Fetva Meclisi
Soru
Selamun Aleykum hocam, Allah sizden razı olsun hocam sizden çok fazla yararlanıyorum, birçok şeyi sizden öğrendim. Hocam ben namaza başlayalı 5 ay falan oluyor daha önce hiç bir ibadetimi yapmadığım gibi çok fazla inancı olan biri değildim, ama içimde hep bir huzursuzluk olurdu ara ara. Ama hep inanmadığımı söyler iddia ederdim; hayatin böyleydi. O dönemler iş aradığım bir dönemdi iş ararken de haram ve helale dikkat etmeden iş arıyordum. Bankada da çalışmayı düşünüyordum, ama şu an kesinlikle düşünmüyorum, o dönemde merak ettiğim için Kuran meali okudum. Geceleri okudukça farklı düşünmeye hayatı farklı algılamaya başladım, daha önce aklıma takılan cevabını kendimin verdiği birçok sorunun cevabını Kuran’da buldum. Çok şükür daha sonra namaza başladım ve tövbe ettim. Daha sonra daha çok araştırmaya başladım; namaz kılmaya devam ettim. Hayatımı Allah’ın rızasını nasıl kazanabilir diye düşünmeye başladım. O dönemlerde içimde hep ölüm korkusu olurdu; her dakika, her namazda ölüm korkusu yaşardım. Her şeyden ölüm sonucu çıkarırdım kendime. Ölüm haktır diye telkinde bulunurdum. Çok şükür bunları atlattım ve ramazan ayına geldim hocam orucumu en iyi şekilde tutmaya gayret ediyorum. Bu zamanlarda da etrafımı değiştirmeye çalışıyorum. Ailem İslami inançlara uygun yaşayan bir aile değil. Yavaş yavaş onları da değiştirmeye çalışıyorum. Bazen kavgalar oluyor ama sakinlikle çözmeye çalışıyorum. Faizin haram olduğunu anlatmaya çalışıyorum vb. Hatta bu durumumun geçici bir bunalım olduğunu öne süren insanlar da oldu. Kaç gün dayanacaksın namaz kılmaya; bir aya bırakırsın sen, böyle değildin gibilerinden insanlar var. Hatta cinci hocaya bile götürmek isteyen oldu ama o dönem içimde hep bir korku vardır: ölüm, Allah’ın rızasını kaybetmek, imanlı bir hayat yasayamamak, cehennem, cihat edememek… Sonra iş bulamadım. Ailem pazarcı ben de pazarda eşarp, şal satmaya karar verdim ve satısına başladım. Ama sizin verdiğiniz fetvalar sonucu bunların renklilerini satmanın caiz olmadığını öğrendim ve ben de bırakmaya karar verdim. Yani hocam hayatımı Allah’ın istediği gibi yaşamaya karar verdim. Bu yönde mücadele etmeye çalışıyorum kendimce, ailem cemaatlere sohbetlere gitmeme izin vermiyor. Hatta giden birine selam dahi vermem konusunda katılar. Bu Fetö olayları sebebiyle tüm cemaatlere bu gözle bakıyorlar. Sonra hocam Ramazanda oruç tutmaya başladım. İlk iki gün çok huzurluydum akşamları kuran meali okuyordum. Şu an Arapça bilmiyorum ama öğreniyorum. Kuran okurken içime bir şey oldu; içim daha önce sıkılırdı, bir korku olurdu ama su an düşünüyorum o korkuda bir haz bir lezzet vardı. Daha önce namazlarda aklıma birçok şey gelirdi; korku özellikle ama bununla mücadele ederdim. Bu mücadeleden de lezzet alırdım, ama su an sanki boşluktayım hocam. Namazlarımı, orucu ve kuran öğrenmeye ve tefsir derslerine devam ediyorum. Ama korkuyorum hocam imanımı kaybetmekten. Bu korku sakin bir korku içim boş sanki hocam. Eskiden olan korkularımı tarif edemem ama su an onları arıyorum. Korkuyorum ama sakinim; bos bir sakinlik var hocam. Hep dua ediyorum Allah’a iman ve hidayet için. Eskiden Kuran okununca bazen namaz kılarken ağlardım hocam, simdi bazen namazlarda başka şeyler düşünüyorum, şaşırıyorum; baştan sağma kılıyor gibiyim namazları. Bunun da bir sınav olduğumu düşünüyorum hocam ama korkuyorum. Ama bu korku samimiyetsiz bir korku gibi. Şu an hocam ne yapmam gerekiyor hocam; ilk iki gün tuttuğum orucun tadını arıyorum. İçimde samimiyetsizlik, hissediyorum. Gün içinde bazen bunu hissetmiyorum hocam ama durum böyle ne yapabilirim? Eski hayatıma geri dönmek istemiyorum hocam, ne yapabilirim? İmanımı ihlasımı nasıl artırabilirim hocam? İçimde bir sakinlik var hocam…
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Yapacağınız tek iş var o da, o kişiden kesinlikle uzaklaşmanızdır. İradesi zayıf ve çürük bir dal olarak onunla bir arada durmamalısınız. Kendinizi kurtarın. Duygularınıza esir olmamalısınız.
