Fetva Meclisi
Soru
Ben bir çocuklu dul bayanım. Benimle evlenmek isteyen kişi daha önce evlenmemiş ve benden yaşça da küçük. İkimiz de 5 vakit namazını kılan, orucunu tutan, Allah’tan korkan Allah için bir şeyler yapan kişileriz. Benim ailem o kişinin benden küçük olmasını ve daha önce hiç evlenmemiş olmasından ve benim kızımın oluşundan dolayı onay vermiyorlar. Kardeşim ise o kişiyi araştırdı herkes o ve onun ailesi ile ilgili çok olumlu şeyler söylemişler. Zaten ailesi de 5 vakit abdesti namazlı kişiler ama annem ve babam buna rağmen evlenmemi istemiyorlar. O kişinin ailesi de benim dul olmamdan bir çocuğumun olmasından ve o kişiden büyük olmamdan dolayı beni istemediler ama o kişi ailesini ikna etti şimdi razı oldular. İstemeye gelmek istiyorlar. O kişinin ailesi razı oldu ama benim annem ve babam halen razı olmadı. Onlara bir cevap da veremiyorum. Ne yapmam gerekiyor. Allah için yardımcı olursanız çok sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Anlattıklarınızın aynen olduğuna ve bir abartma olmadığına göre cevap veriyorum size: Öncelikle bir psikologa muhakkak görünün, sizi sağlıklı bir hayata yönlendirsin. Bu şekildeki bir ailede kalmayı istemeyip evlenme arzunuz doğru bir karardır. Karamsar olmayın ama sizin bu sıkışmışlığını zı sömüre bilecek birinin tuzağına da düşmeyin. İkisinin arasında dengeli karar ermeye çalışın. Yapacağınız istişareler sonucu doğru tahmin ettiğiniz bir evliliği de gerçekleştirin. İzin vermeleri de gerekmez.
Selamünaleyküm. Bu durumda ebeveyninizin tavrında hayır olacağını umarak teslimiyet göstermeniz daha hayırlı olacak gibi durmaktadır. Sabredin, Allah Teâlâ, bizi bizden iyi bilmektedir. O’nun bizim için yaptığı olduğu gibi hayırdır. Allah kalbinize huzur versin.
Selamünaleyküm. Hemen bu durumu ailenize bildirin. O da ailesine bildirsin. Aile bilgisi dahilinde yalnız başınıza kalmayacak bir şekilde görüşebilirsiniz. Bu görüşmeler de sulanmasın. Allah yolunuzu açık etsin, imanınızı kuvvetli kılsın.
Selamünaleyküm. Şu iki sözü dikkatle kaydet, kararını da ona göre ver: a-Sen artık geri dönülmeyecekmiş gibi kararlı duruyorsun, dolayısıyla bizim sana tavsiyemizin bir anlamı yoktur. Bu nedenle, o kızın şu durumu, bu özelliğini değil de kendi gönül kaptırmışlığını öne çıkarman daha akıllıca olur. b-Anne babanın sana, evlenmemeyi emretme hakları olmaz bu durumda. Başka bir EVLATLIK KUSURUN yok da sadece bu nedenle engellemek istiyorlarsa buna hakları yoktur. Sen, onları dinlememekle pişman olacağın bir işi yapıyorsun. Dinen durum budur.
Kızım, Allah seni ailenle imtihan ediyor. Bunun bilinciyle hareket et. Aceleci davranma. Eğer ailende bazı dönen yanlışları düzeltme imkânın varsa orada kalmanı tavsiye ederim. Ama ailenin düzelmeyeceği kanısındaysan ve kendinin de bahsettiğin bu ahlaki zafiyetlerinden bozulacağını düşünüyorsan kardeşinle daha uygun/güvenilir/Müslümanlığın daha iyi yaşandığını düşündüğün bir yere hicret edebilirsin. Yalnız yaşın daha çok genç; kandırılma/aldatılma/yanlış karar verme riskini ihmal etmemelisin. Çevrende seni tanıyan ahlaklı ve olgun bir hanım ablanla veya yakın bir akraba büyüğünle bu konuyu istişare edebilirsin. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Vicdanınız doğru söylüyor. Annenizi bulun. Elini, ayağını öpün. Emrinde olduğunuz söyleyin. Sizi teperse uzak durun. Kabul ederse şükredin. Bir emri olup olmadığını sorun. Emrettiğini yerine getirin. Cennete doğru yürümüş olursunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Böyle bir imkân yok zaten. Gidip orada yaşamak muhteşem bir nimet olur ancak orada yaşamak kadar bulunduğunuz yerde dininizi yaşayıp nesil yetiştirmek daha evladır. Eşiniz bedavacılık yapmak istiyor. Cihat nerede ise herkes orada görevini yapsın.
Selamünaleyküm. İlim iki kademelidir. Biri, kişinin dinini ve dünyasını kurtaracak kadar yani zorunluluk denecek kadar bilmesidir. Bunu bilmemek hiçbir özürle kapatılamaz. Bir diğeri de insanın bir ilim dalında uzmanlaşması, ömürünü ona vakfetmesidir ki bir yetenek meselesidir. İstemekle değil kabiliyetle olur. Sizin bunu endişe etmeniz gerekmez. Bu tavrınız zaten ilme dalmanızın engeli olarak yeter.
Selamünaleyküm. Kul kelimesi bizim kulağımızda hassas bir anlam ifade ediyor. Arkadaşınız bu anlamın ötesinde bir anlam beyan etmek istemiş olmalıdır. İyiye yormaya çalışalım.
Selamünaleyküm. Düşüncelerinizi tebrik ederim. Fıtratınıza en uygun olanı tercih etmelisiniz. Anlayanlara kendinizi tanıtın, sizi neye yönlendirdiklerine bakın, kalbinizin ve yeteneklerinizin de sesini dinleyip karar verin.
Selamünaleyküm. Zekat ve fitre gibi ibadetlerimizi dinimize hizmette kullanma mantığı gütmeliyiz. Daha mü'min, daha takva gibi önceliklerin olmadığı bir ortamda sıradan komşulara geçebiliriz.
Selamünaleyküm. Bu bayanın fıkıhtaki yeri 'boşanmış' kadındır. Boşanma ne ayıptır ne de günahtır. Sizden gizlemiş olması veya açıklaması ise sizin içinizin rahatlığı açısından önemlidir. İçinizde bir sıkıntı olarak durursa ileriki dönemlerde fitne olur aranızda. Meseleyi açın ve konuşun. İkna olursanız unutun yoksa gereğini yapın.