Fetva Meclisi
Soru
Dört yıl öncesine kadar hayatım tamamen viraneydi, yani öyleymiş. Çok günahlar işledim. Ama 3-4 senedir namazlarımı kılıyorum, Kur’an okuyorum, kapandım ve evden hiç çıkmıyorum. Aynı zamanda nişanlıyım, Allah’ın izniyle bu sene düğünüm de var. Hocam, şu an ilahiyat okuyorum, inanın, dinimizle ilgili hiçbir şey bilmiyordum. Dört senedir kendimi geliştirmeye çalışıyorum. İlk namaz kılmayı öğrenmekle başladım, sonra sure ezberledim, sonra kapandım, sonra da Kur’an öğrendim, hem de kursa gitmeden. Şimdi ise ilahiyatı bitirip Kur’an kursu hocası olmak istiyorum. Ama kafamda çok şey var; ‘neyine senin öyle bir makam’ diyorum. Sonra, ‘ama ben kendimi geliştirdim, daha da geliştireceğim, insanlara faydalı olabilirim’ diyorum. Şu an sohbet grubumuz var, sohbet veriyorum yakın çevreme; çok şükür çok yararlı oluyor, gelenler de çok hoşlanıyor, güzel anlatıyorsun diyor. Ama ben yine de işlediğim günahlardan ötürü kendimi layık göremiyorum. Çok tevbe ettim ve biliyorum ki Rabbim affetti. Çünkü samimi bir tevbeyi Allah affeder. Kur’an kursu hocası olursam ilçemdeki insanlar ‘bu mu Kur’an kursu hocası olmuş, o kadar günahı var’ derler diye de utanıyorum. Kimsenin tevbe etmiş, dönmüş temizlenmiş diyeceğini düşünmüyorum. Allah için bir şeyler deyin. Kendi kendimle savaşıyorum. Bir yanım diyor; Hz. Ömer de peygamberimizi öldürmeye gidiyordu ama sonra Müslüman oldu. O dönemde herkes kâfirken, putlara taparken, çocukları öldürürken Müslüman oldular, hem de tertemiz. Ama bir yanım da diyor ki; sen layık değilsin, sen Müslümanken işledin o günahları. Belki allah affetti ama insanlar unutmaz, seni dikkate almazlar, gerçek bir hocaya gösterdikleri saygıyı sana göstermezler. Hocam bana bir yol gösterin, bir akıl verin, şayet benim aklım bana yetmiyor. Ne yapmalıyım, Kur’an kursu hocası olmalı mıyım yoksa vaz mı geçmeliyim?