Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm aziz hocam. Biz haftada bir gün arkadaşlarımla Riyasuz Salihin dersi yapıyoruz. Geçenlerde iki arkadaşım yanıma geldiler, yaptığım bir hatadan dolayı beni uyardılar ben de özür diledim ve daha sonra dersi bırakacaklarını söylediler ve bıraktılar. Benim de çok moralim bozuldu. Bir yıldır en çok bu iki arkadaşımı derse getirmeye çalışmıştım yani çok fazla emek vermiştim ve artık gelmiyorlar. Çok üzüldüm hocam uykularım kaçıyordu bu yüzden acaba ben dine zarar mı veriyorum diye daha sonra son yapmış olduğunuz ( Mus'ab Olmak ) dersini dinledim. Allah sizden ebediyen razı olsun bundan dolayıdır ki her namazımdaki duamda varsınız. Ben ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Namazlı bir arkadaş grubuna yönelmelisiniz. Arkadaşlarınız, akraba arasındaki beraber olmaktan haz aldıklarınız ilk değiştirmeniz gereken eyleminiz olmalıdır. İkinci olarak da bir ders halkasına muhakkak katılın. Üçüncü olarak da 'kılmıyorum/kılamıyorum' sözünü kullanmayın. Bu da şu demektir: Namaz kılmamayı normal gören sözler bile sarf etmeyin. Bir de dua etmeyi ihmal etmeyin. Her şeye rağmen hususi namaz duası yapın. Sabah akşam çokça dua edin. Acilen bir plan yapın ve namazlı hayata geçin. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam.Böyle olması normaldir. Büyük bir imtihan içindeyiz. Yaşınıza göre başınıza gelecek olan böyle bir durumdur. Vaktinizden çok iş üretecek bir program oluşturmalısınız. Uyumaya bile vaktiniz kalmayacak şekilde iş üretin, çalışın, gezin ama boş kalmayın. Arkadaş çevrenizi de yenilen ve büyütün. Duayı unutmayın.
Selamünaleyküm. Bizim Allah Teâlâ ile olan kulluk ilişkimizin, insanlarla olan ilişkimizde hataya gerekçe olması kabul edilemez. İnsanî ilişkilerimiz kesinlikle hakka dikkat ederek yürümelidir. Sizin üzerinizde bir yanlışlık varsa ve bunda duygusal davranmadığınızdan emin iseniz önce haksızlık edenleri ikaz edin. İkazınız işe yaramazsa makul ve yasal olan bütün yöntemleri kullanın.
Aleykümselam. Siz, kendi açınızdan doğru olanı yapın. Böylece de Allah'ın rızasını kazanın. Gerisini de onun sorumluluğu olarak görün. İkinci olarak da, böyle bir düzelme beklentinizi uzun zamana yayın. Sabırlı olun. Sabrın da bir salihalık süreci olduğunu unutmayın. Çok dua edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bir: Boş verin kimin ne dediğine, siz Allah için bir şeyler yapın, Allah için çalıştığına inandıklarınıza dualar edin, onlarla olun. Meleklerin işi ne, kimin ne yaptığını onlar hesap edip dursun. Bize Rabbimiz yeter. İki: Sizin için en kestirme hitabet yolu şudur: Konuşmalarını beğendiğiniz birinin en hoşunuza giden bir konuşmasını MP3'e yükleyin. O konuşmayı, yürürken, bulaşık yıkarken defalarca dinleyin. Bir zaman sonra o konuşmayı taklit etmeye başlayın. Ses tonunu, iniş çıkışları taklit edin. Yalnız bir yerde, önünüzde kalabalık varmış gibi tiyatro yapın. Buna iki ay kadar devam edince sizin de yeteneğinizin olduğunu keşfedecek rahatlayacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Büyük düşünün, büyük çalışın.
Aleykümselam. Endişe etme. Bu geçici bir durumdur. Hemen hemen herkesin başına gelir bir durumdur. Şeytan seni bir taraftan çökertemeyince gücünü başka taraftan deniyor. Takılır kalırsan o galip olur. Yok sayıp yoluna devam et. Allah yardımcın olsun. Dua etmeye devam et. Bir de boş vaktin kalmasın. Çok yoğun olmaya çalış. Boş vaktin kalırsa mesela spor yap ama boş asla kalma.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Bir olgunlaşma süreci yaşıyorsunuz. Kendinizi yetiştirmeye daha fazla önem vermelisiniz. Bir tür vesvesedir yaptığınız sizin. İyi ders çalışın. Haramlardan korunun. İbadetleri aksatmayın. Erkek/kadın ilişkilerinde dikkat edin. Örnek gördüğünüz alimleri izleyin, çalışmalarını takip edin. İstişarelerde bulunun. Nasihat dinleyin. Anne babanızın duasını önemseyin. Fasit bir arkadaş çevreniz olmasın. Ve sabredin. Hepsi bu kadar.
Aleykümselam. Mescid-i Haram dışındaki mescitlere kâfirlerin girmesi konusunda fukahanın farklı içtihatları vardır. Hanefî mezhebi fukahası girebilecekleri yönünde bir içtihatta bulunmuşlardır. Diğer fukahanın içtihatları ile ortak bir nokta olarak şöyle bir hüküm zikredebiliriz: Mü'min olmayanlar, mescitlere bir zarurete binaen girebilirler. Mescitlerin çarşı gibi tutulmaması açısından bu kural önemli bir ilkeyi oluşturmaktadır.
Selamünaleyküm. Annenizin iyileşmesi mümkün değilse oruç tutmamasında bir sakınca yoktur. Tutamadığı her gün için bir fitre miktarı sadaka verir. Bunu toplam olarak mesela otuz günün toplamı olarak da verebilir. Fakir olan bir mü'min bunu alabilir. İleride iyileşmesi mümkün ise bunu yapamaz, iyileştiğinde kaza edecek tutmadığı oruçları.
Aleykümselam. Mesleğiniz bir polis memurunun durumu ile aynı çizgide durmaktadır. Bir mü'min insanın kalbine danışıldığında bu mesleği iyi sayması mümkün değildir. Ancak siz, bir devlet memurusunuz. Polisin amirine itaat ettiği duruma benziyor işiniz. Daha temiz bir işe geçmenizi tavsiye ederim ama bir banka memuru ile de aynı olmadığınızı söyleyebilirim. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Öyle bir uygulamanın dinimize göre olması mümkün değildir. Tam anlamı ile bir FİTNE olarak görülmelidir.
Selamünaleyküm. Bir kişinin kendisi nasıl ise onun hakkında karar o duruma göre verilir. Baba veya annenin ne iyi durumu ne de kötü durumu kişi hakkında nihai bir karar gerekçesi olmaz.