Fetva Meclisi
Soru
Hocam bu yazıyı çaresiz bir genç kızın derdi olarak algılayın. 23 yaşındayım. 16 yaşında yaşamış olduğum bir hatanın ne demek olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum; erkek arkadaşım vardı. Birbirimize haram olmayalım dedik ve biz de şeytanın oyununa düştük; imam nikahı kıydık ailemin izni olmadan. Bu rahatlıkla, birlikte olduk. Peygamberimin velisiz nikah batıldır sözü hep aklımdaydı ama Hanefi mezhebinin görüşü bizi etkileyen taraf oldu. Yine de rüyalarımda hep nikahımızın geçerli olmadığını görüyordum. Şimdi onunla ayrıldık. 16 yaşında yaşamış olduğum hatanın şimdi acısını çekiyorum. Biliyorum Rabbimin affediciliğini. Elhamdülillah sizinle tanıştım, siz beni bilmeseniz bile sizin ilminizden faydalanan, size dua eden genç bir kız var. Sizi dinlediğimde cihat ruhum gelişiyor. Diyorum ki Rabbime; bir fırsat daha ver bana, sana kulluğumu en güzel şekilde yapayım. İlim öğrenmeye başladım elhamdülillah. Tesettürüm benim istediğim gibi değil Rabbimin emrettiği gibi. Ders gruplarım oldu, öğrenip öğretmeye çalışıyorum. Bu sırada evlilik teklifleri alıyorum, çok üzülüyorum beni dışarıdan tertemiz, iffetli biri sanıyorlar. Bazen de diyorum ki; Rabbim nasıl Sare annemize 90 küsur yaşlarında doğurganlığı verdiyse beni de temize çıkarmaya kadirdir. Umut besliyorum. Öğrencilerim beni örnek alıyorlar çok korkuyorum İslam’a leke getiririm diye. Rabbime hep yalvarıyorum çünkü bütün günahları bağışlayacağını biliyorum. Evlenmek, cihat etmek, eşime saliha bir eş olmak, salih/saliha evlatlar yetiştirmek istiyorum ama eksiğim, utanıyorum. Biriyle görüştürmek istiyorlar beni ben de istiyorum ama bu eksikliğim beni yemeden içmeden kesiyor. Rabbim bir fırsat ver bana diye dua ediyorum. İçimdeki yangın hiç sönmeyecek gibi. Ben hiç evlenmeyeyim mi ya da evleneceğim insana yaşadıklarımı anlatmalı mıyım? Yoksa herkesten saklayıp Rabbimin beni temize çıkarmasını mı bekleyeyim? Asrı sadette bana örnek yok mu hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Kızım, herkesin bir imtihanı muhakkak vardır. Senin imtihanın da bu olmuş, yapman gereken şudur: Geçmişe takılıp kalma, kendine yeni bir ufuk aç, o ufuktan yükselmeye bak. Şeytan seni geçmişinle, ailenle, çevrenle oyalamaya çalışacaktır. Sen ise ileriye bakıp yürüyeceksin. Çekinme, yaşın daha küçük sayılır. Allah'ın izni ile yapamayacağın yoktur. Yapman gereken şey geçmişine takılmamandır. Kitap okumaya gayret et. Salih insanlarla beraber ol. Sabret, yılma ve yorulma. Sana dua ederim.
Selamünaleyküm. Zina veya benzeri bir günahı işlemek bir hatadır. Daha sonra Allah'ın lütfu ile tövbe edip kurtulduktan sonra eski hataya takılıp kalmak da bir hatadır.Siz ikinci hatayı işliyorsunuz. Böylece şeytan sizi, ilerlemekten alıkoyuyor. Eğer tövbenizde samimiyseniz, Allah katında silinmiştir o günah. Allah’ın sildiğini sizin irdeleyip durmanızın ne anlamı var? Acilen tövbenizi pratiğe dökmeniz gerekiyor.
