Muvatta (İmam Mâlik) · 1305
Arapça metin
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الرِّجَالِ، مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ أُمِّهِ، عَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّهُ سَمِعَهَا تَقُولُ، ابْتَاعَ رَجُلٌ ثَمَرَ حَائِطٍ فِي زَمَانِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَعَالَجَهُ وَقَامَ فِيهِ حَتَّى تَبَيَّنَ لَهُ النُّقْصَانُ فَسَأَلَ رَبَّ الْحَائِطِ أَنْ يَضَعَ لَهُ أَوْ أَنْ يُقِيلَهُ فَحَلَفَ أَنْ لاَ يَفْعَلَ فَذَهَبَتْ أُمُّ الْمُشْتَرِي إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَتْ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " تَأَلَّى أَنْ لاَ يَفْعَلَ خَيْرًا " . فَسَمِعَ بِذَلِكَ رَبُّ الْحَائِطِ فَأَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هُوَ لَهُ .
Amre binti Abdurrahman (r.anha) şöyle işitmiştir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında bir kimse bir bahçenin meyvesini satın aldı bakımını yaptı ve çok uğraştı. Ürün az çıkınca bahçe sahibinden ya fiyatı düşürmesini ya da akdi bozmasını istedi. Mal sahibi de bunlardan hiçbirini yapmayacağına yemin edince müşteri olan kimsenin annesi Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e giderek durumu anlattı. Bunun üzerine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Hayır istemeyeceğine yemin mi etti?" buyurdu. Bunu işiten bahçe sahibi Rasulullah (s.a.v.)'e gelerek: "Ey Allah'ın Rasuıü! hepsi onun olsun bir ücret istemiyorum" dedi. Diğer tahric: Buhari, Sulh; Müslim, Müsakat
Benzer hadisler
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْحُسَيْنِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا شَيْبَانُ، عَنْ فِرَاسٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ جَاءَ أَعْرَابِيٌّ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا الْكَبَائِرُ قَالَ " الإِشْرَاكُ بِاللَّهِ ". قَالَ ثُمَّ مَاذَا قَالَ " ثُمَّ عُقُوقُ الْوَالِدَيْنِ ". قَالَ ثُمَّ مَاذَا قَالَ " الْيَمِينُ الْغَمُوسُ ". قُلْتُ وَمَا الْيَمِينُ الْغَمُوسُ قَالَ " الَّذِي يَقْتَطِعُ مَالَ امْرِئٍ مُسْلِمٍ هُوَ فِيهَا كَاذِبٌ ".
Abdullah b. Amr şöyle anlatmıştır: "Bir bedevi Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e geldi ve "Ya Resulallah! büyük günahlar nelerdir?" diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Allah'a ortak koşmaktır" buyurdu. Bedevi "Bundan sonra nedir?" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bundan sonra anaya-babaya asi olmaktır" buyurdu. Bedevi "Bundan sonra nedir?" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Yalan yere yemindir (yeminü'l-ğamus)" buyurdu. Ravi diyor ki: Ben "yeminü'l-ğamus nedir?" diye sordum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Yalandan yere yemin ederek Müslüman bir kimsenin malını elinden alan kimsenin yeminidir" buyurdu
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ عَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ عَائِشَةَ أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ، أَخْبَرَتْهَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ عِنْدَهَا وَأَنَّهَا سَمِعَتْ صَوْتَ رَجُلٍ يَسْتَأْذِنُ فِي بَيْتِ حَفْصَةَ قَالَتْ عَائِشَةُ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا رَجُلٌ يَسْتَأْذِنُ فِي بَيْتِكَ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أُرَاهُ فُلاَنًا " . لِعَمٍّ لِحَفْصَةَ مِنَ الرَّضَاعَةِ . فَقَالَتْ عَائِشَةُ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَوْ كَانَ فُلاَنٌ حَيًّا - لِعَمِّهَا مِنَ الرَّضَاعَةِ - دَخَلَ عَلَىَّ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " نَعَمْ إِنَّ الرَّضَاعَةَ تُحَرِّمُ مَا تُحَرِّمُ الْوِلاَدَةُ " .
Abdurrahman'ın kızı Amre şöyle rivayet etmiştir: Bana mu'minlerin annesi Aişe (r.a.) dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanımda idi. Ben Hafsa'nm evine girmek için izin isteyen bir adamın sesini işittim ve: «— Ey Allah'ın elçisi şu adam evinize girmek için izin istiyor» dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— O adamın, Hafsa'nın süt amcası falan olduğunu sanıyorum» dedi. Ben: «— Ya Resulallah süt amcam falan sağ olsaydı benim yanıma serbest girebilir miydi?» dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Evet girebilirdi, çünkü nesebin haram kıldığı her şeyi emme de haram kılar» buyurdu. Diğer tahric: Buhari, Şehadat; Müslim, Rada
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَرْخَصَ لِصَاحِبِ الْعَرِيَّةِ أَنْ يَبِيعَهَا بِخَرْصِهَا .
Zeyd b. Sabit (r.a)'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bahçe sahibinin ağaçtaki toplayacağı meyveleri tahmin ederek satmasına izin verdL" Diğer tahric: Buhari, Buyu; Müs!im, Buyu
حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، عَنْ أَبِي حَمْزَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ حَلَفَ عَلَى يَمِينٍ يَقْتَطِعُ بِهَا مَالَ امْرِئٍ، هُوَ عَلَيْهَا فَاجِرٌ، لَقِيَ اللَّهَ وَهْوَ عَلَيْهِ غَضْبَانُ" فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى {إِنَّ الَّذِينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللَّهِ وَأَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَلِيلاً} الآيَةَ. فَجَاءَ الأَشْعَثُ فَقَالَ مَا حَدَّثَكُمْ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ، فِيَّ أُنْزِلَتْ هَذِهِ الآيَةُ، كَانَتْ لِي بِئْرٌ فِي أَرْضِ ابْنِ عَمٍّ لِي فَقَالَ لِي " شُهُودَكَ ". قُلْتُ مَا لِي شُهُودٌ. قَالَ " فَيَمِينَهُ ". قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِذًا يَحْلِفَ. فَذَكَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم هَذَا الْحَدِيثَ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ ذَلِكَ تَصْدِيقًا لَهُ.
