Fetva Meclisi
Soru
Fıtratım gereği, sizin de sohbetlerinizi kendime ölçü alarak okulumu bitirdikten sonra evde tefsir vs. gibi derslere katılarak, kitaplar okuyarak evim (evliyim) ve Allah nasip ederse yetiştireceğim evlatlarım için emek vermeye karar verdim. Ama evde durdukça içimin karardığını, kafamı ufak meselelere taktığımı hissediyorum; 'o bana bunu mu demek istedi, niye böyle dedi'lere takılıyorum ve hayır da diyemediğim ve ev hanımı olduğum için gitmek istemediğim, bana vakit kaybı gibi gelen bir takım toplantılara da bir bahanem olmadığı için katılmak mecburiyetinde kalıyorum. Katıldığım dersler de beni tatmin etmiyor. Bu yüzden eğitim hayatıma yüksek lisansla devam etmeye karar verdim. (Eşim de çalışmamı çok desteklememekle birlikte okula devam etmeme bir şey demiyor.) ‘Sessizce gider dersimi dinler harama bulaşmadan geri dönerim, iki yıl, ne olacak ki?’ diye kendimi teselli ediyorum ama sizin sohbetlerinizi dinledikçe içim acıyor, azap duyuyorum. Ne yapacağım konusunda çok kararsızım. Size bile, cevabınız okula devam etmekten vazgeçmemi gerektirir diye korktuğum için çekinerek yazıyorum. Evde oturarak geçirdiğim hayat da beni tatmin etmiyor. Belki de nereden başlayacağımı bilmiyorum ya da bir anda ilim sahibi olmak istiyorum. İçimdeki boşluğu belki okula devam etmek de doldurmayacak ama öbür türlü de kalbimden geçenlerle, dilime dökülenlerle günaha girdiğimi düşünüyorum. Tavsiyeleriniz nelerdir?
Cevap
Benzer fetvalar
Güzel kardeşim, bu gayretini, niyetini, hedefini tebrik ederim. Bu konuda dertlenmen çok güzel. Rabbim ayaklarını sabit kılsın. Allah seni hem bu dünyada hem ahirette izzetli kılsın. Öncelikle mü'min bir hanım olarak Allah’ın haramlarından nerede korunmuş olarak bulunabilecekseniz orada olmanız gerekir. İmanımızı ve ahlâkımızı korumak en önemli gayemizdir. Fıtratınıza uygun, kabiliyetinizi en verimli olarak kullanabileceğiniz alan hangisi ise onu tercih etmeniz yerinde olur. Bu konuda ehil birine kendinizi tanıtın ve sizi neye yönlendirdiğine bakın. Eğer sizin kabiliyetiniz sosyolojide ise ve bu kabiliyeti ehil biri size söylemiş ise bu alanı ümmetimiz için değerlendirebilirsiniz. Anne babalara karşı alttan almamız, onları incitmeden yaşamak Allah’ın en büyük emirlerinden biridir. Onlara karşı nezaketinizi koruyup tatlı dilli olmayı ihmal etmeyin. Sakın tartışma yoluna gitmeyin. “Kadın çalışamaz” şeklinde bir kural yoktur. Kadının kendisini yıpratmaması, işin kendisi ve ortamı helal olması önemlidir. Anne babanın gazabını çekecek tutum ve davranışlardan uzak durmanız çok önemli. Onları üzmeyecek bir üslup kullanarak tercihlerinizi, isteklerinizi ifade edebilirsiniz. Rabbim umduğunuzdan daha güzel işler yapmanızı nasip etsin değerli kardeşim. Ümmet-i Muhammed için faydalı olmanız nasip olsun. Allah kolaylıklar versin. Muvaffakiyetler.
Evlilik hayatınızı etkileyecek düşünce ve açılımlara dikkat etmelisiniz. Evinde oturan bir hanım teyze rolünde kalmamalısınız, şeytan sizi rahat bırakmaz. Kendinizi diploması olmayan ama gayesi olan bir mü'min mücahide hanımefendi yapmalısınız. Okumaya verin kendinizi. Tefekkür edin. Bayanlar arası faaliyetler oluşturun. Kendinizi mesela 'sahabe kadınları gibi tek başına kalmaya hazır mü'min kadınlar' diye adlandırdığınız bir projeye verin. Böylesi evliliğinizi ve kimliğinizi için çok daha yararlı olur. Boş vakit, projesizlik, diplomanız olsa da sizi kemirir. Bebeğiniz olunca da daha huzurlu olacaksınız. Biiznillah anneliğin verdiğini size hiçbir şey veremeyecek, bunu göreceksiniz. Allah yardımcınız olsun.
