Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Malt içeceğinin tüketilmesi caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Normalde altın ve gümüş kaptan yemek bile haramdır. Nerede kaldı ki altının kendini yemek caiz olsun. Ancak ateşe konup eritilmeyecek kadar az miktarda bir altın, tatlının üzerine konmuş ise bu yok hükmünde olacağı için yenebilir. Yine de mü'min basireti ile bakmak gerekeceğini unutmamalıyız.
Alkolsüzlüğünü bilimsel olarak belgeleyebiliyorsanız adından ötürü haram olması gerekmez. Haram yapan adı değil, alkolüdür. Size tavsiyemiz 'alkolsüz' reklamına dikkat etmenizdir.
Selamünaleyküm. Alkollenme az veya çok başladığı andan itibaren kullanılması caiz değildir.
Selamünaleyküm. Üzerinde alkolsüz yazmasını inandırıcı bulmamakta haklısınız. Sırf bira ile aynı hammaddeden yapılması da haram olmasını gerektirmiyor. Tiksinmekte ise haklısınız. Sırf benzerliği nedeni ile onu evimizden uzaklaştırmamız gerekiyor. Midedeki alkolleşme ise sakınca oluşturmaz.
İslam’da alkollü içkilerin tüketilmesi haram kılınmış (Mâide, 3/90), sarhoşluk veren her şeyin de haram olduğu ifade edilmiştir (Müslim, Eşribe, 74; Ebu Davud, Eşribe, 5). Diğer taraftan, gıdanın pişirilmesiyle alkolün bir kısmı buharlaşsa bile tamamen yok olmadığı ifade edilmektedir. Dolayısıyla imalat veya pişirme aşamasında ya da sonrasında gıdalara alkol türevlerinin ilave edilmesi ve bunların tüketilmesi caiz değildir.
Selamünaleyküm. Alkol kullanan birinin haram işliyor olması, onu tamamen atmamızı gerektirmez. O haramı işlerken onunla bulunmaz, tepki gösteririz. Bunun dışındaki ilişkilerimizi ise normal durumlara göre sürdürürüz. Yeter ki, böyle bir alıp verme bizi, ona karşı tepkisizliğe itmesin!
HELAL ÜRÜN VE HİZMET konusundaki diğer fetvalar
Genetik yapısı laboratuvar ortamında değiştirilmiş organizmaları ifade eden GDO teknolojisi, bitkiler ve hayvanlar üzerinde uygulanmaktadır. Bu uygulama ile organizmanın gen dizilimi değiştirilmekte ve kendi doğasında bulunmayan bazı özellikler aktarılmaktadır. Bu teknoloji, tarım başta olmak üzere hayvancılık, gıda, kimya, biyoloji, sağlık gibi pek çok alanda kullanılmaktadır. Söz konusu yöntemle elde edilen ürünlerin çeşitli faydalarının olduğu ifade edilmekle birlikte başta insan sağlığı olmak üzere, çevre ve sosyo-ekonomik yapı üzerinde birtakım riskler taşıdığı da dile getirilmektedir. Yüce Allah (c.c.) “Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan maddelerin helâl ve tayyib (temiz) olanlarından yiyin” (Bakara, 2/168) buyurmak suretiyle tüketilecek gıdaların helal olması yanı sıra “tayyib” (temiz, güzel, doğal, özü bozulmamış, iyi ve yararlı olan şeyler) olmasını da istemiştir. Buna göre içeriğinde domuz geni bulunan GDO’lu ürünlerin hem üretimi hem de tüketimi haramdır. Bunun dışındaki GDO’lu ürünlerin üretimi ve tüketimi hakkında konuya gıda güvenliği ekseninde yaklaşılması daha isabetli gözükmektedir. Bu çerçevede, insan sağlığına, diğer canlılara ve ekolojik dengeye verdiği muhtemel zararlar göz önüne alındığında bu ürünlerin şüpheli olduğunu ve konuya ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini söylemek mümkündür. Tüketim açısından ise, zararları henüz ispatlanmadığından GDO’lu ürünleri tüketmenin haram olduğunu söylemek mümkün değildir. Bununla birlikte tüketicilerin bu ürünlere ihtiyatla yaklaşmaları ve genetiğine müdahale edilmemiş doğal ürünleri tercih etmeleri tavsiye edilir.
