Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam, hocam belki de çağımızın en büyük problemi olan imani eksiklik için insanlara. Gerçekleri nasıl anlatırız yöntemimiz ne olmalı. Yaş gruplarına göre nasıl anlatmamız nasıl uygun olur. Yani küçük kardeşime anlatırken nasıl bir yol izlemeliyim, akranım olan arkadaşıma nasıl, benden büyük olanlara nasıl anlatmalıyım.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Her şeyden önce bilmek gelir. Bir kere anlatacak olan kulaktan dolma değil yürekten gelme bir bilgi sahibi olmalıdır. İkinci olarak da, anlatmayı bilgi aktarımı olarak değil Allah için yapılacak bir iş olarak ya da cihat olarak görmelidir. Üçüncüsü de bunu yaparken ihlâsla yapmalıdır ki Allah onu amel olarak kabul buyursun. Dördüncü olarak da mesela eskilerden bir İhya ya da benzeri bir eser okumalı, insana nasıl hitap edeceğini bilerek iş yapmalıdır. Ya da mevcut zamanda yazılmış insanı anlatan eserlerden okunarak konuşma yapımalıdır. Ama şunu hiç unutmamalıyız: Kalpler Allah'ın elindedir, O dilediğinin kalbini açar, dilediğini kilitler. Tesir ettiren O'dur. Buna göre yaptığmıızda ihlâslı olacağız ki müessir olabilelim.
Selamünaleyküm. İnsanlar, etkisi altında kaldıkları kimselerin sözünü dinlerler. Talebe, arkadaş, dost gördüklerine sıradan biri olarak bakarlar. Bu da sizin, bulunduğunuz konumun hakkını vermiş biri olmanızı gerektiriyor. Mesela yaşınızın yirmi beş olduğunu kabul edelim. Yirmi beş yaşında otuz yaş olgunluğu ve kimliği gösterebildiğiniz zaman siz, herkesin kendisini taklit etmek istediği, ağzından söz beklediği kimse olursunuz. Bu din meselelerinde de böyledir dünya meselelerinde de.
Selamünaleyküm. Önce bu mantığı terk edin; geçmişi, hatalarınızı irdeleme yerine, oturun neler yapabileceğinizi düşünün. Yapabileceğinizi düşündüğünüz en kolay işten başlayarak bir çalışma planı yapın. İş bitirin, biten işin yerine yenisini başlatın. Böylece raya girmiş olursunuz. Sorunlu insanları örnek almayın. Gerekiyorsa çevre değiştirin, şehir değiştirin. Kur'an okuyun. Bir ilimi meclisine katılın.
Aleykümselam. Şeytanın önemli oyunlarından biri de hata ettirip sonra da o hata ile zihni çalkalamaktır. İfadeleriniz gayet hassas: Allah'ın kararına kalmış olmak iyi bir seviyedir. O seviyeden sonra inmeyin insanların seviyesine. Yürüyün gidin, aşın vadileri. Yolunuz açık olsun.
Selamünaleyküm. Sizin duaya değil biraz akla ihtiyacınız var; deli misiniz, deli oyunu mu oynuyorsunuz? Çıldırdınız mı? Sadece kendinizi değil, mü'min bir toplumun ahlâkını çukura itiyorsunuz. Ateşle oynamayın. Allah'tan korkun. Ölümü unutmayın. Kabirde ne yapacaksınız? Orada yalnız kalmayacak mısınız?
Selamünaleyküm. Allah için çalışmak, hidayete vesile olmak, kötülüklerin kalkmasına gayret etmek şiarımız olsun. Uykumuzdan, işimizden, zevklerimizden feragat edelim. Bunu da din olarak bilip inanalım. Bunun için yaşayalım ama sonuçlara karışmayalım. Sonuçları tayin etmek ve yaratmak bizim işimiz değildir. Allah dilediğine hidayet edecek, dilediğini hayra yönlendirecek. Böyle bilelim, rahat ederiz.