Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben psikolog olarak çalışıyorum ve geçenlerde bir televizyon kanalına canlı yayına çıktım. tesettürüme riayet ettim fakat bazı arkadaşlarım bunun uygun olmadığını söylediler. İlmimin zekâtını ekranlarda vermem uygun değil midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadının sokağa çıkabileceği kıyafetle ve sokakta konuşur tarzı ile televizyona çıkmasına bir ruhsat bulunabilir ama bunun sonuçlarını düşünen bir kadın onu yapmamalıdır.
Meseleye şöyle bakabiliriz: Kadının sesi erkeğe, özellikle bir salma ve savrulma denebilecek ölçüsüzlük yoksa haram değildir. Bu şu anlama geliyor: Kadının sesi ile erkeğe hitap etmesi yasak değildir. Kadının, çarşıda pazarda bulunması da kıyafeti ve konumu açısından sıkıntı yoksa yasak değildir. Buradaki kıyafet ve konum zaten mü'min kadının genel tavrına dâhildir, özellikle izah edilmesi gerekmez. Bu hassasiyetin korunabildiği bir salonda da bulunması haramdır denemez. İnsanların izleyeceği bir TV programında ya da benzeri bir ortamda bulunması ve konuşması meselesi yeni bir durum olduğu için kaynaklarımızda özellikle bunu açıklayan bir bölüm bulunamaz. Bunun da içine dâhil olduğu genel kurallar vardır. Prensip olarak kadının bir film üzerinden konuşma yapmasının evla olmayan tercih olacağını söylemeye bile gerek olmadığı kanaatindeyiz. Ortada bir ihtiyaç varsa ve kadın da kendisini yeteri kadar muhafaza edebildi ise mesela asgari olarak çekiciliğini yok duruma getirdi ise öyle bir ortamda zaruri olan konuşmayı yapabileceğini söyleriz. Yalnız burada, “asgariye indirme” durumunun ne kadar gerçekleşebileceği herkesin imanı ve takva idraki ile alakalı bir durumdur.
Bir insanın eşinin cezaevinde olması fakir olmasını gerektirmez. Zekât ise fakire verilir. Eşi cezaevinde ve kendisi de fakir ise zekât verebilirsiniz.
Yerin adına, semtine, şekline takılıp kalmayın. Sizin mümin bir hanım olarak orada Allah’ın size yasak ettiği bir pozisyonda olup olmayacağınıza bakın. İmanınızın gevşeyip gevşemeyeceğine bakın. Orada bulunduktan sonraki mümin kimliğiniz ile önceki arasında ne fark olacağına bakın ve öyle karar verin.
Selamünaleyküm. Bir borç zekâta sayılamaz. Tahsil edip tekrar ona zekât olarak verebilirsiniz.
Sizin desteğinizle de olsa eşinizin zekâtını onun annesine veremezsiniz. Sizin elinizde de yılını doldurmuş toplamı 81 gram altın veya değerinden fazla para varsa onun zekâtını verirsiniz. Allah kabul etsin.
ilim konusundaki diğer fetvalar
Bir kere sana kim önceki tefsiri ders olarak okuttu ise, bir ilim terbiyesi olarak o üstadının sana şu tefsirden devam edebilirsin demesi iyi olur. Evet, kendin de seçebilirsin ama uygun olan ondan tavsiye almandır. İkinci olarak da Arapça ve tefsir usulü açısından ne durumda olduğunu bilerek sana bir tavsiyede bulunmam gerekiyor. Netice olarak RUHU’L-MEÂNÎ bir ilim talebesinin kitaplığında temel tefsirlerden biridir. Şimdi onu kitaplığına koy, bugün olmasa da yarın muhakkak istifade edersin. Allah zihnini keskin, amelini makbul kılsın.
Kur'an’ımızın buna bir destek olarak ihtiyacı yoktur. Bizim de iman olarak bu bilgiye ihtiyacımız yoktur. Bu böyle ise eğer bizi mutlu eder. Değilse de hiç etkilenmeyiz. Kur'an’ımız, sayıların desteğine muhtaç gibi hissedilirse biz iman olarak zedeleniriz maazallah. Bu bilgiler, zorlama ile oluşturulmaktadır. Takip edilmesine gerek yoktur.