Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm muhterem hocam. Fetvalarınızda Müslüman'ın kâfirin mirasını alamayacağını yazmışsınız. Ülkemizde çok sayıda kelime-i tevhid getiren ve her fırsatta bende Müslüman'ım diyen ancak namazsız, açıktan günah işlemekten çekinmeyen insanlar var ve benim de böyle bir babam var. Zahiren İslam alameti göstermeyen ama Allah ve Resul'ünü kabul eden, günah içinde çekinmeden yaşayan bir talihsiz durumu var. Babamın mirasını almasam onun küfrüne hüküm verdiğim sonucu çıkmaz mı? Resmen babamı gizliden tekfir ediyorum olacak. Mirası alsam 'ya hata edersem' diye korkuyorum? Bu kişilerle hukukumuz incecik çizgide. Nasıl hareket etmeliyim acaba?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Ailenizle sürtüşmeyin, okulu bırakacaksanız o da doğal bir bırakış olsun. Dersleriniz iyi olmadığı için bırakacaksanız bırakın. Ailenizin sizden beklentilerine karşı ezilebilirisiniz. Geniş düşünmeye çalışın, sabırlı olun. Allah'ın emirlerinden taviz vermeyin. Size dualar ederiz.
Aleykümselam.Dine hizmet sadece ders vermek değildir. İmtihan sadece hapse girmeye razı olmak değildir. Babanı, anneni ve çevreni kırmadan dökmeden idare edebilmek de bir imtihandır. Meseleye bu yönüyle bak. Bir de aşırı büyümeyi kaldırmak zor olabilir. Kuyumcu isen kuyumculuğu birinci iş, ders vermeyi de ikinci iş olarak yapmalısın. Elli kişilik bir kalabalık yerine beş kişilik kaliteli bir grup daha değerli olabilir. Şu hususu da sen ve nefsin bir de Rabbin baş başa düşünmende fayda vardır: Bunları yaparken bir dava heyecanı mı ağır basıyor sende yoksa bir gençlik hırsı mı? Bunu da test etmek için şöyle bir inceleme yapabilirsin? Bu çalışmayı sen kimin istişaresi ile yapıyorsun, bir alim, bir mürşit var mı etrafında? İki kitap alıp okumak, insanlara yön vermek için yeterli mi?
Aleykümselam. Bir mü'min, önce kendini düşünmelidir. Bu düşünce ile de, bulunduğu yerde Allah'ın razı olacağı durumda mıdır değil midir onu belirlemelidir. Eğer bulunduğu yerde mesela bir harama girmesi söz konusu ise ne baba ne de başka bir gücü dikkate alamaz. Acilen orayı terk eder. İkinci derecede de insanlara yararı dokunacak, dinine hizmet edecek ortamı arar. Sizin meselenizde bir de baba rızası var ama bu rıza öncelikli olarak birinci boyutun çözümü ile değerlendirilmesi gerekmektedir. Kendinize buna göre bir plan çizebilirsiniz.
Aleykümselam. Allah'ın razı olmayacağını bildiğiniz bir yerde babanız baskı yapsa bile bulunmamanız gerekir. Mü'min olmanız bunu gerektirir.İdare edilebilir bir durum varsa yani kendinizi koruyabileceğinizi görüyorsanız o takdirde babanızı üzmeyin.Ayrılırsan ne yapacağına gelince, mü'min bir hanımın böyle bir endişesi olmaz. Normalde vakit bile sana yetmez. Önce istikrarsızlıktan kurtul. Ne yapacağın, yapmak istediğin, yapabileceğin belli olsun. Ondan sonra vakit bile yetmeyecek sana.
Aleykümselam. Yine de babandan kopma, gücün kadar ona karşı iyi bir evlat olmayı tercih et. Doğru olan budur. Hata onda kalsın, sen iyi bir mü'min ol!
Aleykümselam. Bir olgunlaşma süreci yaşıyorsunuz. Kendinizi yetiştirmeye daha fazla önem vermelisiniz. Bir tür vesvesedir yaptığınız sizin. İyi ders çalışın. Haramlardan korunun. İbadetleri aksatmayın. Erkek/kadın ilişkilerinde dikkat edin. Örnek gördüğünüz alimleri izleyin, çalışmalarını takip edin. İstişarelerde bulunun. Nasihat dinleyin. Anne babanızın duasını önemseyin. Fasit bir arkadaş çevreniz olmasın. Ve sabredin. Hepsi bu kadar.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Normal insanda kaşlar bitişik olmaz. Bir kişinin kaşları bitişik ise bu bir tıbbî arızadır. Tedavi ile giderilebilir.
Selamünaleyküm. Salyangozdan yapılan ilaç kullanılabilir.
Selamünaleyküm. Bir bayan mü'min ise tesettürsüzdür diye evlenilmesinde dinen bir sakınca yoktur. Akıl ve hayata bakmak gerekir. Siz ise nasihat ve ricanın ilerisine gitmeyin; sizden soğumasın, kaçak iş yapmaya yeltenmesin.
Aleykümselam. Anneni bırakıp kimseye dönme sakın. Bin nişanlı bulursun da bir ana bulamazsın.
Selamünaleyküm. Bu saydıklarınız asla mahrem olamazlar. Tamamen yanlış anlaşılmış birşeydir.
Aleykümselam. Bu kıyaslamaya gerek kalmamalıdır. Siz annenizin evinde iken temizlikçi bulunan bir evde yaşıyordu iseniz, eşiniz size temizlikçi tutmalıdır, değilse bu onun insiyatifine kalır.Eşinizle aranızda bu tür konuşmalar kesinlikle sizin aleyhinizedir. Şeytan yıllar sonra bu sözleri büyümüş bir canavar olarak karşınıza çıkarabilir. O zaman pek pişman olacaksınız ama iş işten geçmiş olacak. Bunun yerine siz, esnek ifadelerle eşinizi rahatlatabilirsiniz. Meselâ, 'yapamıyorum' yerine 'yapmaya çalışıyorum' deseniz çok şey değişir.Size bir ağabey nasihati yapayım: Bile bile kuyunuzu kazıyorsunuz. Emsalleriniz tarlalarda çalışıyor, akşamları da bir ev idare ediyorlar. Onlar da kadın. Daha derin düşünün ve acilen eşinizle aranızı düzeltin. Kendinizi daha kabiliyetli, daha sabırlı olmaya zorlayın. Bir erkeğe verilmesi en riskli tavizi veriyorsunuz ona göre!