Selamünaleyküm. Yazınızda ters veya hayata yabancı bir şey bulamadım. Tam aksine sanki binlerce senelik tarihin gözümün önünde film gibi aktığını hissettim. Sanki Peygamberlerin hayatlarından farklı bir kesit önüme gelmiş gibi oldu. Gerçekleri izledim tam anlamıyla. Hayat budur, imtihan budur, Herkes böyle oldu. Sen ve ben herkesten biriyiz. Biz de böyle olacağız. Bana göre; endişe etmenizi, üzülmenizi gerektirecek bir şey yoktur. Neden? Çünkü siz, yola girdiniz. Yol ise böyle gidilir. Hatta sevinmelisiniz. Neden sevinmelisiniz biliyor musunuz? Şeytan sizi, uğraşılması gereken durumda gördü ki, çevrenizi kısmaya çalışıyor. Adeta sizi çevrenizden vuracak. Bu bir anlamda mutluluk duyulması gereken bir şeydir. Ben olsam, 'iş gören adam yerine konmuş olmaktan' sevinirdim. Bakın, sizin güneşi keşfetmeniz kaç yıl sürmüş; bırakın çevrenizdekilerin keşfi de sürsün bir zaman. Ve siz, onların keşfini sağlayan destekçileri olun da onların da kazanacakları sevaplar size yazılsın; böylesi daha mantıklı değil mi? Eğer, Allah'ın kulu olmaktan ve O'na kulluk olan ibadetleri yapmaktan mutlu iseniz, bilin ki yol böyledir. Bundan başkası Peygamberlere nasip olmadı ki size nasip olsun. Namaz ve oruç kadar, tesettür kadar kendinizi sabra alıştırın. Bütün çevrenizi kuşatabilecek bir sabra ısının. Kendinizi sabır denizine atın. Bir asır tüketseniz bile tükenmeyecek sabrınızın olması gerekir. Bu iş böyledir. Sadece bir başörtüsü sarmakla bitse idi, ah ne kolay olurdu din sahibi olmak! Bedelsiz ne var ya da, bedelsiz olanın ne değeri var? Madem yola girdiniz, o zaman şu takvime dikkat edin: Yavaş yavaş, kendinizi evinin kraliçesi olmaya hazırlayın. Elin parasının hesabını yapan bir kadın olma seviyesinden, sevaplarını saymaya çalışan mükemmel bir eş, muhteşem bir anne olma yoluna girin. Bunu yapabilirseniz, şeytanı delirtirsiniz. Ona karşı bir kaleyi daha kurtarmış olursunuz. Allah'ın size gelecek yardımını biraz daha çabuklaştırırsınız. Kitap okuyun, beyniniz büyüsün. Bir gözünüzü, bir kulağınızı tıkatın; duymuyor, görmüyor gibi olun. Ya siz eriyeceksiniz bu döneminizde ya da şeytan ve ona alet olan çevreniz eriyecek. Onların reflekslerine takılıp kalırsanız siz erirsiniz. Yarı duymaz, yarı görmez olursanız onlar erirler. Onlar eridikçe de siz de onlar da kazananlardan olursunuz. Çare yok savaş bu, böyle sürecek. Ya savaşı dışarıdan seyredeceksiniz ya da içine gireceksiniz ve kazanmaya çalışacaksınız ki, siz ikincisini tercih etmiş bulunuyorsunuz. Artık geri dönmeniz çok zordur. Allah korusun. Önce eşinize umut bağlayın ama acele etmeyin. On, elli, yüz, iki yüz yıl beklemeye hazır olun. Ona karşı harika bir eş olun. Sizi görmeye bile doyamasın adeta. Bu, sizin davanızı da ona cazip getirecektir zamanla. Açın elleriniz göğe doğru, sabır isteyin. İsteyin, isteyin insin sabır. Doldurun kucağınızı ve göğsünüzü sabırla. Bin yıl yetsin size sabır stokunuz. Bakın o zaman eziyetler size, güller arasındaki dikenler gibi gelecek. Onları bile neşeyle karşılayacaksınız. Sabır, havanız suyunuz olsun. Sakın ha, sabrın karşılığını görmeye çalışmayın. Sabır çiçeği, cennette açar. Şimdi açarsa çabuk solar, emeğinize yazık olur. Eşinizden sonra sırayla herkese yönelin. Sizi adam yerine koysalar da koymasalar da siz, her sabah yeni bir enerji ile kalkın yataktan. Evinizin camını açınca, içeri girecek olan havayı size ulaşan yeni gelişmelerin muştusu olarak kabul edin. Yarını umutla bekleyin. Umut ve heyacanla! Yarın asla uzak değildir. Her gelecek olan yakındır. Allah'ın rahmeti de er geç gelecektir. O rahmet bir geldi mi artık geçmişin sıkıntıları tatlı bir hatıra ve sonucu getiren alın teri gibi olacak sizin için. Yeni yolunuz, yepyeni heyecanınız size kutlu olsun. Cennet yolunuz sonsuz sevdalarla dolsun. Size dualar ederim. Bu ağabeyinize de dualar etmenizi beklerim. Sloganı unutmuyoruz: Her sabah yeni bir heyecanla, her gün yeni bir umutla çıkıyoruz yola. Yorulmuyoruz, Bıkmıyoruz, Usanmıyoruz, Aşınmıyoruz, Geçmişi de geleceği de irdelemiyoruz; Her şeyi sahibine bırakıyoruz, Sahibi ne yapacaksa yapsın, Sen keyfine bak, Cennetine yönel. Mutlu olsun çilen, Değerli bacım.
