Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz üç kız kardeşiz. Hepimize annem şoförlük yaparak bakıyor. Kardeşlerim üniversite sınavına hazırlanıyor. Ben de tıp okuyorum. Annem şehir dışında okumamı istemedi. Bu yüzden yaşadığımız şehirde özel bir üniversitede belli bir yüzde bursla tıp okuyorum. Aslında eğitim ücreti gelirimizi aşıyor ama okul bize kolaylık sağlıyor. Ödeyebildiğimiz kadarını ödüyoruz, kalan borcu seneye erteliyor. Bu şekilde üç sene okudum. Her sene kayıt yenilemede borcumuzu tekrar yapılandırıyoruz. Hocam ben geçen seneye kadar namazlarımı kılmazdım ve oruçlarımı tutmazdım. Elhamdülillah ailecek Müslümanız ama ibadetlerimizi düzenli yapmazdık. Ramazanla birlikte ibadetlerime başladım. Tesettüre girmeye karar vermiştim hatta başörtüsü aldım ama aklıma bir sorun takıldı sonra vazgeçtim. Benim gittiğim okul, dinimize önem vermiyor bence. Eğer ben başörtüsü kullanırsam bize sağladığı ödeme kolaylığını sağlamayıp beni okula almayabilir ve kayıt yenilemeyebilir. Gelecekte bir mesleğim olmaz. Geçimimi sağlayamam. Bundan dolayı endişelerimiz var. Annem de bu yüzden sonra kapanırsın diyor. Ben sizin yazılarınızı ve soru cevaplarınızı okuyorum. Oradaki bir soruda tesettürlü öğrenci pantolon giymemek için stajına gitmediğini ve doğru yapıp yapmadığını sormuş. Siz de yanlış yaptığını, dikkat çekmeden gitmesi gerektiğini anlatmışsınız. Sizce benim durumum da böyle mi? Yani başörtü takmasam ama kapalı giyinsem yani dikkat çekmesem, mezuniyetten sonra başörtüsü örtsem dinimize uygun olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah'a kul olmak, nefse ağır gelen bir imtihana hazır yaşamak demektir. Şeytan, Allah'ın kulu olmaya çalışan her mü'min erkek ve kadının içinde bulunduğu hayat üzerinden kıyaslar yaptırarak yıpratmaya çalışır. Neticede moralsiz, keyifsiz ve her gün biraz daha gergin mü'minlerdir hedefi. Sizin de ifade ettiğiniz gibi Rabbimiz mü'min kadınlara tesettürü emretmiş, mü'min erkeklere de kadınların tesettür imtihanı gibi onların zorlanacağı başka konular üzerinden imtihan etmektedir. Her cins kendi yaratılmış olduğu fıtrat, duygusallık ve anlayış üzerinden sınanmaktadır. Size ağır gelen bir emir bir başkasını zorlamazken onu da zorlayan bir başka konu olacaktır. Siz bugün tesettür üzerinden zorlandığınızı ifade ediyorsunuz bir başka mümin Rabbimizin başka bir emri olan mesela namaz üzerinden zorlanmaktadır. Her zorlandığımız konuda Rabbimize sığınmaya, daha iyi kul olmak için adımlar atmaya ihtiyacımız vardır. Kendi kendimize hak vererek yol aldığımızda haklı olmuş olmuyoruz. İrademizi Hakka, doğruya göre yönlendirdiğinizde ise kalp rahatlığı ile yaşıyoruz. Tesettür konusu şu an sizin imtihanınız. Buna sabretmeniz, nefsinizle mücadele etmeniz, Rabbinizden yardım istemeniz bir sonraki imtihanınızla karşılaştığınızda sizi daha güçlü bir irade sahibi haline getirecektir. Sabredin, Çevrenizi sizin kıyafetinizi benimseyenlerden oluşan bir çevre ile değiştirin, Başınızdakine takılı kalıp da kilitlenmeyin. Sürekli kendinizi geliştirin. Boşta kalmayın Kur'an Kerim okuyun, ilmihal öğrenin. Sohbet meclislerine katılın. En çok da iradenizi gösterin.
Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.
