Muvatta (İmam Mâlik) · 277
Arapça metin
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، وَعُبَادَةَ بْنَ الصَّامِتِ، وَالْقَاسِمَ بْنَ مُحَمَّدٍ، وَعَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَامِرِ بْنِ رَبِيعَةَ، قَدْ أَوْتَرُوا بَعْدَ الْفَجْرِ .
İmam Malik der ki: Bana Abdullah b. Abbas, Ubade b. es-Samit, el-Kasım b. Muhammed ve Abdullah b. Amir b. Rebia'nın vitir namazlarını fecr'den sonra kıldıkları rivayet edildi
Benzer hadisler
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، أَنَّهُ قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَامِرِ بْنِ رَبِيعَةَ، يَقُولُ إِنِّي لأُوتِرُ وَأَنَا أَسْمَعُ الإِقَامَةَ، أَوْ بَعْدَ الْفَجْرِ . يَشُكُّ عَبْدُ الرَّحْمَنِ أَىَّ ذَلِكَ قَالَ .
Abdurrahman b. el-Kasım der ki: Abdullah b. Amir b. Rebîa'yı (r.a.): «Sabah namazının kaametini işitirken «yahud fecr'den sonra» vitir namazını kılarım,» derken işittim. (Abdurrahman, Abdullah b. Amirin: Kaamet edilirken mi, yoksa fecr'den sonra mı dediği hususunda şüphe ediyor)
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ رَكِبَ إِلَى رِيمٍ فَقَصَرَ الصَّلاَةَ فِي مَسِيرِهِ ذَلِكَ . قَالَ مَالِكٌ وَذَلِكَ نَحْوٌ مِنْ أَرْبَعَةِ بُرُدٍ .
Salim b.Abdullah babasından naklediyor: Binekli olarak Riym'e gitmiştim, bu yolculuğum sırasında namazları kısaltarak kıldım. İmam Malik bu rivayet üzerine şöyle der: Abdullah'ın, bu yolculukla katettiği yol dört berid (48 miljdir)
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ، وَعَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، كَانَا يَقُولاَنِ الصَّلاَةُ الْوُسْطَى صَلاَةُ الصُّبْحِ . قَالَ مَالِكٌ وَقَوْلُ عَلِيٍّ وَابْنِ عَبَّاسٍ أَحَبُّ مَا سَمِعْتُ إِلَىَّ فِي ذَلِكَ .
İmam Malik'e şu hadis rivayet edildi: Ali b. Ebî Talib ve Abdullah b. Abbas (r.a.): «Salatul vustaa», Sabah namazıdır, derlerdi. İmam Malik der ki: Bu hususta duyduklarımın en uygunu, Hz. Ali ve Abdullah b. Abbas'ın dedikleridir
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ مَسْعُودٍ، كَانَ يَدِبُّ رَاكِعًا .
İmam Malik'ten: Abdullah b. Mes'ud'un (cemaate rükuda yetişmek için) ayaklarını sürüyerek saf'a kadar gittiği bana rivayet edildi
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ رَجُلاً، سَأَلَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ عَنِ الْوِتْرِ أَوَاجِبٌ هُوَ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ قَدْ أَوْتَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَوْتَرَ الْمُسْلِمُونَ . فَجَعَلَ الرَّجُلُ يُرَدِّدُ عَلَيْهِ وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ يَقُولُ أَوْتَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَوْتَرَ الْمُسْلِمُونَ .
imam Malik'e şu hadis rivayet edildi: Bir adam Abdullah b. Ömer'e «—- Vitir namazı vacip midir?» diye sorunca Abdullah: «— Şüphesiz Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve müşlümanlar vitir namazını kıldılar,» dedi. Adam aynı soruyu tekrar tekrar sordu, Abdullah b. Ömer de her sorusunda «Resulullah (s.a.v,) ve müslümanlar vitri kıldılar» diye cevap verdi
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، كَانَ يَسْتَتِرُ بِرَاحِلَتِهِ إِذَا صَلَّى .
İmam Malik'den: Duyduğuma göre Abdullah b. Ömer namaz kılarken bineğini sütre yapardı