Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Muhterem Hocam, batı ve batıl istilasında olan aile hayatımıza dair yaptığınız bir nevi diriliş sohbetlerinden dolayı Allah sizden razi olsun.. Ben 22 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Validemin benim için düşündüğünü öğrendiğim ve uzaktan da olsa akrabalık ilişkileri bulunan bir bayana karşı ahlaki temeller ön plana çıkarak (toplum içinde hareketleri, edebi vs.) bir muhabbet oluştu. İnandım ki gerçekleşecek bir kaç şey, onu ideal bir eş olarak çıkaracak karşıma.. Çalışma durumum da olacağı için evlilik için hazır olacağım inşaallah.. Kendisi şuan 23 yaşında ve küçük yaştan itibaren cemaat içinde yetişmiş ve sözüm ona birilerinin verdiği icazetle hizmet etmek maksadıyla kamu kuruluşunda memur olarak görev yapıyor. Kendisi bunun büyük bir hizmet ve fedakarlık olduğuna inanmıştı. Mesaj yoluyla yaptığım görüşmede içinde bulunduğu şekilde bir hizmet mantığının olmayacağını, hizmet kavramının cihad kavramını karşılamadığını uygun bir dille anlattım ve dilim döndüğü kadarıyla kaynaklarıyla yanlışları izah ettim ve anlaşıldı hamdolsun, evlilik ile birlikte çalışmayı zaten bırakmak istediğini taahhüt etti, cemaat konusunda da taleplerimi karşılıksız bırakmadı.. Ancak şöyle bir durum var Hocam, arada yaklaşık bir-buçuk yaş da olsa bu durum beni zaman zaman rahatsız ediyor. Ayrıca fiziki olarak örtünme şeklinde ve renginde bir takım değişiklikler arzu ettim. Başörtünün omuzlar üzerine atılması gibi.. Fakat bunun ağır geldiğini, diğer isteklerimi yerine getirdiğini fakat bunu yapamayacağını açıkça ifade etti. Bu da fiziki olarak soğukluk oluşturuyor. Bir yandan buzulmuşluğun hat safhada olduğu toplumuzda aynı ahlak ve terbiyeye sahip bir eş bulamayacağımı düşünüp şuanki tesettürü ile kabul etmek aklımdan geçerken (ki problem örtünün kısa bağlanması), şu zamanda cennetime vesile olacaklarına inandığım ailemin yanında kalmak fikrime dahi kabul diyen birini bulmuşken, diğer yandan yaş durumu, arzu ettiğim tesettüre ulaşamamış olmak korkutuyor açıkcası.. Tavsiyeleriniz nelerdir.. Ali olmadan Fatıma'yı mı istiyorum? Ya da bir Fatıma olmalı ki beni Ali olma yolunda emin adımlar ile yürütsün demeli miyim? Maesselema..
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Böyle bir şey edebine uyarak yapmanızda sakınca yoktur. Bunu yapın,bundan sonrasında ayağınıza dikkat edin. Allah kolay etsin.
Aleykümselam. Doğal bir evliliğin doğal şartlarda oluşması gerekir ki, doğal olarak bir ömür boyu sürsün. Acıkan bir insana 'iki gün sonra yiyeceksin' denemeyeceği gibi, evlenme vaktinin geldiğine inanan birine de 'iki yıl bekle' denemez. Bu iki yıl bekleme, bile bile harama yol açma demek olur ki, mü'min bunu ne düşünebilir ne de telaffuz edebilir. Sizin durumunuzun evlenmekten başka bir çaresi yoktur. Mesele iffet ve ahlâk meselesi ise hemen evlenmelisiniz. Başka bir şey ise onu bilemem.
