğuna inanmakta zorlanıyorum. Yüzde yüz ilim ise neden yüzde yüz ilmin gereği olan takva şartları aranmıyor. Ürdün, İstanbul'a göre biraz daha ehven olabilir ama nihayetinde gurbet elidir. Bir genç kızın tek aşına gurbette ne elde edeceğini, ne kaybedeceğini iyi düşünmesi gerekir. Bu iki çizgi arasında herkes kendi durumunu değerlendirmelidir.
Selamünaleyküm. Eşinizin kız kardeşi ile evinizde kalmasının dinen hiçbir sakıncası olmaz. Aranızdaki görgü ve müsamaha ise sizin bileceğiniz bir iştir.