Fetva Meclisi
Soru
Maddi açıdan zengin olmayan kişinin borçla hacca gitmesi daha sonra zengin olmasıyla gelen farziyeti kaldırır mı? Aynı durum kurbanda yolcu olan kişi daha önce rezerve ettiği kurbanını nafileye düşürür mü?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz, bayan olduğunuz için haccın size farz olması, beraberinizde götürmeniz gereken mahreminizle beraber masraflarınızı karşılayacak oranda mal varlığı ile gerçekleşir. Bu duruma göre hesap yapmalısınız.
Arabanızı herhangi bir şekilde zekât konusu yapmanız gerekmiyor. Paranıza gelince, borç verdikleriniz parayı geri verdikleri zaman, birikmiş zekât borcunuzu ödersiniz. Şu anda onun için borç almanız gerekmez. Üç yıl sonra verirlerse üç yıllık birikmiş zekât borcunu ödersiniz. Kurban için de kurban bayramı günlerinde kurban alacak kadar paranız olursa kurban kesersiniz.
Görevli olarak hacca giden kimse, ister zengin ister fakir olsun yaptığı hac kendi adına geçerlidir. Yaptığı görev karşılığında ücret alması bunu değiştirmez. Eğer kendisine hac daha önceden farz olmuş idiyse farz olan haccı edâ etmiş olur. Kendisine daha önce hac farz olmamışsa haccın farz olması için şart olan “yol (imkân) bulma” şartı gerçekleştiği için farz haccı edâ etmiştir. Daha sonra maddî açıdan hacca gidecek güce sahip olsa bile yeniden hacca gitmesi gerekmez. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/120)
Selamünaleyküm. Kurban bir kere kesilir. Sizin Afyon'da kestiğiniz kurban kurbanınızdır, tekrarı gerekmez. Hacca nasıl giderseniz gidin. Herkese ömründe bir kere hac farz olur. Borç alarak da gitseniz haccınız yerini bulur, sonra zengin olsanız tekrarı gerekmez.
Hacda kurban kesen bir mümin evinde de kurban kesmez. Zira kurbanın şartlarından biri mukim olmaktır. Hacı ise misafirdir, mukim değildir.
Hac için ihramda olan kişi, Mekke’de seferî ise kendisine udhiyye (kurban bayram günlerinde kesilen) kurbanının vacip olmadığı konusunda ittifak vardır. Seferî olmaması hâlinde ise udhiyye kurbanının vacip olup olmadığı konusunda Hanefî fakihleri arasında ihtilaf vardır. Tercih edilen görüşe göre haccetmekte olan kimse, ister seferî olsun ister olmasın udhiyye kurbanı kesmekle yükümlü olmaz. (bk. Haddâd, el-Cevhera, 2/186-187; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 6/315) Ancak yolcu hükmünde bulunan kimsenin tek başına veya mukîmlerle birlikte kurban kesmesine bir engel de yoktur. Şâfiî mezhebine göre ise udhiyye kurbanı, seferî olsun olmasın, hacda bulunsun bulunmasın imkân bulan herkes için sünnet-i müekkededir. (Nevevî, el-Mecmû‘, 8/383)
borç konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Elinizdeki paradan fazla borcunuz varken zekât vermeniz gerekmez. Ayrıca kira geliri olarak değil de birikmiş paranın yılı olarak hesap yapın.
Selamünaleyküm. Harama yardım etme ve hemen evlen!
Aleykümselam. Paranızı muhakkak isteyin. Bize yalan söyleyen birine iyilik yapmamız gerekmez. Sizden aldığı kadar paranızı geri alın.
Selamünaleyküm. Keşke aile yuvanızda böyle şeyler konuşulmasa! Size tek şey tavsiye edebilirim: Atın arabayı da bu konuları da ve kurtarın kendinizi. Şeytan size iyi bir tuzak kurmuş; eşiniz veya siz, kim önce takılacak onu bekliyor. Alet olmayın. Ya da kurtaran siz olun, sevabınız da bol olsun. Hemen kurtulun bu ateş çemberinden.
Selamünaleyküm. Tüccardaki bu paranız emanet olarak onda bulunuyordu ise geçmiş yılların zekâtını hesap edin, paranız olunca verirsiniz. Onun ortağı idiyseniz yani tüccar dediğiniz kişi ile kâr/zarar ortağı idiyseniz paranız, batan kısımda idiyse onu geri almanız doğru olmaz. Durumu iyi tahlil edin.
Aleykümselam. Vade farkı, faizin kendisidir. Borcun üzerinden vade farkı almak caiz değildir. Alacağınızı vaktinde tahsil etmenin yollarını bulacaksınız ama vade farkı almayacaksınız.