Selamünaleyküm. Siz, kimse ile ilişkiniz olmadı, o düzeyde bir hata işlemedim diye rahatsanız, kalbiniz huzurlu ise endişe etmenize gerek yoktur. Tedavi de olabilirsiniz. Olmadan da evlenmenizde sakınca yoktur. Kalbiniz huzurlu olsun, biri gelip sizi muhakkak isteyecek ve evleneceksiniz biiznillah. Şeytan sizi, bu dönüşünüzden geri döndürmek için oyalıyor. Sabırlı olun, başka işlerle meşgul olun, dert etmeyin olup biteni. Dönüşünüz kutlu olsun. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Hatalı sizsiniz; kendinizi reşit olmayan biri durumuna sokmuşsunuz. İffetinizi her şeyin önüne geçirmek zorundasınız. Önce iffetiniz. Ailenizin beklentilerini ikinci sıraya itin. Sizin iffetinizi koruyacak bir bayan bulun. Kıyafetinden önce kadın ve ahlâk öne geçsin. Hemen evlenin, hemen. Size dua ederiz.
Selamünaleyküm, Bizim itikadımız şöyledir: Ne tür günah olursa olsun, günahından tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir. Kendinizi buna göre ayarlayın. Siz Rabbinize dönün, gerisini de O'na bırakın. Kalbiniz rahat etsin. Bundan sonrasını daha geniş düşünün. Allah yardımcınız olsun, kalbinize huzur versin. Saliha olmaya sizi muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. Hayır, fiziksel görüntüyü önemseyeceğiz, şeytanın gıdıklayabileceği esnek alan bırakmamaya çalışacağız. İyice sıkışmış olmak başka bir şeydir elbette. Normal şartlarda kuralı böyle işletin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Tevbe etti iseniz kapandı, siz de kapalı tutun.
Selamünaleyküm. Hiçbir şey yapmanız gerekmez. Kur'an okumaya devam edin. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Siz, ezan vakti girmeden namaz kıldı iseniz namazınız olmadı yeniden kılacaksınız. Ezan vaktinden sonra gecikmiş olarak okundu ise sizin namazınız tamamdır.
Selamünaleyküm. - Haber-i vahid, sahih ise akidede delildir elbette. - Sahih bir hadisin inkârı Kur'an'ın inkârı gibi görülmez ama üzerinde icma bulunan bir konuda ise o hadis, durum tehlikelidir.
Selamünaleyküm. Sakın, gizli bir işe girişmeyin. Bile bile kendinizi eritirsiniz.
Selamünaleyküm. 1- Tıp ilmi ve fıkhı birleştiren Türkçe bir çalışma bilmiyorum. Arapçada böyle eserler var ama Türkçe bilmiyorum. Tıp, zaruret halinin kural olduğu bir bilim dalıdır. Dolayısıyla erkek doktorun kadına kadın doktorun erkeğe muayene etme, tedavi etme gibi bağlantısında zaruret kuralları geçerlidir. Sizin özellikle incelenmesini istediğiniz hususları başlıklandırırsanız onlara temas edebiliriz. 2- Tıp ilmi, Şeriat ilimlerinden sonra en muteber ilimdir. Allah rızası düzeyini koruduğunuz sürece ibadet durumundasınız; talebe iken de tabib iken de. Farz ibadetleri yapın, haramlardan kaçının; sizin için asgari düzeyi sağlamış olursunuz. Yoğun günlerinizde Sünnet namazları da kılmayabilirsiniz. Fakat bu durum, internet üzerinden gezindiğiniz zamanlar için değildir. Bir tıp adamı olmak için 'başınızı kaşımaya vakit bulamadığınız zamanlar' açısından bu ölçüyü koyuyoruz. 3- Heykel türü yapıtlar haramdır. Müstehcen kabul edilebilecek her türlü resim de haramdır. Bunun elle çizilmesi veya makine ile alınması sonucu değiştirmez. Tabiat ve cansız eşya resmi helaldir. Makine ile çekilen ve yasak olmayan resimlerde ise ihtilaf vardır. Mümkün olduğu kadar uzak kalmak evladır ancak fotoğraf makinesi ile helal olan bir şeyi çekmek haramdır denmesi zordur. 4- Kibir, ikinci insanı küçük görmenin adıdır. Kendini büyük görüp diğer insanı küçük görme şeklindeki kibir cennete mani bir kibirdir. Allah'a emanet olun, Allah yardımcınız olsun.