Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam Maide suresi 82 ayetinde Yahudiler sizin en büyük düşmanınızdır buyuruyor. Peygamber efendimiz hicretten sonra Yahudilerle Medine sözleşmesi yapmıştır. Ve antlaşmanın maddelerinden biride Müslümanlar Yahudilerle dost içinde yaşayacaklar yazıyor. Bu çelişkiyi açıklar mısınız?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz, imanınızın gereğini yapmakta istekli olun. Buna gücünüz yetmezse size uygulanana evet deyin. Kur'an'a göre fazla almanız gerekeni alamamış olursanız o hakkınızı Allah alır. Kur'an'a göre az almanız gerekirken fazla alırsanız onu da kimin hakkı ise ona iade edersiniz. Böylece kalbiniz de rahat olur cüzdanınız da.
Selamünaleyküm. Kimsenin dini, bizim ona düşmanlığımızın gerekçesi değildir. Bilakis biz, İslam ile şereflenmeyenlere acırız, hidayete ermeleri için dua ederiz. Dininden ötürü dinimize düşmanlık etmesi bizim de ona düşman olma nedenimiz olabilir. Bu durum Yahudi için de geçerlidir, diğerleri için de.
Selamünaleyküm. Din farkı, sosyal ilişkiye mani değildir. İnsani boyutta ilişki içinde bulunulabilir, bulunulmalıdır da. Evlilik de buna dâhildir. Yalnız onlardan kız alma şeklinde bir evlilik olabilir. Bu ilişki kız verme tarzında asla olamaz. Âyeti kerimede yasaklanan, onların da iyi bir din üzere olduklarını kabullenme, akidevi anlamda kaynaşma tarzında bir dostluktur ki bu kişiyi imanı açısından riske sokabilir.
Aleykümselam. Ticaret yapmanızda sakınca olmaz ancak şu andaki Medine ortamında daha iyi bir İslam yaşayacağınızı temin edemem size.
Selamünaleyküm. Bir surenin Mekki veya Medeni olması âyetlerinin tamamının orada indiğini göstermiyor. Genel akışa göre surenin yeri belirlenmektedir. Bahsettiğiniz mevzu ile ilgili hadisler sahihtir. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Dul bir kadının, iffetini koruyabildikten sonra kendi başına bir evde yaşaması pek tabii hakkıdır. Nasıl uygun görüyorsa öyle yaşaması doğrudur. Müslüman olan kardeşimizin, Kuran’daki bir ayetten rahatsız olması ya da 'acaba?' demesi mümkün değildir. İman hususunda kat edilecek mesafelerin devam ettiği anlaşılmaktadır. Bir ikinci olarak da, Kuran’ın lanet ettiği o adamlar, peygamber katili olan kitledir. Kim içinde hâlâ Peygamber katletme ruhu taşıyorsa o kıyamete kadar lanetlidir. Meseleye kat edilecek iman kademeleri gözüyle bakabiliriz.
ayet konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İslam'ın yeniden gariplik dönemini yaşadığı şu zamanda, Yesrib'e hicret eden kardeşlerine evlerini, bahçeleri ve gönüllerini açan Ensar'ın o azametli imanını yansıtan sizin gibi Mü'min kadınların duasına muhatap olmaktan ne kadar mesudum bilmezsiniz. Rabbimden dilerim, sizin bu şahitliğinizi amellerimin hiç olabileceği günde bana şefaatçi kılsın. Duaya devam edin; kendinize, eşinize, çocuklarınıza, ümmetimize, bu kardeşinize, eşine ve çocuklarına hasseten dua edin. Dinini dert edinmiş saliha bir kadın olarak sizin duanız bizim için çok önemlidir. Allah Teâlâ sizi, umduğunuzdan daha yüksek makamlara erdirsin. Saliha kadınların bu zamandaki nadir örneklerinden biri olarak dirilmek ne azametli, ne muhteşem bir karşılık olur sizin için bilir misiniz? Evet, erkeğimizle kadınımızla garibiz. Sadece Allah'ın dediği olsun, nefislerimizin dediği olmasın dediğimiz için