Selamünaleyküm. Yazınızda ters veya hayata yabancı bir şey bulamadım. Tam aksine sanki binlerce senelik tarihin gözümün önünde film gibi aktığını hissettim. Sanki Peygamberlerin hayatlarından farklı bir kesit önüme gelmiş gibi oldu. Gerçekleri izledim tam anlamıyla. Hayat budur, imtihan budur, Herkes böyle oldu. Sen ve ben herkesten biriyiz. Biz de böyle olacağız. Bana göre; endişe etmenizi, üzülmenizi gerektirecek bir şey yoktur. Neden? Çünkü siz, yola girdiniz. Yol ise böyle gidilir. Hatta sevinmelisiniz. Neden sevinmelisiniz biliyor musunuz? Şeytan sizi, uğraşılması gereken durumda gördü ki, çevrenizi kısmaya çalışıyor. Adeta sizi çevrenizden vuracak. Bu bir anlamda mutluluk duyulması gereken bir şeydir. Ben olsam, 'iş gören adam yerine konmuş olmaktan' sevinirdim. Bakın, sizin güneşi keşfetmeniz kaç yıl sürmüş; bırakın çevrenizdekilerin keşfi de sürsün bir zaman. Ve siz, onların keşfini sağlayan destekçileri olun da onların da kazanacakları sevaplar size yazılsın; böylesi daha mantıklı değil mi? Eğer, Allah'ın kulu olmaktan ve O'na kulluk olan ibadetleri yapmaktan mutlu iseniz, bilin ki yol böyledir. Bundan başkası Peygamberlere nasip olmadı ki size nasip olsun. Namaz ve oruç kadar, tesettür kadar kendinizi sabra alıştırın. Bütün çevrenizi kuşatabilecek bir sabra ısının. Kendinizi sabır denizine atın. Bir asır tüketseniz bile tükenmeyecek sabrınızın olması gerekir. Bu iş böyledir. Sadece bir başörtüsü sarmakla bitse idi, ah ne kolay olurdu din sahibi olmak! Bedelsiz ne var ya da, bedelsiz olanın ne değeri var? Madem yola girdiniz, o zaman şu takvime dikkat edin: Yavaş yavaş, kendinizi evinin kraliçesi olmaya hazırlayın. Elin parasının hesabını yapan bir kadın olma seviyesinden, sevaplarını saymaya çalışan mükemmel bir eş, muhteşem bir anne olma yoluna girin. Bunu yapabilirseniz, şeytanı delirtirsiniz. Ona karşı bir kaleyi daha kurtarmış olursunuz. Allah'ın size gelecek yardımını biraz daha çabuklaştırırsınız. Kitap okuyun, beyniniz büyüsün. Bir gözünüzü, bir kulağınızı tıkatın; duymuyor, görmüyor gibi olun. Ya siz eriyeceksiniz bu döneminizde ya da şeytan ve ona alet olan çevreniz eriyecek. Onların reflekslerine takılıp kalırsanız siz erirsiniz. Yarı duymaz, yarı görmez olursanız onlar erirler. Onlar eridikçe de siz de onlar da kazananlardan olursunuz. Çare yok savaş bu, böyle sürecek. Ya savaşı dışarıdan seyredeceksiniz ya da içine gireceksiniz ve kazanmaya çalışacaksınız ki, siz ikincisini tercih etmiş bulunuyorsunuz. Artık geri dönmeniz çok zordur. Allah korusun. Önce eşinize umut bağlayın ama acele etmeyin. On, elli, yüz, iki yüz yıl beklemeye hazır olun. Ona karşı harika bir eş olun. Sizi görmeye bile doyamasın adeta. Bu, sizin davanızı da ona cazip getirecektir zamanla. Açın elleriniz göğe doğru, sabır isteyin. İsteyin, isteyin insin sabır. Doldurun kucağınızı ve göğsünüzü sabırla. Bin yıl yetsin size sabır stokunuz. Bakın o zaman eziyetler size, güller arasındaki dikenler gibi gelecek. Onları bile neşeyle karşılayacaksınız. Sabır, havanız suyunuz olsun. Sakın ha, sabrın karşılığını görmeye çalışmayın. Sabır çiçeği, cennette açar. Şimdi açarsa çabuk solar, emeğinize yazık olur. Eşinizden sonra sırayla herkese yönelin. Sizi adam yerine koysalar da koymasalar da siz, her sabah yeni bir enerji ile kalkın yataktan. Evinizin camını açınca, içeri girecek olan havayı size ulaşan yeni gelişmelerin muştusu olarak kabul edin. Yarını umutla bekleyin. Umut ve heyacanla! Yarın asla uzak değildir. Her gelecek olan yakındır. Allah'ın rahmeti de er geç gelecektir. O rahmet bir geldi mi artık geçmişin sıkıntıları tatlı bir hatıra ve sonucu getiren alın teri gibi olacak sizin için. Yeni yolunuz, yepyeni heyecanınız size kutlu olsun. Cennet yolunuz sonsuz sevdalarla dolsun. Size dualar ederim. Bu ağabeyinize de dualar etmenizi beklerim. Sloganı unutmuyoruz: Her sabah yeni bir heyecanla, her gün yeni bir umutla çıkıyoruz yola. Yorulmuyoruz, Bıkmıyoruz, Usanmıyoruz, Aşınmıyoruz, Geçmişi de geleceği de irdelemiyoruz; Her şeyi sahibine bırakıyoruz, Sahibi ne yapacaksa yapsın, Sen keyfine bak, Cennetine yönel. Mutlu olsun çilen, Değerli bacım.
