Fetva Meclisi
Soru
İki yıllık evliyim ve bir çocuğum var, bir yaşında. Çocuk doğduktan sonra eşim cinsel açıdan epey uzaklaştı. Ben bu noktada ona ilk başlarda biraz kızıyor ve zorluyordum. Benim de hislerim bu konuda baskın olduğu için beni anlaması gerektiğini söylemiştim. O beni anladığını söylüyor fakat uzak kalarak sanırım sadece ben ona anlayış gösteriyorum. Şimdi baskı yapmıyorum ama bu süre iyice açıldı. Bir ay giriyor araya. Bazen o kadar gergin oluyorum ki başka sebeplerden hakarete varan sözler bile söylediğim oldu. Eşim toparlanmaya başladığını yeni yeni söylüyor, biraz daha zaman istiyor ama son zamanlarda yani bir buçuk aydır yaklaşmıyoruz. Bende de ona karşı soğuma başladı. Günahlarım hissi olarak da artıyor. Ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Süre ne kadar uzarsa uzan 'boşanma' kelimesini kullanmamaya çalışın. Evet, mevcut durum üzücü ve ucunda boşanma aşaması görülen bir durumdur ama siz böyle bir beklenti içinde olamayın; şeytanın işini kolaylaştırmayın. Biraz daha sabırlı olun. Yavrunuzla meşguliyeti artırın. Eşinizin ilgisini çekeceğiniz işler yapmaya çalışın. Bir kere soğukluk hissettiği için o da yanaşmaya cesaret edemiyordur. Siz de haklı olarak üzerine gittiğiniz için şeytan onu biraz daha itiyordur. Direk yatak odasını konuşmadan, yandan konularla girin meseleye. Bir süreliğine beraber geziye çıksanız, bir ay kadar başka yerde yaşasanız ihtimal açılabilir. Bir de size yanaşma belirtileri gösterdiğinde 'gördün mü, sana demiyor mu idim?' şeklinde sorgulama sakın yapmayın. Bir daha geri gelmeyecek şekilde itmiş olursunuz onu. Çok dua edin, çok.
Selamünaleyküm. Siz, kendi dilinizle zulmü itiraf ediyorsunuz yani zalimsiniz. Eşinizin sizin zulmünüzden kaçması hakkıdır. Siz de aklınızı başınıza alın. Allah'tan korkun. İş hilesinden vaz geçin. Ahiretinizi harap etmeyin.
Selamünaleyküm. Sadece sizin anlattığınızla karar verilmesi zordur. Böyle bir mantık akıllı bir insanın mantığı değildir. Eşinizin de haklı olduğunu ispat edebileceği bir gerekçesi olmalıdır. Değilse eşiniz doktor görmelidir muhakkak. Bu durumu aile büyüklerinizin halletmesini isteyin. Aile büyükleri bir araya gelip ne yapacaksa yapsınlar.
Selamünaleyküm. Evli bir erkeğin bir temizlik döneminde eşine beş-on defa birleşmesi tabii bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyaç kadın için de söz konusudur. Kadından veya erkekten gelen isteksizlik, diğer tarafı etkilediğinde evliliğin asıl fonksiyonlarından biri devre dışı kalmış demektir. Böyle bir evliliğin masaya yatırılması gerekebilir. Eşinize durumu bu açıdan hatırlatın. Meseleyi ciddiye aldığınızı söyleyin. Doktora görünsün. Siz de asla büyük konuşmayın, elinizle konuşmayın. İkisi ile de sorunu çözemezsiniz sadece yıpranırsınız. Harama girme tehlikeniz baş gösterince de önce eşinizi sonra da onun büyüklerini bu hususta ikaz edin. İkaz da işe yaramazsa harama girecek yerde kendinize yeni bir helal bulacağınızı eşinize iletmenizde bir sakınca yoktur. Bu zaman sürecinde ortada bir tıbbî arıza söz konusu olduğu anlaşılırsa elbette tedavi yoluna gideceksiniz.
Sabırlı olun. Yaşanan gerginlikleri konuşarak ve sağduyuya çağırarak çözmeye çalışın daima. Belki biraz zaman alır. Sabırlı olun. Eşiniz ile aranızdaki anlaşmazlıkları tartışmayla çözmeye çalışmayın. Bu işleri daha da kötü yapmaktan başka pek bir işe yaramaz. Aranızdaki iyilik hali büyüdükçe birbirinize karşı cesur sözler ve hareketleriniz de azalır biiznillah. Allah'a emanet olun.
Bir kere eşinizde iman bulunduğunu siz de söylüyorsunuz. Bütün çirkefliğe rağmen biiznillah o dönecektir. Yeter ki siz sabredin ve işi inada dönüştürmeyin. Sık sık her gün aynı tartışmalar hiç bir sonuç getirmez bilakis kötülüğün kökleşmesine sebep olur. Yapacağınız en önemli iş, eşinizin size cinsel bir kilitle kilitlenmesidir. Kendinizi, internetteki kadınlardan daha cazip, daha bakımlı ve çekici yapmaya mecbursunuz. Bunu da lafla ve reklamla yapamazsınız. Bedeninizi kullanın ağzınızı susturun. Gözlerinizin birini kullanmayın, bir kulağınız duymasın. Tartışmaya girmenizin bir yararı olmayacak, boşuna kendinizi yıpratmayın. Eşinizi bir hasta gibi görmeye çalışın. Sizin bedeniniz, onun gözünde vazgeçilemez bir nimet olarak yer edinirse kısa zamanda iyi bir eşle karşılaşabilirsiniz. Unutmayın, onu siz kurtaracaksınız. Onun şifası sizsiniz. Siz de sabır ve gayretle yol alabilirsiniz. Sakın korkmayın, umutsuz olmayın. Bir de dönüş sürecine girdiğinde kalkıp 'biliyor musun...' diye eskiyi hatırlatır sözler kullanmayasınız. Yarayı kaşıttıkça kaybeden siz olacaksınız.