Fetva Meclisi
Soru
Es-Selamünaleyküm hocam. Ben genç bir diyanet personeliyim imam hatibim. Benim sıkıntım devletin bize tahsis etmiş oldugu maaşla alakalı bu maaşı hakedip etmeme konusunda çok büyük sıkıntım var paraya düşkün bir insan degilim hocam görevimi eksiksiz yapmaya gayret ediyorum ama yinede maaşla imamlık yapmak teblig görevinde bulunmak agrıma gidiyo ben bundan dolayı görevi bırakmayı düşünüyorum bana yardımcı olursanız sevinirim hocam Allah'a emanet olun...
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu şekilde düşünmenizin bir dayanağı yoktur. Size verilen maaşla size takdir edilen görev arasında denge kurabiliyorsanız, o maaş size helaldir. Bunun ilerisine geçerek, bulunduğunuz noktayı dine hizmete çevirirseniz, bulunduğunuz makamın da hakkını verecek bir düzeye gelmiş olursunuz. Bu da Allah'ın rızasını kazanmak demektir. İmamlık kurumu ne yazık ki basit bir memurluk seviyesine düşürüldü. Mademki bu denli ince düşünüyorsunuz, kalın orada da bir camide daha Allah'tan hayâ ederek namaz kıldıran bir imamımız bulunsun. Kendinizi fıkıh bilgisi açısından yetiştirin. Kur'an okumanızı ilerletin. Halkla ilişkilerde vakur durun. Siz büyük bir ribat görevindesiniz. Allah işinizi kolay etsin.
Selamünaleyküm. Para için dini öğretmekle, din öğretmekten para almak arasında fark vardır. Sizden başka din öğretecek kimsenin bulunmadığı bir yerde öğretmek size farz olmuş demektir. O takdirde ücret talep etmeniz caiz olmaz. Bunun dışında ücret karşılığı öğretmenizde sakınca olmaz. İki durum arasında ise bereket farkı muhakkak vardır. Ücret aldığınız bir işte kat edeceğiniz mesafe, sırf Allah rızası için yaptığınızın yanında gayet cılız kalacaktır.
Selamünaleyküm. Memurluk, çalışma azmi olmayan tembelliğe meyilli insanların tercihidir. Taştan su çıkaracak insan olmak gerekir. Başka bir iş yapamayacaksanız memur olun ya da muhakkak sizin doldurmanız gereken bir boşluk varsa o zaman da mecburen memur olun. Fakat hiçbir şekilde bu durum sizin hantal kalmanızın nedeni olmasın.
Aleykümselam. Dinimize hizmet etmek için şu veya bu iş sahibi olmak gerekmez. Her mü'minin dini için yapabileceği pek çok şey muhakkak vardır. Alim olma yöntemi ile hizmet etmeyi kastediyorsanız o ilme meyilli bir kabiliyetinizin olmasını gerektirmektedir. Bunun da bulunup bulunmadığı bu zamana kadar anlaşılmıştır. Dert etmenizi gerektiren bir durum yoktur. Siz önce İYİ BİR MÜMİN olma gayesi ile hareket edin. İyi bir mü'min oldunuz mu zaten dininiz sizden istifade etmeye başlar. Gerisini de Allah önünüzü açarak ne yapacağınızı size gösterir.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ sıhhat ve afiyet içinde olmayı size ve bize nasip kılsın.Zannederim siz bir nebze abartıyorsunuz durumunuzu. Sırf bu nedenle Diyanet'ten ayrılacaksanız boşuna ayrılmayın. Gidebileceğiniz hiçbir yer yoktur. Bu düşüncenin yerine iki şeye dikkat edin. Birincisi, bu hassasiyeti onun da taşıyacağı ve şehir kültürü almamış bir hanım kızla evlenin. İkincisi de, evliliği Gazze'de Yahudi'ye karşı nöbet tutmak şeklinde bir cihat kabul edin. Görürsünüz ki, sıkıntı kendiliğinden gider. Yalnız anlattığınız durum, kısa bir zaman sonra vesveseye dönüşecek nitelikte duruyor. Değil bir kadınla aynı evi, siz bir komşu ile aynı sokağı bile paylaşamazsınız bu durumda maazallah. Biraz daha rahat olmaya çalışın. Hemen evlenin, bunun hastalığa dönüşmesine fırsat vermeden evlenin. Derdiniz evlilik olduğu kadar tek çareniz de evliliktir. Gerekiyorsa bunun için doktora bile görünebilirsiniz. Size dualar ederim. Dualarınızı beklerim.
Selamünaleyküm. Amirinizle görüşün, size izin verirse böyle devam etmenizde sakınca olmaz. Sorumluluğu onun alması durumunda siz kurtulursunuz.