İki arada bir derede kaldığınızı tarif ettiğiniz bu durumda ikinci bir ihtimal olarak gözüken “eve geri dönme” seçeneğinin sizi tatmin etmeyeceğinin gayet farkında olarak sormuşsunuz sorunuzu. İçinizdeki gel-git diye tarif edebileceğimiz sıkıntı durumu gayet anlaşılabilir. Hem iş hem de hayatın diğer alanlarında duygusal ve manevi açıdan boşlukta kalmadan devam ettirmeye çalışmak zorlayıcı bir durum. Elbette ki bu içinizde bir çatışmaya veya belirsizliğe sebep oluyor. Bu hususta size hatırlatabileceğim birkaç madde olabilir. Bunları göz önünde bulundurarak durumunuzu tekrardan düşünebilirsiniz: -İş hayatında kadınların görev yapması doğru olsa da her işin kadın için uygun olup olmadığını kendi iç huzurunuzu dikkate alarak değerlendirmek önemlidir. -Mesleğinizin getirdiği şartlar bünyenizle çatışıyorsa veya size huzur vermiyorsa, bu konuda kendinizi zorlamamanız çok kıymetlidir. -Düzenli bir şekilde devam ettirdiğiniz rutininize yeni bir şeyler eklemeye çalışın. Yeni bir hobi, yeni bir uğraş, hayatınızda heyecan yaratacak ve var olan dinamiği değiştirebilecek işler eklemek gibi. -Ailenizin beklentilerini karşılamaya çalışırken, kendi kalbiniz ve iç sesiniz huzursuz oluyorsa, bu duyguları göz ardı etmemelisiniz. Ailenizin rızasını kazanmak, umutlarını boşa çıkarmamak kıymetli olsa da sonunda yaşamı şekillendirecek olan sizsiniz. -Allah’ın her zaman sizin için en hayırlı yolu açacağına inanmalısınız. Yalnızca nefsinize ve çevrenizin baskılarına göre karar vermek yerine, bu konuda Allah’a tevekkül etmek ve dua etmek büyük bir huzur kaynağı olacaktır. Rabbim yar ve yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bütün insanlık bugün, 'ev kızı' olarak adlandırdığınız kızın hasreti içindedir. İlim ve diploma sevdalarının nelere mal olduğunu herkes gördü ama dönüşü olmayan bir çıkmaza girildi bir kere. Tekrar düşünün lütfen; İlim mi istiyorsunuz,Diploma mı, meşguliyet mi, Şöhret mi, Dünya mı, Ahiret mi? Ne istiyorsunuz bir, bir de nasıl ve nerede istiyorsunuz? Tekrar düşünün.
Selamünaleyküm. Hayır, fiziksel görüntüyü önemseyeceğiz, şeytanın gıdıklayabileceği esnek alan bırakmamaya çalışacağız. İyice sıkışmış olmak başka bir şeydir elbette. Normal şartlarda kuralı böyle işletin.
Ümmetimiz “oku” emriyle ilk muhatap olan ilim ümmetidir. Hangi yaşta olursak olalım ilimsiz bir hayatımız olmamalı. Hem kendimiz hem de çocuklarımız için bu ilim yolunda ilerlerken tercihler yapmak zorunda kalıyoruz çoğu zaman. Çocuklarımızı da hiçbir yere göndermeyelim, evde tek başına yetiştirelim diyecek bir zeminde de değiliz. Hem onları okuma hayatından hem de sosyal bir hayattan alıkoymadan hareket etmemiz gerekmekte. Okuma adı ile gönderdiğimiz ortamlarda ahlaki yönden bir erozyona uğrama söz konusu olabilir, bunu da istemeyiz ama bu sonuç olmaması için çevreden gördüğü kötü örneklere inat başta ailesi olmak üzere güzel örnek alacağı bir çevre oluşturmalıyız. Eğer kendi kabiliyetine göre bir meslek elde etmek istiyorsa sizin kriterlerinize göre alternatif bir kurum tercih edebilirsiniz; açık lise veya kabiliyete göre farklı eğitimler de söz konusu olmakta. Mü’min olarak her eğitimi alamayız, her kitabı okuyamayız ama mutlaka ama mutlaka okuduklarımız, eğitimlerimiz olmalı her an. Evlatlarınızın eğitim süreçlerini onlarla olan ilişkilerinizi de yıpratmadan ilerletebilmek için onların da doğal isteklerini göz ardı etmeden konunun uzmanı olan kişilerle istişare ederek hareket etmemizde de fayda olacaktır biiznillah. Bununla beraber bulunmalarını istemediğimiz ortamların bir alternatifini bulmak, kabiliyetlerini geliştirebilecekleri meşguliyetleri oluşturmak da aynı şekliyle ailenin sorumluluğunda olduğunu da unutmamalıyız. Çocuklarımızı