İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Oruçlu iken böbrek taşı kırdırmak orucu bozar mı?

Cevap

Oruçlu olan bir kimsenin, vücuduna gıda verici bir madde enjekte edilmeden böbrek taşı kırdırmasıyla orucu bozulmaz. Bu operasyon esnasında böbreklere kan akması da orucu bozmaz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Uzman doktor orucu sakıncalı buluyorsa böbrek hastası oruç tutmayabilir. Oruçlu olduğu bir gün içinde diyalize girerse orucu bozulur. O günü kaza etmesi gerekir. Bu durumda orucu bozan kanın temizlenip gıda takviyesi ile tekrar kendisine verilmiş olmasıdır. Tutamadığı oruçları iyileşip tutma ihtimali kalmadı ise her gün için bir fidye verir. Fidye verecek imkânı yoksa yapacağı bir şey yoktur.

Böbrek hastası orucu ile alakalı nelere dikkat etmelidir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Burnunuzun içindeki bir oluşumu yutmak oruca zararlı değildir. Dışarıdan -burun yoluyla da olsa- mideye bir şey almak gibi olmadığı için orucunuz açısından bir sıkıntı yoktur. Aynı şekilde kan burnunuzdan dışarı akmadıysa abdestinize de mani değildir.

Hocam, oruçluyken burnum kanadı ve bu kan farkında olmadan boğazıma kaçtı, istem
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eğer sahur yemeği yedikten sonra imsak vakti sonrasında ağzınızda kalan kırıntılar fark etmeden yutuldu ise bu kırıntılar da nohut büyüklüğü kadar değilse o halde oruca zarar vermez. Yine aynı şekilde ağzınıza yemiş olduğunuz yemeğin tadının gelmesi de orucunuza zarar vermez. Kasıtlı olmayarak mideden ağza gelen gıdalar ağız geri yutulduğunda oruç bozulmaz.

Oruç tutarken ağza yemek kırıntısı veya boğaza istemsizce yemek ya da yemeğin ta
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Böbrek taşı sancısı, orucu ertelemeye ruhsat için yeterlidir yani orucunuzu kazaya bırakabilirsiniz. Çok geçmiş olsun.

Böbrek taşım varmış. Dün de acile gittik. Sahurdan sonra eşim doktora soramamış,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ağızda biriken az bir kanı yutmak orucu bozmaz. Dışarıdan ağza alınan kan ise bozar.

Kan yutmak orucu bozar mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bademcik taşları, ağız ve boğaz bölgesinde bademciklerin çukurlarında biriken, genellikle gıda artığı ve bakterilerin oluşturduğu doğal yapılardır. Bu taşlar bedende oluşan bir tür salgı/hastalık kalıntısıdır. Bu yönüyle dinî temizlikle ilgili değerlendirme yaparken "vücuda sonradan yapışmış şey" gibi değil, "vücuttan kaynaklı, içsel bir durum" gibi değerlendirilir. Dolayısıyla doğal bir hastalık kalıntısı olduğu için guslün sıhhatine engel olmaz/guslü geçersiz kılmaz. Oruçla ilgili olarak bademcik taşını fark etmeden yutarsanız da bu orucu bozmaz. Çünkü bu, ağız dışından alınmış bir gıda ya da ilaç değildir. Vücudun kendi içinden gelen/ürettiği bir şeydir. İğrenç gelebilir ama tıpkı genizden gelen akıntının yutulması gibi değerlendirilir. Bilerek ve isteyerek yutmak ise mekruhtur ama yine de orucu bozmaz.

