Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam hayat koşullarının, geçim şartlarının bizleri irtibatta bulunmaya mecbur ettiği, beraber çalıştığımız, Allah'ın emirlerine uymayan, günahlarını ulu orta yerde anlatmaktan çekinmeyen(faiz, loto, toto, iddia vs), asi iş arkadaşlarıyla (ya da yakın akrabalarımız olabilir) ilişkilerimiz ne ölçüde olmalıdır? Böyle kişilerle bir arada bulunduğumda imanımın zayıfladığını hissediyorum, böyle kişilere karşı nasıl davranmalıyım. Allah razı olsun. Dualarınızı bekliyorum. Allah'ın rahmeti, bereketi ve mağfireti üzerinize olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sizin duaya değil biraz akla ihtiyacınız var; deli misiniz, deli oyunu mu oynuyorsunuz? Çıldırdınız mı? Sadece kendinizi değil, mü'min bir toplumun ahlâkını çukura itiyorsunuz. Ateşle oynamayın. Allah'tan korkun. Ölümü unutmayın. Kabirde ne yapacaksınız? Orada yalnız kalmayacak mısınız?
Selamünaleyküm. Bizim Allah Teâlâ ile olan kulluk ilişkimizin, insanlarla olan ilişkimizde hataya gerekçe olması kabul edilemez. İnsanî ilişkilerimiz kesinlikle hakka dikkat ederek yürümelidir. Sizin üzerinizde bir yanlışlık varsa ve bunda duygusal davranmadığınızdan emin iseniz önce haksızlık edenleri ikaz edin. İkazınız işe yaramazsa makul ve yasal olan bütün yöntemleri kullanın.
Selamünaleyküm. Mümin, bu zamanda önce kendisini korumalıdır. Fitne ateş gibi her yeri sarmış durumdadır. İmanımız ciddi bir şekilde tehlikededir. Önce kendinizi korumayı gaye edinin. Onlar size tesir etmesinler. İkinci göreviniz de onlara iyi örnek olmaktır. En iyi yapacağınız şey, imanınızla oluşan kimliğinizi kıskandırmaktır. Tatlı konuşan, vakar sahibi, sözüne sadık, ibadet ihmal etmeyen, ahireti hesap eden bir mümin olduğunuz zaman onlar sizden istifade edeceklerdir. Böylesi, oturup onlara bir saat seminer vermekten iyidir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. İyi Müslüman olmak, Müslüman olmanın bedellerine de hazır olmakla mümkündür. Bu birinci ilkeniz olsun. İkinci olarak da, hayat bir mücadele içinde geçer. Hiçbir zaman size, yüzde yüz temiz bir ortam verilmeyecektir. Bulunduğunuz ortamı en iyi ortam yapmaya çalışacaksınız. Onu yapamadığınız takdirde de, olanı içinde iyi bir hayat yaşamaya çalışacaksınız. Bu ilkelerle yaşamaya çalışın.
Selamünaleyküm. Allah için çalışmak, hidayete vesile olmak, kötülüklerin kalkmasına gayret etmek şiarımız olsun. Uykumuzdan, işimizden, zevklerimizden feragat edelim. Bunu da din olarak bilip inanalım. Bunun için yaşayalım ama sonuçlara karışmayalım. Sonuçları tayin etmek ve yaratmak bizim işimiz değildir. Allah dilediğine hidayet edecek, dilediğini hayra yönlendirecek. Böyle bilelim, rahat ederiz.
Selamünaleyküm. Allah'ın haramlarına karşı bu gün değil de ne zaman siz Mü'min kimliğinizi koruyacaksınız? Onlar, insanlar ne der diye meylediyorlar da siz neden Allah ne der diye imanınızdan yana tavır koymuyorsunuz. Bu bir imtihandır; kimin ne zaman ne kadar Mü'min olduğunu görecek Allah elbette!
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Faizli bir işe bulaşmanız harama girmeniz olmuştur. Ondan tevbe etmelisiniz. O işi sürdürdükçe de bereketi olmayan bir işi sürdürmüş olacaksınız. Buna göre karar verin.
Selamünaleyküm. Pisliğe dokunmak abdesti bozmaz. El kirlenirse namaz kılmaya mani olur, yıkanınca o da sorun olmaz.
Selamünaleyküm. Böyle bir hadis vardır. Hadis ilmi ıstılahları açısından zayıftır. Zayıf olması da bir ilim olarak bilinmesini ama akidevi bir kaynak olarak bilinmemesini gerektirmektedir.
Selamünaleyküm. Vücudun herhangi bir yerinde kanamanın durması için yara bandı kullanabiliriz. Bunun abdeste bir zararı yoktur. Bandı sökmeden abdestimizi devam ettirebiliriz. Bandın abdestli veya abdestsiz takılması sonucu değiştirmez.
