Fetva Meclisi
Soru
Hocam Allah razı olsun inşallah. Benim kafama takılan bi soru var kendi imkanlarımla cevabına ulaşamadım. islamiyet hicri takvim ile bağdaşlaşmaktadır diye biliyorum. Oruc hilal ile . Cuma namazıda hicri takvime göre cuma günü kılınması gerekmiyor mu. Rasulullah efendimizin pazartesi ve perşembe günü tuttugu sünnet oruclarıda hicri güne göre tutmamız gerekmez mi? Senelik günleri farklı olan bu 2 takvimin günleri yanı güne denk gelmekte midir? Gelmiyorsa ne yapmamız gerekmektedir.
Cevap
Benzer fetvalar
Şeriatımız, namazını güneşe endeksli, oruç ve haccı ise aya endeksli kılmıştır. İbadetlerde ‘neden?’ sorusunun tek karşılığı vardır. O karşılık da şudur: Allah Teâlâ imtihanı böyle murat etmiştir.
Selamünaleyküm. Bu konuda o kitabı kaynak olarak kabul etmeyebilirsiniz. Hadislerde öyle bir bilgi yoktur.
Mesele takvimin miladî veya hicrî olmasından değildir. Hilalin izlenerek veya izlenmeden oruca başlanması ile bir mesele oluşmaktadır. Bu da üzerimizde otorite Kur'an sistemin dinimizin inceliklerine riayet etmesi ya da yok saymasının sonuçlarından biridir. Orucumuz ve haccımız açısından bizim gibi fertlerin endişe edilecek bir durumu yoktur inşaallah.
Elbette, takvimimizin hicrî takvim olması yani ayları sayarken muharrem, safer... diye başlamamız iyi bir Müslüman olmamamızın birincil maddelerinden değildir. İmanla direkt ilgili bir konuda da değildir bu. Zira imanın şartları bellidir, iyi Müslüman olmanın çizgileri bellidir. Ancak meseleyi sadece bir hicri ya da miladi takvim olarak görmek de isabetli değildir. Takvim konusunu hızlı bir şekilde taradığımızda şu ayrıntılar dikkatimizden kaçmayacaktır/kaçmamalıdır: Dini kaynaklarımız yani Kur'an ve hadisler direkt veya dolaylı olarak takvimden söz ederken hicri takvimi önümüze koymaktadır. Ümmetimizin ilk neslinden itibaren de istisnasız bütün yapılanmalar ve önderler bu ilkeyi esas almışlardır. Bugün ve yarın takvim konusunda ilk nesillerle farklı bir noktada durmamız neticede onlarla aramızdaki bir mesafe olarak duracaktır. Kur'an'ımızın önümüze koyduğu HARAM AYLAR hicri takvimle takip edilebilecek aylardır. Hicri takvim yok kabul edildiğinde kitabımızın bu açık emri de yok duruma getirilmiş olur. Ramazan ve orucu, bayramlar, hac ibadeti, zekat ibadeti hicri takvime göre belirlenebilir. Hicri takvime uyulmadığında bu temel ibadetlerde bile sorunla karşılaşılacaktır. Buluğa erme, kadınların iddeti gibi bazı hukuki meselelerde kameri aylar yani hicri takvim esas alınmaktadır. Bunlara ilave olarak bir de İslam'ı hayatın her alanına kendi damgasını vuran, yabancı kültürlere karşı kendini koruyan bir din olarak algıladığımızda da takvimin de İslam ümmetinin ilk neslinde kullanılan takvim olması gerektiği ortaya çıkacaktır. Belki birinci sırada bir konu değildir ama bu ümmetin konusudur. Biiznillah da bir gün tekrar uygulanacaktır.
Selamünaleyküm. Günleri Amerika'nın keşfetmediğini, insanlığın çok eski dönemlerden beri gün bildiklerine inanabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Yörenizdeki âlimlerin fetvasına göre hareket etmelisiniz.
cuma namazı konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Buluğ çağında olan ve namaz fıkhını bilen biri Cuma ve diğer namazları kıldırabilir.
Selamünaleyküm. Kıldırmasında bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Yanılmışsınız, hemen cumaya dönün. Zanla bir ibadet ihmal edilemez.
Selamünaleyküm. Cuma namazını üç kere üst üste kaçırmayacak bir program yapmalısınız.
Selamünaleyküm. Cuma namazının özel şartlarının olduğu doğrudur. Sizin bağlı olduğunuz müftülüğe müracaat edin, size 'olur' belgesi versinler rahat edersiniz.
Selamünaleyküm. Mü'min kadırlara Cuma namazı farz değildir. Cuma namazını kılarlarsa sahih olur yani öğlen namazı kılmaları gerekmez o gün için. Secdede ise salavat getirmek yoktur. Allah razı olsun sizden. Dualarınızı beklerim.