Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleyküm hocam. Bugünlerde ümmetin imtihanı dediğimiz Gazze beni çok rahatsız ediyor. İçim sıkılıyor oradan haber alınca ve görünce. İçimde inanılmaz bir cihat ruhu oluşuyor. Ne yapacağımı şaşırdım. Dört evladımı bırakıp Gazze’ye gitmem mi gerek cihat yoksa evlatlarımı ümmete kazandırmak mı? (Sizlerin eşine ve çocuklarına sahip olman daha büyük cihaz dediğinizi hissediyorum.) Ancak Selahaddin Eyyübi’nin dediği gibi: Sabah namazında cihat naraları atan genç nerede diye sorunca, gencin sabah namazına bile gelmediği anlaşıyor. Ben de öyleyim. Elhamdulillah namazlarımı kılıyorum. Ama 5 vakit namazı cemaatle kılmıyorum. İçimdeki bu cihat ruhu gerçekten melekleri güldürüyor mu? Yardımınızı rica ediyorum. Babamdan kalma 3+1 evim var. Bir de arabam var. Evlendiğimde evimin değeri 150.000 TL değerinde idi. Şimdi emlak piyasasındaki inanılmaz artışlardan sonra 320.000 TL civarında. Beni bir konu daha rahatsız ediyor. Bir Müslüman olarak bu değerde bir evde oturmak mı doğru, yoksa, 200.000 TL 2+1 ev alıp kalanını da evsiz kalmış başka bir müslüman için harcamak mı doğru olan? (Kenarda başka bir yatırımım veya param bulunmamaktadır.)
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. O, hocadan önce kalbine bakmalıdır. Hocanın söyledikleri doğru ise kendi evin neden sorun olsun? Kaldı ki, biiznillah yapamadıklarımızı konuşmuyoruz. Eşinize karşı sabırlı olun. İtmeden, incitmeden düzelmesine çalışın, kazanmak zordur harcamak kolaydır, unutmayın.
Selamünaleyküm. Cemaate katılma şartı diye bir şey yoktur. Mü'min olarak yaşama ve şeytana kapılmama şartı vardır. Bu şart nasıl gerçekleşiyorsa öyle yaşamak en iyisidir. Asıl cemaat, müminlerin namaz kıldıkları, haccettikleri ana cemaattir. Orada kaldıktan sonra ara isimlere takılmaya gerek yoktur. Kabiliyeti olanlar için oraları bir zorunluluktur.
Selamünaleyküm. Dünya fanidir. Eşyası de fani eşyadır. Atılıp çürütülmek için üretilmiştir. İsraf olmadıkça atabilirsiniz. Atılamayacak durumda ise bir ihtiyaç sahibine verin yenisini öyle alın. Şunu da bilin ki, bu düşünceleriniz bir zaman sonra mobilya ibadetine dönüşebilir. Çok dikkat edin, sabredin.
Selamünaleyküm. Sağlığında sana bir bağış yapmasında senin açından sakınca yoktur. Annen ne diyorsa onu yap.
Selamünaleyküm. Yavrum, camiye gitmek ne demektir? İmtihanı bilen şuurda olmak demektir. Allah seni Filistin topraklarında Yahudi zulmü ile de imtihan edebilirdi. Bak ne güzel evinde sözlü bir imtihan geçiriyorsun. Şükretsene bu kadar ucuz bir imtihan içindesin, şükret. Hiç taviz verme ve yılma; o zaman kazanırsın. İlk sözle eriyen biri olmamalısın.
Selamünaleyküm. 1- Diyanetin takvimi şu anda daha güvenli, daha ciddidir. 2- Kadının farzı ayın olan ilimleri tahsil etmek için eşinden izin almadan bile evinden çıkması mümkündür. Kültür denebilecek bölüm için ise eşinin izni şarttır. Vakıf, cami veya başka bir yer değişmez. 3- Kadın veya erkek herkesin bir önceliklileri bir de önemlileri vardır/olmalıdır. Önce ÖNCELİKLİ olanlar sonra da ÖNEMLİ olanlar dikkate alınmalıdır. Kadının farz ilimlerden sonra en öncelikli işi eşine ve çocuklarına karşı sorumluluklarıdır. Eşini ihmal edeceği veya çocuklarını erteleyeceği bir iş için kadın CİHAT ADIYLA DA OLSA evini terk edemez. Zira bütün cihat meydanları, ancak kadınların evlerindeki görevlerini hakkıyla yapmasıyla doldurulabilir. En büyük cihat kadının cihadıdır. Kadın da öncelikli cihadını bırakarak önemli denebilecek bir cihada çıkamaz. 4- Herkesin cihat görevi, imkânlarıyla sınırlıdır. Bu imkân, bilgi, kapasite, çevre ve benzeri şartlardan oluşur. 5- Zekâtı verildikten sonra para biriktirmenin günahı yoktur. Bu bir itimatsızlık da değildir. Sadaka vermek bir fazilettir, herkes fazilet sahibi olmayabilir. Allah'a emanet olun, sa'yiniz meşkûr olsun.