Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm Rabbimizin ve Efendimizin(sav) tüm güzelliklerini anlatan güzel hocam. Allah sizden razı olsun. Her bir nefesinize ecir yazsın inşallah. Sizin sohbetlerinizle tanışalı bir sene kadar yakın bir zaman oldu. İlk dinlediğim sohbetiniz kız evlatlarıyla ilgiliydi ve orada kızlarınızı erkeklerin içinde çalışan muhasebeci yapıyorsunuz dediğinizde kendimi çok kötü hissetmiştim. Sanki her kelimeniz bana söyleniyormuş gibiydi ağlamama engel olamıyordum. Hayatımı artık sizi tanımadan önce ve sonra diye sınıflandırıyorum. Her sohbetinizi heyecanla dinliyorum, duygulanıyorum, hatalarımı bulup yapmamaya gayret gösteriyorum. Her sohbetinizi dinlediğimde aileme arkadaşlarıma anlatıyorum yaptığımız hataları söylüyorum. Namazlarıma daha bir titizlik gösteriyorum ve sizin sayenizde kapanmak bana da nasip oldu elhamdülillah. Kızıma olan bakış açım değişti onun bana Allah'ın emaneti ve nimeti olduğunu idrak etmiş olmak beni çok sevindiriyor, çok fazla da endişeye sokuyor. Onu imanla yetiştirmek, doğru olanı gösterebilmek, Allah yolunda bir baş daha secde etmesini sağlamak için çabalıyor ve çok dua ediyorum. İnşallah Rabbim bizleri ve yavrularımızı ihlâslı kullarından eyler. Affınıza sığınarak bir kaç sorum olacak. Sohbetinizden öğrendiğim bilgileri aileme anlatırken benimle alay ediyorlar. O kadar teferruata girme diyorlar. Çalgılı düğünlerde bulunmanın haram olduğunu söyleyince bir çatışmaya tutuşuyoruz. Öyle ki yanlış bir şey söyleyecekler ve büyük günaha girecekler diye korkup susuyorum. Kayınvalidem namaza yeni başladı. Oğluna neden kılması gerektiğini söylemiyorsun dediğimde ben daha yeni başladım o da başlar diyip gülüyorlar. Bu beni aşırı derecede üzüyor. Çocuğuma nasıl tam eğitim vereceğim konusunda endişeye kapılıyorum. Helal gıdayla ilgili tutumumda da hocam bu caiz mi yiyelim mi, sana kim el verdi de bu kadar değiştin diye alay konusu oluyorum. Bu durumda nasıl davranmalıyım. Birde sürekli içimden Kelime-i tevhit getiriyorum ve farkında olmadan içimden söylediğimi anlayınca kalbim yerinden çıkacakmış gibi bir büyüme ve göğüs kafesimi zorlama hissi duyuyorum aşırı heyecanlanıyorum daha sonra yerini korku alıyor. Sabah namazlarında saati duymadığımda biri beni dürterek uyandırıyor ya da kapıyı çalıyor o anda korkmuyorum ama sonra düşününce korku basıyor. Rüyamda Yunus Emre'nin bana Amenerrasulu’yu okumamı söylediğini gördüm. Korkuyorum Hocam karanlıktan korkar oldum sürekli ağlama hissi geliyor. Çok düşündüğümden mi oluyor bana ne oluyor bilmiyorum. Bu korkuya nasıl engel olabilirim. Allah'ıma emanet olunuz Hocam. Rabbim yar ve yardımcınız olsun inşallah. Yollarınızı Kabe yolu etsin. Sizi muhterem ailenizi ve neslinizi Rahmetiyle şereflendirsin.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah sizi emellerinize kavuştursun. Bu endişe peygamberler dâhil bütün Allah dostlarının endişesidir. Aman bu endişenizi eksiltmeyin. Derdiniz mübarek bir derttir. Korkmayın, sonunda kazanacaksınız. Belki şimdi göremezsiniz ama cennette gayretlerinizin karşılığını göreceksiniz. Şuna dikkat edin: Sizin bu heyecan ve beklentiniz çocukları sizden soğutmasın. Genelde çocuklar, ailede keyfe en uygun olana kayarlar. Siz, işinizi ciddiye almakla onların şirin anneleri olmak arasında iyi bir denge kurun. Sabredin, en az dokuz asır yetecek kadar sabretmeye hazır olun. Sakın en son söylenecek şeyleri en başta söylemeyesiniz. Şeytana yardım etmeyin. Eşinizle de bu hususları uzun uzun tartışmayın. Onu kendi köşesine itersiniz, orada kalır. Eğer makul bir siyaset izlerseniz zamanla o da size yaklaşacak, en güçlü destekçiniz olacaktır. Çocukların bugününü değil gelecek yıllarını hesap ederek iş görün. Size dualar ederiz.