çevreden koruyup ahlaklı, dinini yaşayan birey olarak yetiştirme sevdanız çok mübarek; Rabbim yardımcınız olsun. Her şeyin maddeleşmeye doğru gittiği bir dönemde siz maneviyatını düşünüyorsunuz, mübarek olsun. Bunu yaparken de şeytanın sizin de hedefinizde olduğunu unutmayın sakın. Bu sebeple koruyayım derken fıtratını arka plana atarak bir tavır takınmamaya özen göstermelisiniz. Sohbete götürmeniz güzel ama onun da hoşlanacağı uygun ortamlara da gitmeli; yürüyüş yapmak istemesi de uygun yerlere gittiği takdirde engel olunmamalı. “Kadının yeri evidir” hakikatini, asla dışarı çıkmaması gerekendir olarak değerlendirmememiz gerekir. Onun için yapılması mübah olan hangi iş varsa o işi görmek için evden çıkmasında sakınca vardır diyen bir âlim olmamıştır. Sakınca; ölçünün kaçmasında ve âdeta kaş yaparken göz çıkarılmasındadır. Biz fıkıh öğreniriz, fıkha göre yaşarız, insan da toplumsal bir varlıktır ve bu sebeple her an insan ile iç içe olabilmekte. Fıkıh bilen bir insan sınırlarını bilerek hareket etmeli. Tabi ki kadının rahat ettiği, fitneden uzak olan yerinin de evi olduğu da unutulmamalıdır. Kızlarımızın ahlakının ve iffetinin her şeyden üstün olduğunu da bilerek adımlarımızı atarız. Son olarak şu gerçeği de bir kardeşiniz olarak hatırlatmak isterim, insanız, beden sağlığımız kadar ruh sağlığımız da önemlidir. Şeytan her insanla olduğu gibi bizimle de uğraşmakta. Adımlarımızı atarken psikolojisi bozulmuş olmamamız gerekir. Huzur bizim için vazgeçilmez bir duygudur. Mü’minliğimizden huzur duyarız ama insanın boşluğa düştü hissine girmesi ruh sağlığımızı olumsuz etkiler. Aman çocuklarımızı bu ruhsal sürece girip bocalamasına izin vermeyin. Fıtratı, istekleri ile paralel adımlar atmaya çalışın. Rabbim yardımcımız olsun.
bayanın çalışması konusundaki diğer fetvalar
Ailenizin sizi müminin huzur içinde yapamayacağı bir işe sevk etme hakkı yoktur. Nezaketle yok demelisiniz.
Selamünaleyküm. Eşinin kendi parasını harcarken erkeğinin ona müdahele etme hakkı yoktur. Kime ve ne zaman vereceğini kendisi belirler. Ortada hatalı bir verme varsa bir mü'min olarak zaten ikaz etmek görevidir.
Selamünaleyküm. Bayanlara yönelik olarak yapılan bir çalışma ise ve bayanın bayanlığı ile alakalı görevlerini, anneliğini aksatmıyorsa olabilir.
Selamünaleyküm. Bayanın yeri evi olmalıdır. Mesleğiniz fena bir meslek değil ama sizin muhakkak memur olmanız gerekmez. Mesleğinizde ilerleyin, kapasitenizi artırın, insanlığa sivil alanda faydanız dokunsun. Evlenmeye, anne olmaya hazırlanın. Kalbiniz size doğruyu söylüyor. Kalbinizi zorlamayın.
Aleykümselam. Mü'min bayanların çalışmasının ilke olarak karşısındayız. Zaruretlerden ötürü çalışması ise caizdir. Bankanın erkeklerle iç içe olmayın, halvetin olmadığı bir bölümünde kendisini koruyarak çalışabilir. Buradaki zaruret o bayan ile Rabbi arasındaki bir ölçü olarak kalacaktır.
Aleykümselam. Allah'ın gönderdiği ve şu anda hak olan tek din İslam dinidir. İslam'dan önceki dinlerin bugün din olarak değeri yoktur. Ölü ile dirinin bir arsayı paylaşmak için bir araya gelmeleri ne kadar mümkün ise İslam ile İslam'dan önceki kaldırılmış dinlerin bir araya gelmesi de o kadar mümkündür. Dolayısıyla dinler arasında diyalog, ölü ile diri arasındaki diyaloğa benzer. Yalnız şu olabilir: İslam'a mensup Müslümanlar ile, eski dinlere mensup olduğunu iddia edenler arasında dünya hayatını değerlendirme, iyi bir komşuluk yapma gibi nedenlerle bir araya gelinebilir. Bu da olması gereken şeydir. Bu buluşmada da asla din konuşulmaz. Çünkü onların, konuşulacak dinleri yoktur. Din değil, dindarlar arasında bir bağlantı olabilir. Buna itirazımız olamaz. -Bayanların çalışmasını sadece fitne olarak isimlendirebilirim