Selamünaleyküm. Kardeşim, Yanılan sensin. Hem de ciddi bir yanılgı içindesin. Yanılgın da iki noktada toplanıyor. Birincisi, iyi bir tesettürlü olmayı her şey zannediyorsun. Yanlış mı yanlış bu. Namaz veya tesettür; Allah'ın emirlerinden bir emirdir. Bunu yapan yapar, yapmayan da yapmaz. İnsan olmak ise bambaşka bir şeydir. Sen ikisini bir arada bulabileceğini zannediyorsun. Yanlış! Çok yanlış! Çok yanlış! Bulduğuna şükret, bulamadığını aramaya devam et. Ölünceye kadar da aramaya devam edeceksin. Tamamını bulan olmadı ki sen bulasın. İkincisi ise, ne demek susmak, küsmek, içine kapanmak? Olmaz böyle şey: İkaz edeceksin. İkazını takip edeceksin. İkinciye, üçüncüye, beşinciye hiçbir şey olmamış gibi ikaza devam edeceksin. Bütün peygamberlerin ortak taktiği ve bize bıraktıkları mirası budur. İçine kapanman, ona hatasında destek olmandır. Kabahatine de ortak olursun. Ayrıca bir iki nasihatime de kulak vermeni tavsiye ederim. Evlilik tarihinizi ve yaşlarınızı belirtmemişsiniz. Anlaşılan yirmili yaşlardasınız. Size nasihatlerimi dinleyin: a- İdeal başlayan, devam eden evlilik bu dünyada olmamıştır, olmayacaktır da... Dünya ideallerin hayalinin olduğu bir yerdir. Şeytanın en önemli ilgi alanlarından biri hatta en önemlisi olan evliliğin ideal olması mümkün müdür? Gerçekçi ol, bulduğunu ideale yakın duruma çekmeye çalış. b- Eşinin hatalarını konuştun ama faziletlerini konuşmadın. Olduğu gibi şeytan biri mi rastladı sana? Mutedil olmalısın; üç hatası bir iyiliği varsa iyiliği ile beraber an hatalarını ki şeytan, sürekli ateş ilave etmeye fırsat bulmasın. Hakkı unutma. Mesela sen, "ikaz edince bir süre düzeliyor" diye not etmişsin. Bu güzel bir şeydir. Demek ki eşinin düzelmeye istidadı var. Zaman gerekiyor, yoğun ilgi ve mesai gerekiyor. c- Eşinizin genç bir bayan olduğu anlaşılıyor. Bayanların etkilenme ve etkileme güçler çok yüksektir. Bunu da unutma. Ona iyi bir çevre oluşturmaya çalış. Kaşlarını aldırıyorsa, kaş aldıran biri ile oturmuştur, kaş aldırma muhabbetlerini dinlemiştir. Önce sazlığı kurut, sineklerle mücadelen kolay olur. d- Genç bir kadın ve genç bir erkek olarak, evliliğinizin başında bulunuyorsunuz. Bedenleriniz ateş gibi cinsellik doludur. Siz neden yatak odalarını daha aktif kullanarak, Kur'an'ımızın size gösterdiği aile modelini geliştirmiyorsunuz. Yatak odasını iyi kullanabilirseniz, bütün bu anlattıklarınız geçmişte olup bitmiş masallara dönüşür. Yanlış yerde beklemeyin, evliliğin kuruluşu, yaşaması, hayatiyeti, aktifliği, bereketi, maneviyatı yatak odasındadır. Yüzde yüz oradadır. Mutfak, oturma odası ve diğer ne biliyorsanız evlilik oralarda kâğıt üzerindedir. Dön yatak odasına doğru, oradan bak eşine. Oradan gördüğünü değerlendir. e- Bir önceki paragrafta sana anlattıklarımı düşündüğünde, beni meseleyi yanlış yönlendirdiğimi söyleyerek tenkit edeceksen o zaman sana iki sözüm olur. Birincisi, sen eşini bedensel olarak beğenmedin de bu itirazlar gözünde büyüyor. İkincisi de, evliliğin ne demek olduğunu, bedenlerin eşler üzerindeki etkisini bilmiyorsun. İki durumda da gelişmen gerekir. Allah Teâlâ seni, imandan sonra en büyük nimetlerden biri ile iç içe tutmaktadır. Beceremeyen sensin. Severek, okşayarak, gülerek, kaş çatarak, öperek, gıdıklayarak ama helal olan sınırında kalmak kaydıyla her şeyi yaparak elindeki nimeti kullanacaksın. İffeti ile alakalı bir iddian olmadığı sürece haksız sensin. Yemek yapamaması, bulaşıkları bekletmesi senin beceriksizliğindir. İş takip etmez, kenara çekilip susarsan olacağı budur. Erkekliğini kaçarak değil işini takip ederek göster. Çantasını yenilemek istiyor olabilir, çevresini kontrol et, eli senin üzerinde olsun, çantaya sokacak el bulamasın. Bilmem anlıyor musun? Hayat budur. Evlilik, tam tamına senin tarif ettiğin sorunların üreme merkezidir. Öyle evlendi insanlar, öyle yaşadılar, kazananlar öyle kazandılar. Çocuk konusunda bir süre daha bekleyebilirsin ama senin için süper ana yaratılmayacağını unutma! Sonunda ya çocuklarının anası o kadın olacak ya da yağmurdan kaçarken doluya tutulduğun bir kadın; tercihini yap... Bir de dua etmeyi unutmayasın.
Selamünaleyküm. Şeytana alet olmayın ve bu işi unutun. Şeytan sizi meşgul edip hayatınızı karartmaya çalışıyor.