Abdullah İbn Mes'ud r.a. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Kim yalan yere yemin ederek müslüman bir kimsenin malını alırsa (kıyamet günü) Allah'ı kendisine öfkelenmiş bir şekilde bulacaktır. Allah (c.c) şöyle buyurmuştur: "Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır. "[AI-i İmran, 77] Bu sırada Eş'as gelerek şöyle demiştir: Ebu Abdurrahman size ne naklediyor. Bu hadis benimle ilgili olarak nazil olmuştur. Amca oğlumun arazisinde benim bir kuyum vardı. Bana, "Şahitlerin nerede?" dedi. Ben de, "şahidim yok" dedim. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "O halde yemin etmesini iste" buyurdu. Ben de, "Ey Allah'ın Resulü O (yalan yere) yemin eder" dedim. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem yukarıdaki hadisi zikretti. Daha sonra Allah (c.c) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i tasdik için yukarıda zikredilen ayeti indirmiştir. 2356 Tekrar: 2416, 2515, 2666, 2669, 2673, 2676, 4549, 6659. 6676. 7183, 7445. 2357 Tekrar:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ حَلَفَ عَلَى يَمِينٍ وَهْوَ فِيهَا فَاجِرٌ لِيَقْتَطِعَ بِهَا مَالَ امْرِئٍ مُسْلِمٍ لَقِيَ اللَّهَ وَهْوَ عَلَيْهِ غَضْبَانُ ". قَالَ فَقَالَ الأَشْعَثُ فِيَّ وَاللَّهِ كَانَ ذَلِكَ، كَانَ بَيْنِي وَبَيْنَ رَجُلٍ مِنَ الْيَهُودِ أَرْضٌ فَجَحَدَنِي، فَقَدَّمْتُهُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَلَكَ بَيِّنَةٌ ". قُلْتُ لاَ. قَالَ فَقَالَ لِلْيَهُودِيِّ " احْلِفْ ". قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِذًا يَحْلِفَ، وَيَذْهَبَ بِمَالِي، فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى {إِنَّ الَّذِينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللَّهِ وَأَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَلِيلاً} إِلَى آخِرِ الآيَةِ.
Abdullah (İbn Mes'ud) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakleder: "Kim bir müslümanın malını elde edebilmek için yalan yere yemin ederse kıyamet günü Allah'ı kendisine kızmış bir şekilde karşısında bulur." Eş'as şöyle demiştir: Allah'a yemin ederim ki bu olay benimle ilgilidir. Benimle bir yahudi arasında bir arazi meselesi vardı. Yahudi arazinin benim olduğunu inkar etti. Ben de olayı Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e arzettim. Bana, "Şahidin-delilin var mı?" diye sordu. Ben de "hayır" diye cevap verdim. Yahudiye "Yemin et" buyurdu. Ben de, "Ey Allah'ın Resulü! Bu durumda yemin eder ve benim malımı elde eder" dedim. Bunun üzerine Allah (c.c), "Allah'a olan ahid ve yeminleri karşılığında az bir bedeli satın alanlar var ya 'işte onların ahirette hiçbir nasibi yoktur. " [Al-i İmran, 77] ayetini indirdi
حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ حَلَفَ عَلَى يَمِينٍ وَهْوَ فِيهَا فَاجِرٌ لِيَقْتَطِعَ بِهَا مَالَ امْرِئٍ مُسْلِمٍ لَقِيَ اللَّهَ وَهْوَ عَلَيْهِ غَضْبَانُ ". قَالَ فَقَالَ الأَشْعَثُ فِيَّ وَاللَّهِ كَانَ ذَلِكَ، كَانَ بَيْنِي وَبَيْنَ رَجُلٍ مِنَ الْيَهُودِ أَرْضٌ فَجَحَدَنِي، فَقَدَّمْتُهُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَلَكَ بَيِّنَةٌ ". قُلْتُ لاَ. قَالَ فَقَالَ لِلْيَهُودِيِّ " احْلِفْ ". قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِذًا يَحْلِفَ، وَيَذْهَبَ بِمَالِي، فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى {إِنَّ الَّذِينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللَّهِ وَأَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَلِيلاً} إِلَى آخِرِ الآيَةِ.
Abdullah (İbn Mes'ud) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakleder: "Kim bir müslümanın malını elde edebilmek için yalan yere yemin ederse kıyamet günü Allah'ı kendisine kızmış bir şekilde karşısında bulur." Eş'as şöyle demiştir: Allah'a yemin ederim ki bu olay benimle ilgilidir. Benimle bir yahudi arasında bir arazi meselesi vardı. Yahudi arazinin benim olduğunu inkar etti. Ben de olayı Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e arzettim. Bana, "Şahidin-delilin var mı?" diye sordu. Ben de "hayır" diye cevap verdim. Yahudiye "Yemin et" buyurdu. Ben de, "Ey Allah'ın Resulü! Bu durumda yemin eder ve benim malımı elde eder" dedim. Bunun üzerine Allah (c.c), "Allah'a olan ahid ve yeminleri karşılığında az bir bedeli satın alanlar var ya 'işte onların ahirette hiçbir nasibi yoktur. " [Al-i İmran, 77] ayetini indirdi