Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Benim sorum; benim çalışma iş arkadaşlarımdan bir tanesi bir sohbete gidiyor, ismini bilmiyorum ama bir tarikat dersi diyor. Diş dolgusu ile alakalı olarak doktora gittim, dolgu gerekiyor dedi ve gerekli işlemler yapıldı. Gün bekliyorum hocam, arkadaşım bana diş dolgusunun caiz olmadığını söyledi. Evlenince eşimde de vardı söktürdüm dedi ve çok şaşırdım, caiz olduğunu biliyordum. Hemen sizin fetva sayfasından baktım anlattım caiz olduğunu ama nasıl bir yöntem kullanmalıyız böyle durumlarda, şeriatın tıbba bakışı nasıldır hocam? İnşallah kelime hatası yapıp yanlış bir şey yazmamışımdır. Selam ve dua ile duanızı bekliyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kendi vücudunuzdan sökülüp dikilerek yapılan tedavinin bir sakıncası yoktur. Başkasının saçını alıp dikme ise ihtilaflıdır. Siz, tedavinizi olduğunuza göre yapacak bir şey yoktur. Geçmiş olsun. Hatalarımız için istiğfar etmeye mecburuz. Allah kolaylıklar versin.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim, Peygamber aleyhisselam bir şey dediğinde bizim itaat etmekten başka yönümüz olmaz elbette. Hocalar bir şey dediğinde ise kalbinize danışın. Hangi hocanın sözü sizin kalbinizi rahatlatıyorsa onu yapın.
Selamünaleyküm. İki kaş birleşecek şekilde bir durum varsa yani normal olarak bilinmeyen farklı bir durum varsa onun alınması mümkündür. Kaşların inceltilmesi şeklindeki uygulama ise sizin de zikrettiğiniz gibi caiz değildir. Buna göre yeniden değerlendirin durumu.
Bir husus bir mezhebe göre caiz olduktan sonra, filan mezhepten destek alarak abdest alınması, namaz kılınması ne fıkıh kaidelerine ne de mantık kurallarına uygun değildir. Dişe dolgu yaptırılması caizdir, bunun için bir mezhepten diğerine intikal de gerekmez. Dişlerin kök bölgesine kadar yıkanmasının gusül için gerektiğine kail olan görüşe göre diş içindeki boşlukların yıkanması şarttır. Diş içine giren yemek ve benzeri şeylerin suyun ulaşmasına mani olması halinde gusül yerini bulmaz. Bu durum, dişlerin tabii halini korumaları halindedir. Eğer dişe, kalıcı bir müdahale yapılmış ise mesela kaplanmış veya doldurulmuş ise bu durumda olduğu gibi iken yıkanması yani suyun kaplanan veya doldurulan kısmın altına ulaşmaması gusle mani olmaz. Çünkü tıbben bir tedaviye izin verildikten sonra gusülden ötürü o tedavinin sökülüp altının yıkanması istemek, katlanılması zor bir meşakkattir. Şeriatta ise meşakkat yoktur. Dişin kaplanmasına veya doldurulmasına izin verilmesi, tabii olarak kaplamanın ya da doldurmanın sonucuna da izin vermektir.
Selamünaleyküm. Sevgili kardeşim, Takva daha üstün bir seviyedir. O gözle bakarsanız çok şeyi terk etmeniz gerekir.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ hepimizi mağfiret buyursun. Tövbenizi koruyun, tekrarına karşı ebediyen dönmemeye azimli olun. Gusülle alakalı olarak da yapmanız gereken bir şey yoktur, ibadetlere devam edin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm.Farz olan işler ve zorunluluk derecesindeki insanî görevlerden artan vakitte sözünü ettiğiniz şeyler yapılabilir.
Selamünaleyküm.Biz bu sitede dini meseleleri tartışmıyoruz. Tartışmanın gereksizliğinden değil ama insanların zaruri bilgilenme ihtiyacını karşılamanın daha önemli olduğuna inandığımızdan böyle yapıyoruz. Sizinle de bu meseleyi tartışmayı uygun bulmuyorum. Sadece şunu belirtebilirim:Bu ümmetin, sabahlara kadar teheccüd kılan, vakıf malıdır diye cami çeşmesinden bile su içmeyen ulemasından binlercesi, belki de yüz binlercesi on dört asırdan beri sözünü ettiğiniz meselelerde bir görüş üzerinde hareket ediyorlardı. Sözünü ettiğim bu ulemaya sahabenin uleması da dâhildir.Şimdi ise laik bir ülkenin, Şeriat Fakültesi diye isim bile vermeyi tenezzül etmeyip İlahiyat Fakültesi diye kurduğu kurumlarda yetişerek, oralarda unvan sahibi olarak ilim öğrenen insanların ortaya attığı görüşler vardır. Bir de bunlar, teheccüdle de hatta sabah namazını camide kılmakla da pek alakası olmayan kimselerdir. Sekreterleri ile oturabilen tipler olmaları da muhtemeldir. Yeni cephede de bunlar vardır. İzin verin ben, başını Aişe anamızın çektiği bin dört yüz yıllık büyük kitlede kalayım. Onların, bu modernler tarafından ilan edilen hatasına razıyım. Sabah namazını camide kılmazların doğrusundan ise, secdede iken gözyaşı akıtanlarla, ellerinde kılıçlarla meydanlarda şehit düşenlerle beraber bulunayım. Bırakın, o hatalar ve sahipleri ile kalalım. Zira bunlarınki, olsa olsa hatadır. Tezlerini geçirmek veya TV ekranlarına çıkmak için değildir sözleri. Bırakın doğal kalalım. Suni dinden ise doğal dinimiz olsun. Size de tavsiyemiz budur. Bunun hesabı daha kolay olsa gerek mahşerde. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Onların sağlığında sakın alma. Onlardan sonra da inşallah kurtulur, kendin terk edersin o sevdayı.
Selamünaleyküm.Resmi nikâh sonrasındaki ilişkiniz inşaallah zina değildir. Çalışarak kazandığınız parayı da eşinize vermek durumunda değilsiniz. Vereceğim diye söz verdi iseniz sözünüzü çiğnemeyin.
Samimi bir tevbe edin. Tekrar böyle bir cürete teşebbüs etmeyeceğinize dair Allah'a söz verin. Allah'a verilen bir söze nasıl sadık kalınacaksa öyle sadık kalın. Sonra da siz ve eşiniz, hiç ara vermeden ALTMIŞ BİR GÜN oruç tutun. Sadece aybaşı olduğu günlerde eşiniz ara verecek. Onun dışında hiç ara vermeyeceksiniz. Kış günlerinde oruç kolaydır, o mevsimde tutabilirsiniz. Bu ayıbınızı da kimseye anlatmayın.
Selamünaleyküm.Faiz veya bu şekilde bir tercih söz konusu ise o parayı verebilirsiniz.