Fetva Meclisi
Soru
Bir erkek hanımını aldatırsa bunun hükmü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bunun adı, ateşin içinde bir ateş daha yakmaktır.
Zina yapan bir erkek veya kadın, zina yapmamış biri ile evlenebilmesi için o günahından tevbe etmiş olmalıdır. Bunun dışında fiili zina yapmamış birinin bir başkası ile evlenmesinde ilke olarak sakınca yoktur. Bu rezilliği yapmış olanın önce insanlığına dönmesi gerekiyor. İslam, insanlığını muhafaza edebilenlerin dinidir.
Selamünaleyküm. Zina, sadece o bilinen işin adıdır. Onun dışındaki işlerin adı zina değildir. Düşük ve çirkin işler olarak onlar da haramdır ama adı zina değildir.
Zina yapmış olmak demek büyük bir haram işlemiş olmak demektir. O büyük haramı işleyen birisi daha sonra tevbe etti ise tevbesinden sonra o da tertemiz bir mü’mindir. Ona ait özel bir hüküm aramaya gerek yoktur. Tevbe etmemiş veya hâlâ o işi yapmaya devam ediyorsa elbette öyle bir ortak bereketin kenesi olabilir. Onunla ortak olmamayı tercih etmemiz yakışır ama “ortaklık yapılmaz” diye de bir kural yoktur. Zinanın haram olduğunu kabul etmeyen ve böylece dini olmayan birisi ise kâfir ile nasıl davranılıyorsa ona da öyle davranılır o zaman.
İnsan, haddini aştıktan sonra uçurumun neresinde durabileceğini kestiremez. Bugün insanlık artık haddini aşmış, nereye gittiğini, ne yaptığını bilemez duruma gelmiştir. Allah Teâlâ sonumuzu hayır kılsın, imanlarımızı muhafaza buyursun. Müdafaayı nefis dışında bir insan öldürenin ahireti hüsrandır. Erkek veya kadın olması bu sonucu değiştirmez. Bunu bilmeliyiz.
Aleykümselam. Böyle bir nikâh yapan haram işlemektedir. Bu haram da ağır haramlardan biridir. Haram işleyen biri dinden çıkmış olmaz. Dinden çıkmadıkça da bir erkek, karısının nikâhı ondan düşmez. Bu durumda sizin, kadınlık gayreti ile eşinizin bir haramı irtikâp etmesi arasında hangisinin daha ağırlıklı etkisi altında olduğunuzu iyi kestirmeniz gerekir ki, özel nefretinizle dini heyecanınızı karıştırmış olmayasınız. Eğer bu konuda kalbiniz mutmain ise yani o haramı hafif gördüğü için bunu yaptığınızdan emin iseniz, öyle bir erkeğin karısı olmamayı istemenizde sakınca yoktur. Ne var ki aradaki bu çizgiyi yani iki durum arasındaki farkı iyi tespit etmelisiniz. Sabırla ve teenni ile hareket edin. Allah yardımcınız olsun.
aldatan erkek konusundaki diğer fetvalar
Kocanızla ilgili söz söyleyebilmek için onu iyi tanımak gerekir. Genel bilgiler üzerinden net/keskin cümleler beklemeniz kocanıza haksızlık olur. Örneğin bazı soruların cevaplarının bilinmesi gerekir. Eşinizle ciddi ve net bir konuşma yaptınız mı? Onun bu davranışlarının sizi ne kadar yıprattığını, evliliğinizi tehdit ettiğini açıkça dile getirdiniz mi? Bir danışmandan veya aile büyüklerinden yardım alabilir misiniz? Eşinizin değişme ihtimali var mı? Yoksa sadece yakalanınca vazgeçip sonra devam mı ediyor? Boşanma elbette kolay bir karar değildir. Ancak sürekli sadakatsizlik içinde olan, sizi değersiz hissettiren, psikolojinizi bozan ve huzurunuzu yok eden biriyle yaşamak sizi de çocuklarınızı da olumsuz etkiler. Çocuklar anne ve babanın ilişkisini görerek büyürler. Eğer sürekli tartışmalar, ihanetler ve mutsuzluk içinde bir aile ortamı olursa, onların ruh sağlığı da zarar görür. "Çocuklarım için katlanıyorum." diyorsunuz ama çocuklar mutsuz bir anneyle büyüyerek sağlıklı bireyler olamazlar. Sizin güçlü ve mutlu olmanız onlar için en iyisidir. Bu konuyu kocanızla çözme imkânı bulamazsanız aile büyüklerinizin desteğini almanızı tavsiye ederim. Yalnız kendi başınıza karar almayın. Allah sizlere çıkış yolu nasip etsin.
Eşinizin yaptığı şey, Allah katında çok çirkin ve ağır bir vebaldir. Evli olduğu hâlde başka kadınlarla ilişkiler kurması hem zina günahına yaklaşma hem de emanete hıyanet demektir. Eşiniz ahirette bunun hesabını verecek. Ama siz onun kötülüğüyle değil kendi duruşunuzla değerlendirileceksiniz. O’nun vebali kendine, sizin sabrınız size sevap olur. Sürekli ihanet varsa, güven bitmişse ve huzur tamamen yok olmuşsa, kadın boşanmayı talep etme hakkına sahiptir. Ama siz çocuklarınız için, maddi sebeplerle ve belki de son bir umutla ayrılmayı göze alamıyorsanız… Bu da günah değildir. Çünkü sabırla sürdürmek de şahsî bir tercihtir. Lakin bu sabır, sizi tüketmemeli. Allah’a sığınmaya devam edin. Kendi değerinizi bilin. Eşinizin yaptığı sizin değersizliğinizin değil onun ahlâksızlığının göstergesidir. Kendinizi ihmal etmeyin. Zihinsel ve fiziksel yorgunluğunuzu azaltacak meşguliyetler edinin. Güvendiğiniz birkaç dost, kitap, ders halkası ya da hayırlı meşgalelerle iç direncinizi canlı tutun. Eşinizle açıkça konuşun. Yumuşak ama net bir şekilde bu durumun sizi nasıl çökerttiğini, affetmenin sınırına geldiğinizi, eğer tevbe ve değişim göstermeyecekse artık sabrın tükenmekte olduğunuzu ifade edin. Güvendiğiniz bir aile büyüğü veya bir hoca ile yüzleştirme yapmayı düşünün. Bazen üçüncü bir ses, kişiyi toparlayabilir. Son olarak şu şekilde dua edebilirsiniz: “Allah’ım! Kalbimi daraltan her şeyden Sana sığınırım. Gönlümde olanı ancak Sen bilirsin. Beni sabırla, ferasetle ve hayırla çıkar bu imtihandan. Eşimle aramızdaki kötülüğü hayra çevir ya da beni hayırla ayır. Kalbimi huzurla, bedenimi afiyetle, yolumu rahmetinle donat” Allah size kuvvet versin, hayrınıza olan neyse onu nasip etsin.