Fetva Meclisi
Soru
Benimle ciddi şekilde evlenmeyi düşünen bir talibim var. Bu kişi benim hakkımda yedi gün boyunca istihareye yatmış ve bu süre içerisinde hep güzel şeyler gördüğünü söylüyor. Rüyalarında Kur’an okunduğunu, kar yağdığını ve benzeri hayırlı manzaralar gördüğünü anlatıyor. Son gün ise yemyeşil bir yerde benim ona doğru tebessüm ederek yürüdüğümü görmüş. Bu rüyalara bakıldığında, benim onun için hayırlı olduğum şeklinde bir anlam çıkarılabilir mi? Eğer öyleyse, aynı durum benim için de geçerli midir? Yani ben de onun için hayırlı göründüğüm gibi, o da benim için hayırlı mıdır? Ben de istihareye yatıyorum ancak şu ana kadar herhangi bir rüya görmedim. Bu konuda nasıl değerlendirme yapmak gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
İstihare önemli bir sünnettir. Herkesin kendi istiharesini yapması doğru olandır. İstiharenin rüya görmekle ilgisi yoktur. Önemli olan istihareden sonraki dönemde kişinin kalbine gelen ilhamdır; daha olumlu düşünüyorsa istihare için olumlu, soğuk bakmaya başladı ise istiharesi için olumsuz diyebiliriz. Evlilik için de diğer işler için de kural budur. Allah'a emanet olun.
İstihare için yatıp da cünüp olarak uyanmanızda hikmet aramayın. Bir daha istihare namazı kılın ve dua edin.
Selamünaleyküm.İSTİHARE, rüya görmek değildir. Rüyalarımızı gereğinden fazla abartmanın da anlamı yoktur. 'Kalbinize gelene bakılması', duygularınızın ne durumda olduğu şeklinde anlaşılmalıdır.
Zannaderim İSTİHAREyi tarif ediyorsunuz. İstihare, uyku ile ilgili değildir. Maalesef, sanki istihare için illa uykuda olmak gerekir gibi bir anlayış yayılmıştır. Bu doğru değildir. Siz, hangi konu için istihare yaptı iseniz o konunun şu anda zihninizde ne durumda olduğuna bakın; eğer olumlu görülüyorsa istihareniz olumludur. Aksi ise sonucu olumsuz kabul ediniz. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. İstihare konusunu abartmayın. Önce insan olarak yapabileceğiniz yüzeysel araştırmaları yapın. Yüzde yüz, kalbiniz rahat ediyorsa ya da yoğunluk olarak rahat edeceğini anlıyorsanız istihare sürecine geçebilirsiniz. İstihare de yatmakla alakalı değildir. İki rekat namaz kılıp dua edersiniz. Üç gün içinde kalbinizin meylettiği taraf, istiharenin sonucudur. Buna göre hareket edin.
İstihare; bir kimsenin yapmak istediği bir şeyin kendisi için hayırlı olup olmayacağı konusunda bir işarete kavuşmak maksadıyla iki rekât namaz kılarak Allah’a dua etmesidir. Efendimiz aleyhisselam işlerinde istihareyi ashabına da çokça tavsiye etmiştir. Mümkünse böyle bir ibadet zihnin daha temiz olduğu yatmadan önceki vakitlerde olması daha çok tavsiye edilmektedir. İstihâre namazının kılınışı ise şöyledir: Birinci rekâtında Fâtiha’dan sonra Kâfirûn sûresi; ikinci rekâtında Fâtiha’dan sonra İhlas sûresi okunur. Namazdan sonra hadisi şerifte belirtilen “istihâre duası” yapılır. Yahut “Allah'ım ben filan işi yapmak istiyorum. Bu benim için hayırlı ise kalbime onu yerleştir. Değilse beni ondan uzak tut.” Şeklinde de dua edebilirsiniz. Bundan sonra yapılacak şey iki üç gün beklemektir. Aradan geçen üç günden sonra, o yapmayı istediği iş, kişinin kalbinde daha sempatik hale gelmiş ise istiharenin