Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Öncelikle Allah razı olsun daha evvelki sorumu cevaplandırdığınız için. Fakat kafama bir şey takıldı: daha evvelki soru cevaplardan anladığım kadarıyla evlilikte fiziksel beğenmenin de gerekliliğinden bahsetmişsiniz. Benim sorunum da bu noktada zaten. Sevemediğim bir insanla evlenirsem ilerde bu sorun olmaz mı? Ama diğer taraftan da yaş ilerliyor, inanın bunalıyorum ne yapacağımı bilemiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Böyle bir evlilik olmaz. Tıbben tedavi gerekiyorsa onu yapın. Başka bir sorun varsa ve giderilmiyorsa boşanın elbette ama durumu gerekiyorsa adli makamlarca tespit ettirin. Sizin durumunuz akıllıca değildir. Ne bekliyorsunuz bunca zamandır?
Selamünaleyküm. Böyle bir evlilik yapma. Sevemediğinle evlenme.
Selamünaleyküm. Evlilik bir gönül işidir. Gönlünüzün ısınmadığı biri ile evlenmeyin.
Selamünaleyküm. Evli bir insan, evlendiği kişinin haklarını omzunda taşıyan biri durumuna gelir. Elbette bekârlık günlerindeki gibi yaşamayacaktır. Ondan bunu beklemeniz de doğru değildir. Artık, size ne kadar vakit ayırabilirse o kadarı ile dostluğunuz devam edecektir. Onun ev mahremiyetine de dikkat edeceksiniz.
Selamünaleyküm. Bunlar gereksiz endişeler olabilir. Asıl dikkat etmeniz gereken husus, bir erkeği cinsellik ve kişilik olarak idare edip edemeyeceğiniz olmalıdır. Kararınızı da ona göre verirsiniz.
Selamünaleyküm. Tevbe ettiğiniz günahlarınızı söylemeniz gerekmez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Meseleye yaşınız itibariyle bakmayın. Kaderiniz olarak görün. Siz, elinizden geleni yapın, gelen talepleri değerlendirmede çevrenizle istişare edin, aşırı olmayın. Gerisi sizin yapacağınız bir iş değildir. Sabredeceksiniz.
Selamünaleyküm. Annenin tek başına evlilikte karar hakkı yoktur. Meseleyi bir laubalilik düzeyine getirmemek için en yakın akrabadan bir veya iki kişinin yardımı ile yol alabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Hızlı ilerlemeyin. Olduğu kadarını yapın, gerekiyorsa okul sonrasına erteleyin ezberlemeyi. Bunlar normaldir, daha da ağırı olabilir. Hazırlıklı olmanız gerekir.
Selamünaleyküm. Müezzin efendi. Bir de hafızsın. En az dokuz yüz elli sene orada bekleyeceksin, en az. Sakın cepheyi bırakıp gitme. Her gün ezan oku, melekler senin cepheyi terk etmediğine şahit olsunlar. Sakın yılma. Neden insanları sayıp duruyorsun? Camideki melekleri saydın mı hiç? Bir de onları say istersen. Emekli oluncaya kadar değil tam tamına dokuz yüz elli sene bekleyeceksin. Alay edilmeye hatta taşlanmaya hazır ol. Seni taşladıklarında da ellerini aç ve de ki: 'Rabbim, sen bu cahillere azap etme, belki nesillerinden biri iman eder. 'Senden önceki minare bekçileri, senin şimdi düşündüğün gibi şeyler düşünüp orayı iki ihtiyara bırakıp gittiler de sonuç böyle oldu. Bu ümmet, bereketli bir ümmettir. Sarhoşundan bile hayır çıkabilir. Asla yılma. Seni orada üç yıl bir vadiye sıkıştırıp, ağaç kabuğu yemeye mahkûm etseler bile sen yılma. Sonrasına bak, yarınına bak. Firdevslere bak. Havz'a bak. Senden öncekilere bak. İstersen şu dizlerini bile örtemeyecek kadar kısa eteği ile Rabbine giden Mus'ab'a bak. Bak o Mus'ab'a neler göreceksin onda. O da, kimsenin onu dinlemeyeceği bir yere gitmişti. Başının üstünde kılıçlar parıldıyordu. İki kişi bulamayacağı yerlerde bir İslam Devleti kurdu gitti. Kimseyi bulamayacağı yerlerde Rabbini buldu, cennetin en üst makamlarını buldu da, 'mü'minler arasındaki erkeklerden biri' olarak Rabbine gitti. Yılmak, yorulmak, usanmak yoktur bizim lügatimizde. Biz çile ümmetiyiz, meşakkatten lezzet alırız. Allah için olsun da taş olsun midemize inen. Etrafındaki azıktan korkma, kendini küçük görmekten kork. İnsan sayma, iş say. Görkeme bakma, ihlâsa bak. Sabret, sebat et; mezarlıktan diriler çıkar. Kurumuş dallardan meyve getir. Sabret, sebat et; insanlara güvenme, melekler sana yeter. Elindeki fırsatı iyi değerlendir. Doya doya Kur'an oku. Bir ilmihali en az üç ayda bir oku, notlar tut ondan. TV izleme, internete dalıp gitme. Kendini yetiştir. Dilin güçlü, amelin bereketli olsun. Ecrin ziyade, azmin kavi olsun. Allah'a emanet ol müezzin efendi, hafız efendi. Allah'a emanet ol ey, bu ümmetin en uzun enseli dirilecek olanı.
Selamünaleyküm. Bir anlam veremedik sözünüze; bin dört yüz yıl ifadesi İslamlaşmış dönemi simgeliyor. Bunun anlamı, 'İslam böyle öğretti bize' olabilir. İki söz arasında beyaz ile kara kadar fark vardır.
Selamünaleyküm. Bir kere kalbinizin rahat etmediği işi yapmayın. Sözünü ettiğiniz kurum için ‘faizci’ deme durumunda değiliz ama bizim de sizin gibi kalbimiz rahat etmiyor.