Fetva Meclisi
Soru
Hocam, dinimin emirlerini, gereklerini öğrenmeye çalışıyorum. Böyle manevi atmosferim artıyor, kabarıyor. Evden dışarı çıkıyorum şöyle bi etrafıma bakıyorum, değil alaka, hiçbir şey yok, kendi içimde çelişkiye düşüyorum ve Yaradan'a saygısızlık ediyorum, bunu nasıl aşabilirim? Bir de mesela, yalan günah, diye bas bas bağırıp sonra yalan söylemek ve bu tarz yaklaşımlar bana ters geliyor. Bu konuda epeyce örnek verilebilir, bu da bende çelişki oluşturuyor ve inancımı zayıflatıyor, sizce ne yapabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu bir savaştır, şeytan seninle savaşıyor. Ya mağlubiyeti kabul edip teslim olacaksın ya da ne olursa olsun sonuna kadar direneceksin; tercihini yap. Cennet istiyorsan kazanacaksın. Bin kere düşürse de seni şeytan bin birinci kere kalk, dikil ve Rabbine dön!
Bu durumu bir savaş gibi kabul et. Savaşta zaman zaman ezilir gibi olduğun olabilir. Pes etme. Şeytan bu durumunu kullanarak seni kökten yok etmeye çalışacaktır. Yüz kere yıkılsan bile yüz birinciye kalkacaksın. Hayat böyledir. Haramların sebeplerini gidermeye çalış. Mesela bekâr isen evlen, biri seni etkiliyorsa ondan uzak kal. Öyle veya böyle, asla yıkılma ve pes etme.
Selamünaleyküm. Dininizi yaşayamadığınız yere gitmemeye çalışın. Nerede onurlu bir Mü'min olabiliyorsanız orada kalın. En azından hemen orayı terk edin.
Selamünaleyküm. İşi tabii seyrine bırakın. Siz önce kendinizi ve kendi durumunuzu düşünün. O da kendi durumunu değerlendirsin. Ailelerinizi yok sayacak bir iş yapmayın.
Selamünaleyküm. Yılmadan devam edeceksiniz. Bin kere de yıkılsanız ayağa kalkacaksınız. Usanıp bırakırsanız şeytanı memnun edersiniz. Herkesin benzer sorunları olabilir. Direnip gayret edenler kazanacaklar.
Selamünaleyküm. Önce bu mantığı terk edin; geçmişi, hatalarınızı irdeleme yerine, oturun neler yapabileceğinizi düşünün. Yapabileceğinizi düşündüğünüz en kolay işten başlayarak bir çalışma planı yapın. İş bitirin, biten işin yerine yenisini başlatın. Böylece raya girmiş olursunuz. Sorunlu insanları örnek almayın. Gerekiyorsa çevre değiştirin, şehir değiştirin. Kur'an okuyun. Bir ilimi meclisine katılın.
Amel etmek konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sevgili Kardeşim, söyle zannetmeyiniz: 1- Her konu ile alakalı bir hadis var. 2- O hadisi bulan imam, onunla amel etmiş. 3- O hadisi bulamayan imam da kendine göre bir görüş icat etmiş.4- Sonra kitaplar basılınca, hadisleri kayboldukları yerden biz bulmuşuz ve amel etmişiz. Elbette böyle düşünmüyorsunuzdur ama bu sonuca götüren bir mantığı yansıtıyor 'hadisi bulup onunla amel etme' idraki.Meselenin aslı ise şöyledir: 1- Neyi nasıl yapacağımıza dair kuralımız, önce Kur'an'a bakmaktır. Kur'an'da bir bilgi varsa ve o bilgi açıkça anlaşılıyorsa hemen onunla amel ederiz.2- Kur'an'da bulunmuyorsa ya da Kur'an'daki net anlaşılmıyor ise hadise bakarız. Hadis bize yol gösteriyorsa ve açık anlaşılıyorsa yine tereddüt etmeden ona yöneliriz. Böylece meselede kalmaz. 3- Kur'an'da ve hadiste aradığımız yoksa ashabı kiram başta olmak üzere ulemanın icmaını ararız. Bu ümmet bir hususta icma etmiş ise onunla hemen amel ederiz. 4- İcma da yoksa müçtehit birinin içtihadına başvururuz. O bizim için yön verici olur. Bizim için bilgi kaynağı tasnifinin bu şekilde olduğunu zaten bilmektesiniz. Asıl tıkanılan mesele, ilk girişte işaret ettiğimiz, fukahanın adeta beğene beğene hadis seçtikleri imasını veren düşüncedir. Bu nedenle de bilmemiz gerekiyor ki: a- Fukahanın farklı düşünmek zorunda kaldığı meselelerde büyük oranda birden fazla hadis vardır ve o hadisler farklılık göstermektedir. Hadislerin kendi içinde farklı hükümlere işaret etmesi ve bazılarındaki ifadelerin yorumsuz anlaşılamaz nitelikte olması, imamların o hadislerle ilgili farklı hükümler belirtme nedenidir. Anlaşılan odur ki Allah Teâlâ, dininin bu şekilde yaşanmasını murat etmiştir. b- Bu durumu, uygun bulmayıp, sorunsuz bir fıkıh, ilim sergilemek isteyenler için 'niyetlerinin kötü olduğunu' iddia etmemiz abes olur. Kalpler Allah'a açıktır sadece. Ne var ki, 'İmamlar çıksın biz gelelimden başka bir neticeye de ulaşılması mümkün değildir. Bir müçtehidin peşinden gitmekten başka, sizi kalbinizin rahat edeceği bir noktaya götürebilecek yol yoktur. Allah Teâlâ, razı olacağı amellere hepimizi muvaffak kılsın. Dua eder, duanızı bekleriz.
Selamünaleyküm. Bir fıkıh şematiği üzerinden olmayan bilgi aklınızı karıştırabilir.