Selamünaleyküm. Bir kere, kendinizi salmamaya kararlı olun. Bin kere yıkıldığımız yerde bin birinci kalkışa hazır olmalıyız. Bir fakülte ortamında, tam tesettür denebilecek kıyafetin zor olacağını kabul edebiliriz. Zor olanı elde edememekle onun için mücadele etmek arasında bulunmamız yeterlidir. Fakülteye devam ederken, mücadeleyi de bir fakülte gibi görün. En azami yapabileceğinizi yapmaya gayret edin. Allah yardımcınız olsun. Ayağınızı sabit, kalbinizi huzurlu kılsın.
Önce şunu bilmelisiniz: Hamurun mayalanması gibi bir şeydir bizim kişilik oluşumumuz, birden olmaz zaman ister. Siz de bu zamanı sabırla geçirmek zorundasınız. En kolay çözüm kendinize çevre oluşturmanızdır. Tesettürünü beğendiğiniz hanım arkadaşlarınız olmalıdır. Onlarla daha yoğun bir şekilde oturmalısınız. Bir de birikiminizi artırın. Mevcut bilginiz sizi hareketlendirmeye yetmiyordur. İnternetten http://www.sosyaldoku.tv/?s=kad%C4%B1n+f%C4%B1kh%C4%B1 derslerini sırayla izleyerek kendinizi geliştirebilirsiniz örnek olarak. Bilhassa namaz ibadeti önemlidir, ihmal etmeyin namazı. Namaz koruyan bir kalkandır. Eşiniz de sizin bu açığınızı kapatmada yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Size güzel olmadığınızı söyleselerdi intihar mı edecektiniz? Mü’min insan, çevresi olan ama çevresinden etkilenmeyen insandır. Siz kendinizi birilerine göre şekillendirirseniz, başta şeytan olmak üzere herkes hatta evin önündeki bir kedi bile size yön veren birisi olabilir. Bu konuyu sizin çökmeyen, dik durabilen bir irade sahibi olmanız açısından ele alın. Dik durun, payandalı insan olmayın. Bunun için gerektiğinde çevrenizi kökten değiştirmeye hazır olun. Güneşte eriyen dondurma olma yerine güneş olun, ışık saçın. Böylesi daha saygındır. Her gün az da olsa muhakkak Kur'an okuyun. Yatarken ve kalktığınızda çok dua edin. Sizi Allah'a emanet ediyor, sizden iyi haberlerinizi bekliyorum.
baş örtmek konusundaki diğer fetvalar
Namazda başı örtmek sünnettir ancak kulağı kapatmanın mekruh olduğuna dair bir bilgi bulamadım.
Aleykümselam. Bayanların sadece yüzleri açık olabilir. YÜZ ölçüsü abdestte yıkadığımız alandır. Ya da şöyle anlayabilirsiniz: Bir insan karşımızda dururken başından tam olarak bizim karşımızda duran kısım yüz kısmıdır. Tesettür de bu boyutta olursa farz olan emir gerçekleşir. Bunun ötesinde ne kadar daha geniş alan kapatılırsa takvaya da o kadar yakın durulmuş olur.
Selamünaleyküm. Böyle bir konuda anne baba hakkı olmaz. Allah'ın hakkından büyük hak mı olur? Dik durun, vakur olun. Allah yardımcınız olsun.