Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm Hocam. Allah sizden razı olsun. Eşim Hollanda ülkesinde yaşamaktaydı. 2005 yılında evlendik, Hollanda'ya gitmeyi düşünüyorduk. Yalnız ben sözleşmeli memur olarak sosyal yardımlaşma vakfında çalıştığım için gitmedik. Yalnız eşim Hollanda ya gidelim diyor. Bende 25 gün kaldım. Yeni geldim. Orada gözlemlediğim bazı konularıda sizle paylaşayım. Başörtüsü sorunu yok, giyim sorunu yok, herkez isteğini giyebiliyor, istediği elbiseyle çalışıp, okula gidebiliyor. Orada bulunan teşkilat ve cemaatlerde Allah razı olsun çeşitli etkinlikler düzenliyorlar. Yalnız ezan dışarıda okunmuyor. Kararsız kaldım. Sizce İslam'i yönüyle oraya mı gideyim, Türkiye demi kalayım. sizinle iştişare etmek için bu soruyu soruyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Eşiniz sizin izniniz olmadan çalışma hakkına sahip değildir. Siz de izin verirseniz günahına ortak olursunuz.
Selamünaleyküm. Bu, açık bir haddi aşmaktır. Söyleyebileceğimiz bir söz yoktur. Umarım anlattıklarınız aktarmada abartılmış sözlerdir.
Selamünaleyküm. Bunun adı fitnedir. Allah sizi de bizi de fitneden korusun. Bu ümmet, kadının kocasına 'şu şehre gidiyorum' sözünü söyler bir ümmet değildi. Ne oldu bize anlayamıyorum! Eşinizi aç mı bırakıyorsunuz yoksa? Eyvah mı eyvah! Bu durumda onun başka şehre gitmesine izin vermeniz gerekmez. Giderse ne yapacağınızı da siz düşünün.
Selamünaleyküm. 1- Eşiniz, kendisine tahsis edilen saatte orada bulunuyorsa, öğrenciler gelsin veya gelmesin o ücretini almakta hak sahibidir. Bu ortamı bilinçli bir şekilde kendisi hazırlarsa sorun olur. 2- Hepimiz dinimizin hizmetkârı olmaya mecburuz. Bildiğimizi bilmeyenlere öğreteceğiz. Arapça bilmemiz de gerekmiyor. Hatta okumamız da gerekmez, duyduklarımızı da iletebiliriz/iletmeliyiz de. Şu kadar ki, kesin çizgiler çizmek, tereddütleri netleştirerek konuşmak doğru değildir. 3- Bu 'çok' deyimi esnektir. Yirmiye de çok deniyor beşe de. Buna kişinin kalbi karar vermelidir.
Selamünaleyküm. Hayat bir mücadele içinde geçer. Hemen hemen her insanın inişleri çıkışları olur. Eşinizin de böyle bir süreci yaşadığını düşünün. Size tavsiyemiz, onunla ikili kısır tartışmalara girmemenizdir. Aksi takdirde onu daha fazla batırırsınız. Ona karşı kadınlığınızı bir sanata dönüştürmeye çalışın. Onu sevdiği renkleri giyinmeye varıncaya kadar her şeye onun penceresinden özen gösterin. Biiznillah sizin umduğunuzdan daha iyi olur. Duayı da ihmal etmeyin. Yılmayın, yıkılmayın; sabırlı olun.
Selamünaleyküm. Önce kendinizi kurtarın. Sonra çocuğunuzu düşünürsünüz. Şu anda çocuk için de yapabileceğiniz bir şey yok gibidir. İstiğfar edin, iyi olmaya gayret edin ki, Allah Teâlâ size bir yol açsın.