Selamünaleyküm. Esasen herkesin ölümü bu şekilde hatırında tutması gerekiyor. Siz olmayacak bir durumda değilssiniz. Ne var ki kendimizi o kadar dünyaya kaptırdık ki, ölümü hatırlamak bile bizi rahatsız ediyor. Allah Teâlâ annenize rahmet etsin, size ve yakınlarınıza afiyet versin. Şu anda sizin vazifeniz, annenize rahmet olacak işlerle meşgul olmaktır. Sizin bir fatihanıza ne kadar muhtaçtır bir bilseniz. Her namazdan sonra ona dua edin, onun için istiğfar edin. Ölümden de korkmayın; ölüme hazırlıksız yakalanmaktan korkun. Her şey Allah'ın kaderi ile oluyor. Çatlasak da büzülsek de olacak olan değişmeyecek. Sabırlı olun. Her gün en az beş sahife Kur'an okuyun. Kısa bir zaman sonra rahatladığınızı göreceksiniz. Bu ara ölümle ilgili kitap okumayın. Annenizin ölümü ile alakalı muhabbetlere katılmayın. Umutlu olun, yıkılıp şeytanın kucağına düşmeyin. Allah yardımcınız olsun. İyi haberlerinizi bekliyeceğiz.
Selamünaleyküm. Bir kere şunu bilin: Allah Teâlâ sizi, ateşin kenarından çekmiş almış. Buna şükredin. Bir daha da o ateşin yanına yaklaşmayın. Haram bir sebeple bağlantı kurduğunuz kişiden tamamen kopun. Selamı da kesin. Şeytan bir selamdan bin fitne üretebilir. Dikkatli olun. Kalbinize huzur veren o mekânı da iyi değerlendirin.
Selamünaleyküm. Burada düzeltilmesi gereken bir nokta var: Bulunduğunuz iş size göre değildir. Kendinize daha dolgun ve rahat edeceğiniz bir iş bulun.
Selamünaleyküm. Bir kere bu durumu sizden başkasında olmayan bir sıkıntı olarak görmeyin. İman eden her mü'min insan, benzeri sıkıntılarla bu hayatı yaşar. Bunun alternatifi yoktur. Peygamberlerin hayatını dinlemiyor musunuz? Onların çektiklerine bakmamız gerekir. Biz, onların çektikleri yanında saray çocuğu gibiyiz. Önce bu bakışınız değişsin, kendinizi gereksiz yere helak etmeyin. İkinci olarak da, bedeninizin milim milim büyüdüğü gibi mü'min şahsiyetiniz de milim milim gelişecektir. Bir günde olgunlaşmayı beklemeyin. Sabırlı olun. Size düşen, yılmadan direnerek sabretmektir. Usanmayın, devam edin direnmeye. Ancak böyle yaparsanız şeytanı mağlup edebilirsiniz. Okumaya gelince de, bir ilmihal kitabı bulup onun abdest ve namaz bölümlerini didik didik edin. Defalarca okuyun. Hem bilginiz gelişsin hem de okuma zevkiniz. Namazlardan sonra dua etmeyi ihmal etmeyin. Son olarak da sizin dertlerinizden anlayacak bir arkadaş grubuna katılmanız iyi olur. Onu araştırın. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ size sabır versin. Bulunduğunuz şehir, lise sizi bunaltmış olabilir. Başka bir yere nakil aldırabilirsiniz. Hayat gündeminizi biraz daha yoğunlaştırın. Kendinize iş üretin. Kabiliyetiniz doğrultusunda hobiler bulun. Mesela yazmayı deneyin. İyi bir kitabı tercüme edin. Bayan arkadaş çevrenizi yenileyin. Muhakkak Kur'an okuyun. Günde beş sayfa Kur'an şifa niyetiyle okusanız içiniz huzur dolar. Hususi ve sık sık dua vakti edinin kendiniz. Özellikle de yatarken dualarınız olsun. Önceleri bir iki dakika, git gide de beş on dakika şeklinde olsun. Uykuyu düzene koyun.