Hocam, ağız içinde bulunan ve zamanla oluşan bademcik taşları (tonsil taşı) gusü

ORUÇ konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinimizde, oruç tutmanın emredildiği veya tavsiye edildiği günler olduğu gibi oruç tutmanın yasaklandığı veya hoş karşılanmadığı günler de vardır. Yasağın mahiyetine ve ağırlık derecesine göre, bugünlerin bir kısmında oruç tutmak haram veya tahrîmen mekruh, diğer bir kısmında ise tenzîhen mekruhtur. Oruç tutmanın yasak olduğu günlerin başında bayram günleri gelir. Hz. Peygamber (s.a.s.) iki vakitte oruç tutulmayacağını bildirmiştir ki, birisi Ramazan Bayramı’nın birinci günü, diğeri Kurban Bayramı günleridir. (Buhârî, Savm, 66-67 [1990-1991, 1993]; Müslim, Sıyâm, 138-139 [1137-1138]) Ramazan Bayramı’nın sadece birinci gününde ve Kurban Bayramı’nın dört gününde oruç tutmak yasaktır. (Mevsılî, el-ihtiyâr, 1/125-126) Bu günlerde oruç tutmanın yasak oluşunun nedeni, bayram günlerinin yeme, içme ve sevinç günleri olmalarıdır. Ramazan Bayramı, bir ay boyunca Allah (c.c.) için tutulan orucun arkasından verilen bir “genel iftar ziyafeti” hükmündedir. Bundan dolayı, ona “fıtır/iftar bayramı” denilmiştir. Ramazan Bayramı’nın ilk günü bu yönüyle bir aylık Ramazan orucunun iftarı olmaktadır. Böyle toplu iftar gününde oruçlu olmak, Allah’ın (c.c.) ziyafetine katılmamak anlamına gelir ki bunun en azından edep dışı olduğu ortadadır. Allah için kurbanların kesildiği Kurban Bayramı günleri de ziyafet günleridir. Hz. Peygamber (s.a.s.), teşrik günlerinin yeme, içme ve Allah’ı anma günleri olduğunu belirtmiştir. (Müslim, Sıyâm, 144 [1141]) Hacıların, oruç tuttukları takdirde güçsüz ve yorgun düşme ihtimalleri bulunduğu takdirde, Zilhiccenin 8. “terviye” ve 9. “arefe” günlerinde oruç tutmamaları daha uygun olur. Zira Hz. Peygamber (s.a.s.), arefe günü Arafat’ta olanların oruç tutmalarını yasaklamıştır. (Ebû Dâvûd, Savm, 63 [2440]; İbn Mâce, Sıyâm, 40 [1732]) Çünkü hac ibadetini yaparken daha zinde ve canlı olmaları, öncesinde nâfile oruç tutmuş olmalarından daha hayırlıdır. Bunların dışındaki bazı günlerde oruç tutmak ise çeşitli sebeplerle mekruh sayılmıştır. Mesela; sadece âşûrâ gününde (Muharrem ayının 10. gününde) oruç tutmak, Yahudilere benzemek ve onları taklit etmek anlamını içerdiği için mekruh görülmüştür. (Müslim, Sıyâm, 133 [1134]) Şek günü (Şaban ayının sonuna gelip, Şaban’dan mı yoksa Ramazan’dan mı olduğunda şüphe edilen gün) oruç tutmak mekruhtur. Hz. Peygamber (s.a.s.) Ramazan’ı bir veya iki gün önceden oruç tutarak karşılamayı yasaklamıştır. (Buhârî, Savm, 14 [1914]; Müslim, Sıyâm, 21 [1082]) İki veya daha fazla günü, arada iftar etmeksizin birbirine ekleyerek oruç tutmak mekruhtur. Buna visal orucu (savm-i visal) denir. Hz. Âişe’nin belirttiğine göre Hz. Peygamber (s.a.s.) visal orucu tutmalarını yasaklamış; kendisinin bu şekilde oruç tuttuğu hatırlatılınca da “Ben sizin gibi değilim; beni Rabbim yedirir, içirir.” (Müslim, Sıyam, 61 [1105]) diye cevap vermiştir.

Oruç tutulması yasak olan günler hangileridir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sadece cuma günleri nâfile oruç tutmak, tenzîhen mekruh görülmüştür. Resûl-i Ekrem (s.a.s.), “Sizden hiç kimse cuma günü oruç tutmasın. Ancak bir gün önceden veya sonradan oruç tutuyorsa, bu takdirde cuma günü de oruç tutabilir.” (Buhârî, Savm, 63 [1985]; Müslim, Sıyâm, 147 [1144]) buyurmuştur. Cuma günü kazaya kalan farz veya adak gibi vâcip bir oruç tutmakta sakınca yoktur. Cuma günü nâfile oruç tutmak isteyenlerin, bir gün önce veya sonrasında da oruç tutması uygun olur. Oruç tutmak için özellikle cuma gününü seçmenin mekruh oluşu, bu günün Müslümanların haftalık bayram günü kabul edilmesindendir.