Selamünaleyküm. Siz, kimse ile ilişkiniz olmadı, o düzeyde bir hata işlemedim diye rahatsanız, kalbiniz huzurlu ise endişe etmenize gerek yoktur. Tedavi de olabilirsiniz. Olmadan da evlenmenizde sakınca yoktur. Kalbiniz huzurlu olsun, biri gelip sizi muhakkak isteyecek ve evleneceksiniz biiznillah. Şeytan sizi, bu dönüşünüzden geri döndürmek için oyalıyor. Sabırlı olun, başka işlerle meşgul olun, dert etmeyin olup biteni. Dönüşünüz kutlu olsun. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Değerli kardeşim,Rabbimizim bizim için yazdığı kaderi yaşıyoruz hepimiz. Ne zaman evleneceğimizi değil ne kadar nefes alacağımızı bile O belirlemedi mi ki? Sakın esef etme. Bir kere yaşın, her şeyin bittiği bir yaş değil ki? Kim bilir ne kadar güzel bir nasip seni bekliyor da senin haberin yoktur. Sabret, yılma sakın. Nasip kapanması diye bir şey olamaz; yazan Allah, uygulayan Allah değil mi? Kim bozabilir Allah'ın yazdığını? Anneni de üzmeden durumu toparlamalısın, o senin adına endişe ediyordur. Çevrenin dedikodusu da içini kemirmiştir. Seni görmeye gelenlere karşı sokak kıyafeti ile çıkman gerekmez. Geniş ve derli toplu bir ev kıyafeti ile de görülebilirsin. Ne sokak kıyafeti olsun ne de basit bir ev kıyafeti, ortasını bul. Sakın bir büyücüye ya da benzeri birine gitme, imanını zedeleme. Sakın! Sabret, örnek ol. Dua etmeyi ihmal etme. Bu arada muhakkak kendini meşgul edecek işler bul. Akşam olduğunda yatağa zor yetişecek kadar yorulmalısın. Bu durumda boş vakit bulursan şeytan onunla seni yer bitirir. Allah'a emanet ol.
Selamünaleyküm. Allah sizi emellerinize kavuştursun. Bu endişe peygamberler dâhil bütün Allah dostlarının endişesidir. Aman bu endişenizi eksiltmeyin. Derdiniz mübarek bir derttir. Korkmayın, sonunda kazanacaksınız. Belki şimdi göremezsiniz ama cennette gayretlerinizin karşılığını göreceksiniz. Şuna dikkat edin: Sizin bu heyecan ve beklentiniz çocukları sizden soğutmasın. Genelde çocuklar, ailede keyfe en uygun olana kayarlar. Siz, işinizi ciddiye almakla onların şirin anneleri olmak arasında iyi bir denge kurun. Sabredin, en az dokuz asır yetecek kadar sabretmeye hazır olun. Sakın en son söylenecek şeyleri en başta söylemeyesiniz. Şeytana yardım etmeyin. Eşinizle de bu hususları uzun uzun tartışmayın. Onu kendi köşesine itersiniz, orada kalır. Eğer makul bir siyaset izlerseniz zamanla o da size yaklaşacak, en güçlü destekçiniz olacaktır. Çocukların bugününü değil gelecek yıllarını hesap ederek iş görün. Size dualar ederiz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Acilen doktora gitmelisiniz, tedaviniz eksik kalmış sizin.
Aleykümselam. Paketli kurbanla kastınızı bilemedim. Eğer kastınız: Kurbana hisse olarak gireceksiniz ve size hissenizi paketleyip verecekler şeklinde ise bir sakıncası olmaz. Bunun dışındaki durumların ne olduğunu bilemiyoruz.
Selamünaleyküm. İnşaallah kurbanınızda bir sakınca olmaz ama sizin için adam seçmede iyi bir ders olur. Allah kabul etsin, yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Bir hayvan, kurban edilmek üzere satın alındığından BİR KİŞİ VEYA YEDİYE KADAR KAÇ KİŞİ OLURSA OLSUN o kurbanlık o hâliyle Allah için hasedilmiş olur. Artık onun üzerindeki her değişiklik en azından mekruh olur. Buna göre de geri kalan arkadaşlar onu kendi aralarında üstlensinler yeni bir ortak almayın.
Selamünaleyküm. Hayır, size kurban kesmek vacip ise kurban kesecek veya kestireceksiniz. Bir hayır kurumuna vererek kurban kestirin.
Aleykümselam. Kaş yaparken göz çıkarma. Haram riski olan bir yere bilerek ve zaruret olmadan katılma.