Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm ve rahmetullah hocam, Allah sizden razı olsun yaptığınız çalışmaları çok severek takip ediyorum. Sorum şu hocam ben yirmili yaşlarda ev kızı bir bayanım katıldığım cemaat sohbetlerinden Elhamdülillah istifade etmeye çalışıyorum. Cemaat içinde bazı tutarsızlıklar ve bana göre samimi olmayan yapılan ibadetin alenen çetelesini tutmak gibi adetler var. Hocam benim buraya gitmemdeki gaye Allah rızası için bir kelam duymak ve Allah’ı anan insanlarla bir arada bulunmak. Anladığım kadarıyla bu tür adetler buranın geleneği gibi kimse bir ses çıkarmıyor ama ben böyle bir şeyi yapmak istemiyorum mesela elhamdülillah zaten teheccüt namazına kalkıyorum bunu niye çetele ile başkalarına reklam yapayım ihlas mı kalır hocam böyle? Ne yapmak lazım hocam böyle bir durumda bunu izah etmeli miyim cemaate? Bir de hocam bazıları kendi kendine çok sıkılır ya ben aksine sakinliği kalabalıktan daha çok seviyorum elhamdülillah günlerimi okuyarak geçiriyorum ve gittiğim yerlerde söylenenler bana pek fazla bir şey eklemiyor, önce bunu şeytanın benim o meclisten uzaklaşmam için verdiği bir vesvese olarak düşündüm kibir mi acaba diye tarttım kendimi ama sohbetin seviyesini gelirleri giderleri kıyaslayınca hanımlar arası yapılan lüzumsuz muhabbetlerden dolayı zarar ediyorum hissine kapılıyorum. Hocam lütfen bana dua edin Allah'ın rızasına erişmem için. Cevabınızı ve tavsiyelerinizi beklerim. Selamünaleyküm.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Cemaate katılma şartı diye bir şey yoktur. Mü'min olarak yaşama ve şeytana kapılmama şartı vardır. Bu şart nasıl gerçekleşiyorsa öyle yaşamak en iyisidir. Asıl cemaat, müminlerin namaz kıldıkları, haccettikleri ana cemaattir. Orada kaldıktan sonra ara isimlere takılmaya gerek yoktur. Kabiliyeti olanlar için oraları bir zorunluluktur.
Selamünaleyküm. Bu hususta doğru olanı düşünüyorsunuz; büyük bir abartı vardır ortada, uzak durmanızı tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. Bir: Boş verin kimin ne dediğine, siz Allah için bir şeyler yapın, Allah için çalıştığına inandıklarınıza dualar edin, onlarla olun. Meleklerin işi ne, kimin ne yaptığını onlar hesap edip dursun. Bize Rabbimiz yeter. İki: Sizin için en kestirme hitabet yolu şudur: Konuşmalarını beğendiğiniz birinin en hoşunuza giden bir konuşmasını MP3'e yükleyin. O konuşmayı, yürürken, bulaşık yıkarken defalarca dinleyin. Bir zaman sonra o konuşmayı taklit etmeye başlayın. Ses tonunu, iniş çıkışları taklit edin. Yalnız bir yerde, önünüzde kalabalık varmış gibi tiyatro yapın. Buna iki ay kadar devam edince sizin de yeteneğinizin olduğunu keşfedecek rahatlayacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Büyük düşünün, büyük çalışın.
Selamünaleyküm. Erkek olmanın farkını tüketen bir tutum içindesiniz. Size 'yok' diyen bir bayanı düşünmeniz bile abes doğrusu! Bunun yerine, çevrenize evlenmeyi düşündüğünüzü bildirin, arayış içinde olun. Görücü usulü ile evlenmeyin, kendiniz beğenin. Başkaları size sadece göstersinler, araştırmanızı siz yapın.
Selamünaleyküm. Bu, açık bir haddi aşmaktır. Söyleyebileceğimiz bir söz yoktur. Umarım anlattıklarınız aktarmada abartılmış sözlerdir.
Selamünaleyküm. Bizim cemaatimiz var, neden yok diyorsunuz ki? Hepimiz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ashabının cemaatindeniz, elhamdülillah. Cemaatimizin tabelası mı olması gerekiyor? Artık örgütler, iletişim cihazları ile bir araya geliyorlar, biz de Kur'an'la bir araya geliyoruz. Cemaatiz, en büyük cemaatiz, en güçlü cemaatiz elhamdülillah. Kalbinizin rahat etmediği yerde durmanız gerekmez. Allah'a emanet olun.
cemaat konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm.Namaz içinde hatırlasa idiniz sehiv secdesi yapardınız, şu anda namazınızı tamamdır, bir şey yapmanız gerekmez.
Selamünaleyküm. Cemaat Hanefi mezhebini taklit edenlerden ise okumamalıdırlar.
Selamünaleyküm. Aynı namazı cemaat olarak kılmıyorsanız bir sakıncası yok. Siz imam oluyorsanız kadının arkada olması gerekir.
Selamünaleyküm. Katılma hızınız size ağır gelmiş olabilir, daha yavaş giriş yapın, yavaş yavaş ısınmaya çalışın.
Selamünaleyküm. Resmi makamın verdiği cevap yeterlidir, aldığı helaldir.
Selamünaleyküm. Amirinizle görüşün, size izin verirse böyle devam etmenizde sakınca olmaz. Sorumluluğu onun alması durumunda siz kurtulursunuz.