Fetva Meclisi
Soru
Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun hocam. Ben eşimle iyi anlaşan bir insandım düzgün, güzel bir evliliğimiz vardı ve Allah bana maddi, manevi her şeyi verdi. Ancak eşimin ailesi hem maddi hem manevi mutluluğumuzu kıskanırdı. Bundan 8 ay önce küçük bir olaydan kavga ettik ve o an ayrıldık. Ben Kur’an okuyup dinleyip kendime geldim ama eşim benimle görüşmeyi reddediyor ve hiç bir açık kapı kalmadı. Oğlumu da göstermiyor ve ben onun ailesi tarafından büyü yapıldığına inanıyorum. Çünkü başka bir şey gelmiyor aklıma. Eğer onda öyle bir şey varsa nasıl yok edebilirim ama onunla yüz yüze gelmem ve dediğimi yapması imkânsız. Ancak benim okuyup yapacağım bir çare var mı hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İki insan olarak görüşüp anlaşma yolunu deneyin, büyüklerden aklı başındakilerin görüşüne baş vurun, muhtemel sorunları yazın ve tartışın ama şu ipsiz sapsız ihtimallere kulak asmayın. Şeytanı güldürmeyin peşinizden.
Aleykümselam. Madem bir çare olarak önünüze kondu. Siz neyin tehlikeli olacağını idrak edebiliyorsunuz. Uygulayın ve kurtulun. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Bir kere kendinizi böyle kaypak bir zeminde bırakmayın. İkinci olarak da ailenizden başka büyüklere de meseleyi danışın, onların kararına göre karar verin.
Kardeşim, abartma ve korkma; senin öyle bir Rabbin var ki seni yaratmadan senin kaderini yazdı, rızkını hazırladı. Sen yeter ki tembellik etme, pısırık olma. Gerisinden de korkma, aç kendini kaderin kollarına ve yürü, hiç korkma. Sadece tembel olmaktan kork. Çok uyuyor olmaktan kork. Arkadaş seçemez, tuzağa düşer biri olmaktan kork. Sabredemez biri olmaktan kork. Eşine bu durumu anlatıp onu moralsiz ve umutsuz yapma. Çok bunaldığın zaman abdest al ve iki rekât namaz kıl. Sonra da üç sayfa sesli Kur'an oku. Göreceksin ki kalbine huzur akacak. Düğün öncesinde bu tür endişelerin aklına gelmesi senin duygulu ve hassas biri olmandan kaynaklanır. Bu da güzel bir şeydir. Evlilik elbette kolay değil, bir can sana emanet edilecek. Ama sen samimi ve çalışkan olduğun sürece melekler seninle olacaklar. Asla çekinme. Dua et ve dua al. Anne babanın duası sana iyi gelir, unutma. Allah’a emanet olasın.
İyi oldu isen ne güzel, şükret. Hâlâ hasta isen tekrarından uzak dur. Hepimiz insanız, ilk defa girdiğimiz bir odada bile bu kadar heyecanlanabiliriz, abartmaya ve ürkmeye gerek yoktur. İbadetinize devam edin. Sabah ve akşam zikir yapın. En az yirmişer dakika zikir yapın, geçer biiznillah. Bu arada doktoru da ihmal etmeyin.
Rabbim hepimize rızası doğrultusunda yaşayabilmemizi nasip eylesin. Bahsettiğiniz husus birkaç açıdan ele alınmalıdır; - Düğün ve nikâh işlerinizde ailenizin rızası, memnuniyeti ve duası ilk vazifeniz olmalıdır. - Görüştüğünüz kişiyle aranızdaki mesafe ilişkinizi olumlu yönde de olumsuz yönde de etkileyebilir. Bu süreci daha sağlıklı ilerletebilmek adına görüşme sürelerinizi sınırlandırıp buluşma sürelerinizi üçüncü kişilerin katılımıyla tertip edebilirsiniz. - Dua edin. Harama bulaşmadan geçirmek istediğiniz günler için Allah Teâlâ’ya yalvarın. O size yollarınızı açar. - Bir aile büyüğünüzden yardım isteyerek evlilik sürecinizi daha erken neticelendirebilmek için destek isteyebilirsiniz. Bir büyüğünüz söz sahibi olursa bu süreç daha sağlıklı ilerler. - Meşguliyetlerinizi artırın, süreci çok fazla kafaya takıp andan kopmayın. İşiniz, okuduğunuz kitaplar, dinlediğiniz dersler özellikle bu süreçte artsın. Allaha emanet olun.