Selamünaleyküm. Kardeşim, bu anlattıklarında garip bir durum göremedim. Bütün anne-babaların neredeyse ortak derdidir bu. Sakın yılmayın, kenara çekilmeyin. Kıldıkları namazı da kesin kalıcı zannetmeyin. Henüz mücadelenin yarısına bile gelmediniz. Sabırlı olacaksınız her gün bir kelimeye bile razı olacaksınız. Eşinizle asla tartışmayın bu hususta yani ikiye bölünmeyin. Bir kelime bir kelime de olsa devam edin. Şu düşünceleriniz yakında kaybedeceğiniz hissi veriyor. Sakın ha, şeytanı sevindirmeyin. Çocuklarınıza bıktırıcı tavırlar yapmayın. İsteklerinize bir zaman ara verin, kulakları sizin sözlerinize soğusun, ardından devam edin. Sabırlı olun, sabırlı olun ve çok sabredin. En az on asır kadar sabretmeye hazır olun. İstişareler edin, çevrenizi geniş tutun. Çok dua edin.
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Açık bir haramla yüzleşmediğiniz sürece o bölümü bitirmenizde sakınca olmaz biiznillah. Öyle bir bölüm diploması ile de hizmet etmeniz mümkündür. Ailenizin de karşınızda sizin düşmanınız gibi olması sizin açınızdan zararlı olur. Dengeyi kurmaya çalışın. Sabredin yılmayın, zamanla rahatlarsınız. Toplumun geneline aklınız takılmasın, kendinizi ve çalışmanızı dininize uyarlayın, gerisine Allah yardım eder. Size dualar ederiz
Selamünaleyküm. Ramazan Kardeşim, dağ gibi bir hakikati aklına koy ve hiç unutma: Evlilik budur, böyle olmayan evlilik neredeyse yok gibidir. Dertlerin sadece türü değişiktir ama evlilik böyledir. Gerçekçi ol ve dertlere takılıp kalma. Şu kısa uyarılara dikkat edersen inşaallah kalbin huzur bulur. 1- Eşinin ibadetlerine yani ibadet dünyasına sadece öğüt verici olarak karış. Kılmadığı namazını Allah'a havale et. Namaz kılmaması ile kadınlığı arasında bir bağlantı kurma. Senin yeteri kadar derdin var, ikincisini isteme. 2- Anlaşılan eşin yirmi beş yaşlarında bir hanım; o yaşlar kadınlar için olgunlaşmanın yeni başlayacağı yaşlardır. Kesinlikle sabredeceksin. Çok sabredeceksin. Evet, çocuk sayısı açısından güven vermeyen bir ortamdasın ama zaman bitmiş değildir. 3- Eşinden öncelikle seni şehvet açısından tatmin etmesini bekle, çocuklarla da ilgilenirse bunu nimet bil. Bu iki şeyi yapıyorsa 'iyi eşim var' demelisin. 4- Eşi ile tartışarak, onu babasına şikâyet ederek aile derdini bitiren olmamıştır bu âlemde, desem yalan olmaz. Yine merhametliler kazanmıştır sonunda. Eşini, sabrın ve merhametinle çıldırtmaya bak. Kelimeyi bilerek kullandım: 'Onu çıldırt merhametinle ve esnekliğinle, çıldırt!' Kazanan sen olacaksın. Bir de dua etmeyi ihmal etmezsen işte kazanç budur. 5- Sakın, aranızdaki bu sürtüşmeyi çocuklara yansıtmayın. Bir deyim var ya: Ağzından kan akmış da, 'kızılcık şerbeti içmiştim demiş' öyle olsun. Çocuklar hiçbir şey bilmesin. Onlara yayılmış sorun düzelmez bir daha. Bana iki ay sonra, bu programının sonuçlarını tekrar yazabilirsin. Eşinde olumlu hiçbir gelişme olmazsa, sizi beraber çağırabilirim. Size dualar ediyorum.