garibiz. Önceki garipler gibi biz de garibiz; kendi evimizde bile yabancı muamelesi görebiliyoruz. Ne yazık ki, ezanların yükseldiği bir şehirde de garip olmak varmış! Asla esef etmiyoruz, pişman değiliz, bitkin değiliz; ilk gariplerin yolunda olalım sonra da onlarla beraber bilinelim de gariplik bizi itsin dursun, ne gam ne keder! Siz Sümeyye ile olun da dünya dursun, gök yere insin ne gam ne keder! O zaman güneş sönse de sen nûr olursun, bütün karanlıklar seninle gün olur, gündüz olur. Değil sizin köyün kötülüklerle dolu olması, Kâ'be bile putlarla dolu olsa, onu tavaf edenler çırılçıplak etrafında dolaşıp duruyor olsa bile, değil mi Sümeyyesin, değil mi teksin, garipsin; tep ayağınla bütün varlığı, kes ayağını yerden yüksel de dur fezada, yüksel ey Sümeyye! Senin yerin o köy değil, Mekke bile değil; arkadaşlarının, izinde olduklarının yeri değil buralar. Allah'ı temaşa edeceğin yerdir senin yerin. O engin yürek ancak orada huzur bulur, o yüreğe dar gelir bu âlem. Sümeyye ol da sen, putlarla doldurulmuş Kâ'be'nin çevresinde ol ya da Kur'an'ın hikâye kitabı gibi tutulduğu bir köyde ol, ne fark eder ki, sen Sümeyye olduktan sonra?Adınız soyadınız kadar kati bir bilgi ile şunu bilesiniz ki, Allah'ın bütün Sümeyyelere kapısı açıktır. Kim Sümeyye olmak istiyorsa o, zamanının Sümeyyesidir. Yatağında ölse bile bu böyledir. Herkes sevdiği ile olmayacak mı? Kime hayran ise onunla haşrolmak yok mu? Kimin adı seni titretiyorsa Allah seni onun izinden yürütmeyecek mi? Ne gençler, görmedikleri Mus'ab'ın arkadaşları olarak dirilmeyecekler mi? İsteyen Mus'ab olur. İsteyen Sümeyye olur. Nesîbe olur. Her yer Yesrib, her yer göklere açık, her yerde bir Suffa muhakkak vardır. Yolun mübarek olsun. Heyecanın kaynasın dursun. Yavrun Musab olsun. Musab anası Musab olasın. Allah'tan size acil şifalar dilerim. Eşinize de selamlarımı bildiriniz. Mus'ab'ı da öper bağrıma basarım. .... Posta adresinizi lütfen bize yazın, ders notları size gelsin. Bir bankada çalışan ya da tek geçim kaynağı faiz olan birinin evinde yemek yememek gerekir. Malında karışıklık bulunanın evinde yemek ise haram değildir. Tebliğ maksadı ile gidip, bir çay içecek kadar beraberliğe bir tür mecburuz. Ortasını bulmaya gayret edin. Allah amelinizi mübarek kılsın.Lütfen dua edin bize.
Selamünaleyküm. Bu kural, Peygamber aleyhisselamın bütün kişiliğini teminat altına almaktadır.
Selamünaleyküm. Bu emri, kadının kıyafetinin bütün olması olarak anlayabilirsiniz. Bu bütünlük göğüs gibi bölümlerin dikkat çekmemesi olarak da anlaşılabilir.
Selamünaleyküm. Bir kere Kur'an'ın Bakara suresinden başka yüz on üç suresi daha var. Bakara suresindeki ayetler genellikle evlilikle alakalı ayetlerdir. Evlilikte de yük erkeğin omzunda olduğu için, mes'ul kişi olarak ona hitap edilmektedir. Ancak bu ifadenin Kur'an'ın tümüne şamil olmadığını bilmelisiniz.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim, bu dert değil ki sen bunu dert edinmişsin. Neden kendini konuşmaya mecbur hissediyorsun? Sen de yazmanı geliştir, Allah sana konuşmada darlık verdiyse yazmada da vermedi ya? Al kalemi eline, yüzlerce iyi konuşandan daha iyi şeyler yaz. Böyle bir iyi haber bekleyeceğim senden.
Selamünaleyküm. On altı yaşı için bu durum normaldir hatta bir hanım kız için iyidir bile. Endişe etmenize gerek yoktur.