Bitkisel ve mikrobiyal mayaların peynir üretiminde kullanılmasında ve bu yolla üretilmiş peynirlerin tüketilmesinde dinî açıdan bir sakınca bulunmamaktadır. Ayrıca etinin yenilmesi helal olan hayvanlardan elde edilen mayaların kullanılması caizdir. Ancak domuzun midesinden elde edilen peynir mayalarının kullanılması caiz değildir. Buna göre, domuzdan elde edilen mayanın kullanıldığına dair bir bilgi olmadığı sürece hayvansal mayalardan üretilen peynirlerin tüketilmesinde dinen bir sakınca yoktur.
İslam’da alkollü içkilerin tüketilmesi haram kılınmış (Mâide, 3/90), sarhoşluk veren her şeyin miktarına bakılmaksızın haram olduğu ifade edilmiştir (Müslim, Eşribe, 74; Ebu Davud, Eşribe, 5). Alkolsüz bira, üretim aşamasında normal bira ile aynı işlemlere tabi tutulmakta; son aşamada içeriğindeki alkol değişik yöntemlerle uzaklaştırılmakta ve belli seviyeye indirilmektedir. Ancak bu noktada az da olsa içeriğinde alkol bulunduğu ifade edilmektedir. Diğer yandan dinimizce yasaklanan şeylerin yapılması haram olduğu gibi bunların yapılmasına zemin hazırlamak, yardımcı olmak, özendirmek vb. şekilde katkı sunmak da caiz değildir. Buna göre, dinen necis sayılması, haram olan şeyleri özendirmesi, içki üretimine ve tüketimine destek olması nedeniyle “alkolsüz” olarak isimlendirilse dahi bira tüketimi caiz değildir.
Bir katkı maddesine “E” kodlu numara verilmesi, onun Avrupa Birliği ülkeleri tarafından gıda katkısı olarak kullanımına izin verildiğini gösterir. Numaranın başında yer alan “E” harfi, Avrupa Birliği demek olan “European Union” kelimesini simgelemektedir. Gıda katkı maddeleri etikete açık adlarıyla veya “E” kodlarıyla ya da her ikisiyle birlikte yazılmaktadır. Bununla birlikte çok sayıda katkı maddesi bulunduğu için hepsine “E” kodu verilmemektedir. Öte yandan E kodu ve benzeri isimlendirmeler, katkı maddelerinin menşei, etkisi gibi hususlarda açık bir bilgi ortaya koymamaktadır. Dolayısıyla bir gıdanın tüketilmesinin helal veya haram olmasını, doğrudan E kodu ile ilişkilendirmek doğru değildir. Bu itibarla bir gıdanın helalliği, içeriğindeki maddelerin tüketilmesinin caiz olup olmadığına bakılarak tespit edilmelidir.
Kımız, genel olarak kısrak sütünün mayalanması (fermantasyon) ile elde edilen ekşi bir içecek türüdür. Fermantasyon süresine göre kımızın içindeki alkol oranı değişmekte olup tatlı, orta sert ve sert olmak üzere üç farklı türü bulunmaktadır. Dinimizde sarhoşluk verecek derecede mayalanmış içeceklerin tüketilmesi haramdır. Zira Hz. Peygamber (s.a.s.) bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Sarhoşluk veren her şey haramdır. Çoğu sarhoş eden şeyin azı da haramdır” (İbn Mâce, Eşribe, 10). Buna göre içinde sarhoş edecek düzeyde alkol bulunmaması durumunda kımızın tüketilmesi caiz, aksi takdirde caiz değildir.