Siz onunla ilgilendikçe o kendini naza aldığına göre siz şimdilik kendinizi geliştirmeye bakın. Onunla özellikle bu konularda ilgilenmeyin. Aranızdaki muhabbet arttıkça sizin etkiniz de artabilir ama bu mantıkla onu kendinizden itmiş oluyorsunuz. Bir de böylesini deneyin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Mümin genç kızın erkek arkadaşı olmaz. Babanız izin vermiş olsa bile arkadaş edinmeyin.
Selamünaleyküm. İki şey sizin silahınızdır. Birincisi, hangi işi yapıyorsanız o işin ehli ile sık sık istişare edeceksiniz. Nasıl yapmanız, nasıl açılmanız gerektiğini danışacaksınız. Öğretmenden matematik öğrenen öğrenci gibi yenilikleri öğrenmekten sakınmayacaksınız. Yalnız bu danışma, o işin en iyi bileni, sizden iyi yapanı kimse onunla olacak. İkinci silahınız da acele etmeyeceksiniz. Allah kimine hemen yığın yığın verir, kimine de en sonunda yığınla verir ama kimin aldığının hayır olduğunu sadece Allah bilir. Sabredin. Ayağınızın kaymaması için çok dua edin.
Selamünaleyküm. Mü'min için asıl olan, Allah'ın razı olacağı amelleri yapmasıdır. Haramlardan kaçınmak ve farzları eda etmek en büyük yatırımdır. Dua da ilk sıradaki ibadetlerdendir. Duayı, kişinin kendi Salih amellerine dayandırması evla olandır. Dua eden mü'minin: 'Peygamber aleyhisselamın hürmetine…' şeklindeki duası etrafında tartışma olmuştur. Bunu insanların, asıl yapmaları gereken işlerin yerine oturtmaları ve görevlerini ihmal etmelerine sebep olan bir vesile kılma hatalı bulunmuştur. Netice olarak, ortada ulemanın farklı yorumladığı bir mesele var. Biz bu meselede şöyle bir tatbikat yapabiliriz: Bu şekilde dua eden bir mü'mini şirk ve benzeri ağır ithamlara maruz bırakmak makul değildir. Ortada cinayet yoktur, kasıt yoktur. Böyle dua etmeyi uygun bulmayana da namaz kılmayan biri muamelesi yapmak yanlıştır.
Selamünaleyküm. Evinizde başkalarının kalmamasını istiyor olmanızda dinen bir sakınca yoktur. Bu durumun eşinizle ileride oluşabilecek sorunların nedeni olabileceğini de unutmayın. Durumu daha geniş bir zamana yayarak düzeltmeye çalışın.
Selamünaleyküm. Asla böyle bir şey yoktur; siz, Allah'tan gelen bir hastalıkla mücadele ediyorsunuz. Geçmiş olsun. Allah size afiyetler versin.
Selamünaleyküm. Temiz işler için sağ eli kullanmak sünnet’tir. Kişinin sağ elinde bir çeşit beceriksizlik de bulunabilir. Bu durumda sol eli kullanması caiz olur. Kasten, Sünnet'i hafif görmekten kaynaklanmadıkça sol el ile iş yapmanın sakıncası yoktur.