büyü konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Sevgili Kardeşim, Rabbimiz, hepimiz için bir imtihan çeşidi dilemiştir. Hiçbirimiz imtihan alanı dışında kalamayız. Aynı şekilde bize mahsus bir imtihan çeşidi de belirleyemeyiz. O, ne dilerse olacak olan O'nun dilediğidir. Neticede de, herkes için farklı farklı konan imtihanların ortak neticesi inşaallah cennet olacaktır. Sizin evinizdeki sıkıntıyı bu gözle görmek istiyorum. Becerip bu imtihanla, cennet yolunu açmalısınız kendinize. İlke olarak, anne babanızın arasındaki sıkıntılara, birinin tarafı olacak şekilde asla karışmayın. Bir çocuk için, bile bile kendini tehlikeye atmaktır bu. İkisine de 'mavi boncuk' dağıtabiliyorsanız onu yapın. Bu kardeşinizin kanaati, sözünü ettiğiniz büyünün gerçek olma oranı sıfıra yakındır. Evet, bir büyü olayı vardır ama insanlar kendi beceriksizliklerini, dayanma kapasitelerinin azlığını, sabırsızlıklarını, idare edemeyişlerini büyü ismi ile bir düşmana yüklediklerini görüyoruz. Bulduğunuz her kâğıt size büyüleşir, siz bundan çekinince de büyü ağına takılır kalırsınız. Olamaz, diyemem ama olma oranı sizin ürktüğünüz kadar değildir derim. İbadetleri daha ciddi yapmak ve hayatın içini, ancak yatıp uyumaya vakit kalacak kadar yoğun doldurmak şarttır. Bunu yapamayanların büyü, sihir, haset listesi eksik olmuyor. Anne babanıza çok dua edin ve onların dualarını almaya çalışın. Onları, bulundukları ortamlardan daha farklı ortamlara taşımaya çalışın. Gündemlerini yeniliklerle doldurun, sıkıntılarını unutsunlar. Ve çok çok dua edin. Çok kelimesini de çoğaltarak dua edin. Yoktur başka çare.
İşlenmesi haram olan bir şeyin rıza ile izlenmesi de haram olur. Bir eğitim konusu olması, mahkemelik bir dosyanın gereği olarak izlenmesi dışında muhtevası bizzat haramla ilgili olan bir filmin veya tiyatronun izlenmesi caiz olmaz.
Eşinizle bunun bir sorun oluşturmamasına önem verin. Babasının hediyelerini yok saymanızı şeytan aranızda bir soruna dönüştürmesin. O hediyeleri de bir muhtaca verebilirsiniz.
Bu mümkün olabilir ama bunun fiili olarak tatbiki su götürür, suiistimal edilir bir durumdur. İnandırıcılığından çok ürkütücülüğü ile etki etmektedir.
Selamünaleyküm. 1- Namaza başladığınız tarihten on beş yaşına doğru geri gidin. Kaç vakit namaz çıkıyorsa önünüze o kadar kaza borcunuz var demektir. Onları periyodik bir takvimle kaza etmeye başlayın. Mesela bin vakit sabah namazı varsa bir iki diyerek onları tüketin. Bir anda hepsini kılmanız gerekmez. Bir takvime bağlı olsun, o takvime bağlanın yeterlidir. 2- Herkes bir çeşit imtihan oluyor bu âlem de. Herkes de kendi imtihanını en ağır görüyor, elbette ateş düştüğü yeri yakıyor. Geçmişi geçirin gitsin, önünüze bakın, her günü yeni bir hayat olarak anlayın. Sebat edin, direnin, geçmişin çöplüğünü karıştırmayın. 3- İnsanların ürettikleri dedikodular, hayatı çekilmez yapan şeylerdir. Anlattıklarınızdan hiç birinin gerçeklik payı yoktur. Allah'a emanet olun.