Cuma günleri oruç tutmanın hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Oruç, nefsin isteklerinden bilinçli olarak uzak durma yönüyle bir irâde eğitimidir. Nefsin isteklerinin kontrol altına alınmasında, ruhun arındırılıp yüceltilmesinde etkili bir yoldur. Şehevî arzularına mağlup olanların bu irâde eğitiminde başarısız oldukları ortaya çıkar. Oruçlu iken elle tatmin olmak orucu bozar, kazayı gerektirir. Bu fiili işleyen kimselerin bozmuş oldukları orucu kaza etmekle yetinmeyip ayrıca tövbe etmeleri de gerekir. Elle tatmin olmanın keffâreti gerektirmemesi, bu fiilin önemsiz bir günah olduğunu göstermez. Bilakis özürsüz olarak orucunu bozan kimseler büyük günah işlemiş olurlar. (Zeylaî, Tebyîn, 1/323; İbn Nüceym, el-Bahr, 2/293)

Oruçluyken elle tatmin olan kimsenin orucu bozulur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bayram günleri, oruç tutmanın yasak olduğu günlerin başında gelir. Ramazan Bayramı’nın birinci gününde ve Kurban Bayramı’nın dört gününde oruç tutmak tahrîmen mekruhtur. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/125-126; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/375) Bugünlerde oruç tutmanın hoş karşılanmayıp yasaklanması, bayram günlerinin yeme, içme ve sevinç günleri olmasından dolayıdır. Ramazan Bayramı, bir ay boyunca Allah için tutulan orucun arkasından verilen bir “genel iftar ziyafeti” hükmündedir ve bu anlamından ötürü ona “fıtır bayramı (iftar bayramı)” denilmiştir. Ramazan Bayramı’nın ilk günü, bir aylık Ramazan orucunun iftarı anlamına gelir. Böyle toplu iftar gününde oruçlu olmak, Allah’ın ziyafetine katılmamak anlamına gelir ki, bunun yakışıksız bir davranış olduğu ortadadır. Allah için kurbanların kesildiği Kurban Bayramı günleri de ziyafet günleridir. Hz. Peygamber (s.a.s.), teşrik günlerinin yeme, içme ve Allah’ı anma günleri olduğunu belirtmiştir. (Müslim, Sıyâm, 144 [1141])

Bayram günlerinde oruç tutulur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Oruç, ibadet niyetiyle tan yerinin ağarmasından (fecr-i sâdık), güneş batıncaya kadar, yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak demektir. Oruçlunun söz konusu yasak fiillerden uzak durması anlamındaki “imsak”ın ihlal edilmesiyle oruç bozulur. Başlanan Ramazan orucunun aşağıdaki fiiller sebebiyle bozulmasından dolayı hem kaza hem de keffâret gerekir: a) Cinsel ilişkide bulunmak. Oruçlu iken cinsel ilişkide bulunmak her iki taraf için de kaza ve keffâreti gerektirir. b) Meşru bir mazeret bulunmaksızın, gıda veya gıda hükmünde olan ya da yenilip içilmesi mutat bir şeyi bilerek yemek ve içmek Hanefîlere göre kaza ve keffâreti gerektirir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/409-411) Şâfiîlere göre ise bu durum sadece kazayı gerektirir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/177-178)

Orucu bozup hem kaza hem de kefâret gerektiren durumlar nelerdir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eyyâm-ı biyd (aydınlık günler) ayın en parlak olduğu hicri ayların 13, 14 ve 15. geceleridir. (bk. Buhârî, Savm, 60 [1981]; Nesâî, Sıyâm, 84 [2432]) Ay bu gecelerde tam olarak göründüğü ve geceleri her zamankinden daha çok aydınlattığı için bu isim verilmiştir. Resûlullah (s.a.s.), her ayın bu günlerinde oruç tutmayı tavsiye etmiş (Ebû Dâvûd, Savm, 68 [2449]; Tirmizî, Savm, 54 [761]) ve o günlerde oruç tutmanın senenin tüm günlerini oruçlu geçirmek gibi olduğunu belirtmiştir. (Ebû Dâvûd, Savm, 68 [2449]; İbn Mâce, Sıyâm, 29 [1707])

Eyyâm-ı biyd (aydınlık günler) orucu ne zaman tutulur ve önemi nedir?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.