sonucu olumludur. Aksi olmuşsa yani, o işten soğumuş ise sonuç olumsuz demektir. Hiçbir sonuca ulaşamamış ise aynı şekilde istihare iki üç kere daha tekrarlanabilir. Mü’minin işinin sonrası için hayırlı olması ve kendisini hayra yöneltmesi adına Allah’tan yardım isteyebilir. İstihare, rüya görmek için yatmak değil Allah’tan hep hayırlı olanı isteme bilincine ulaşmaktır. Sonucunda rüya görmek diye bir husus yoktur, mü’minin kalbini hayra yönelmesi için dua etmesi vardır. Rüya gerekli değildir. Eğer gördüğü bir rüya, kalbinin ona ısınmasına veya soğumasına neden olmuşsa o rüya o zaman istiharenin sonucu olmuş demektir. Kısaca istihareyi bu şekilde özetleyebiliriz. Ancak tekrar belirtmek gerekir: Buradaki şart kişinin belli renkler veya cisimler içeren rüya görmesi istihare şartı değildir. Mü’min için bir sünneti ihya etmesi açısından güzel bir ibadettir. Elbette önemli bir husus var ki; istihare ile istişare etmek sünnete uygun olandır. Mü’min iki işe de muhtaçtır. Elinden gelen bütün çabaları gösterdikten sonra Rabbine manevi olarak danışması güzel olan bir husustur. Bu hususta bilinçli ve dengeli hareket etmek gerekir. Sizin için Rabbim bu hususta hayırlı ve güzel olanı göstersin ve kalbinizi iyiye meylettirsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Firma sahiplerini araştıracağız. Biz burada isim veremeyiz. Helal haram dikkat eden firmalar da var.
İmsak vakti, aynı zamanda sabah namazının da vaktidir. Dolayısıyla sabah namazına kadar yemekle imsaka kadar yemek aynı şeydir. Arap kardeşler dedikleriniz, takvimlerinde böyle yazdığı için ezana kadar yiyorlarsa sakıncası yok. Aksi takdirde oruç nedir onu bilmiyorlardır. Size tavsiyem Diyanet takvimini esas almanızdır, ayrıntılarda boğularak Ramazan ayını heder etmeyin.
Ağız dolusu kusmak abdesti bozar. Bu durumda abdestinizi yenileyeceksiniz. Orucunuza gelince: Oruçken kendi zorlaması ile ağız dolusu kusan kişinin orucu bozulur, orucu kaza etmesi gerekir. Kendi isteği dışında gelen kusmuğu AĞIZ DOLUSU OLMAK ŞARTIYLA geri çevirirse onun da orucu bozulur, kaza etmesi gerekir. Sizin özel bir durumunuz var; genelde böyle bir şeyle karşılaşıyorsanız bunu bir özür sayabiliriz, kaza etmeniz gerekmez. Genel ile kastımız da şudur: Her oruç günü böyle bir durum oluyorsa, genelde böylesiniz demektir. Haftada bir oluyorsa ya da sıcaklarda oluyor da soğuk günlerde olmuyorsa durumunuz özel değildir. Buna göre siz karar verebilirsiniz. Çok geçmiş olsun.
Anneliğiniz mübarek olsun. Çocuğunuzu da şimdiden, Meryem'in annesi gibi Allah'a adayın ama bu adama fiilen olsun, sözle Allah'a fiilen ise markalara adanmış bir çocuk olmasın. Size de yavrunuza da Allah sıhhat ve afiyet versin. Eğer sizin hamileliğinizi izleyen doktorunuz size orucu sakıncalı bulursa tutmayabilirsiniz. İyileştikten sonra tutamadıklarınızı kaza edersiniz. Tıpkı aybaşı günlerinizdeki gibi yaparsınız.
Bu durum Ramazan ayında olursa o günü kaza eder. Ramazan dışındaki nafile oruçlar için ise yapacak bir şey yoktur, başka bir nafile onun yerini tutar.
Hacda kurban kesen bir mümin evinde de kurban kesmez. Zira kurbanın şartlarından biri mukim olmaktır. Hacı ise misafirdir, mukim değildir.