Muvatta (İmam Mâlik) · 839
Arapça metin
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَزْمٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَهْدَى جَمَلاً كَانَ لأَبِي جَهْلِ بْنِ هِشَامٍ فِي حَجٍّ أَوْ عُمْرَةٍ .
Muhammed b. Amr b. Hazm'ın torunu Abdullah b. Ebî Bekr'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hac (veya umre için) Ebu Cehl b. Hişam'a ait bir deveyi kurbanlık olarak Kabe'ye gönderdi. Bu hadis, mürseldir.îbn Abbas'tan rivayet edilir. Ebu Davud, Hacc
Benzer hadisler
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَزْمٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ فِي سَيْلِ مَهْزُورٍ وَمُذَيْنِبٍ " يُمْسَكُ حَتَّى الْكَعْبَيْنِ ثُمَّ يُرْسِلُ الأَعْلَى عَلَى الأَسْفَلِ " .
Amr b. Hazm'ın torunu, Ebu Bekr b. Muhammed'in oğlu Abdullah'a şöyle rivayet edildi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mezhur ve Müzeynib adlı derelerden akan su hakkında: «Yukarıdakiler, bahçe ve ekinlerini tamamen sulayıncaya kadar suyu tutarlar, sonra aşağıdakilere salıverirler» buyurdu. Diğer tahric: Ebu Davud, Akdiye; îbn Mace, Ruşn
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَحَرَ بَعْضَ هَدْيِهِ وَنَحَرَ غَيْرُهُ بَعْضَهُ .
Ali b. Ebî Talib'ten: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kurbanlıklarından bir kısmını kendisi bizzat keser, bir kısmını da başkaları keserdi. Bu Hadis: Müslim, Hac (Cabir'den)
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو ـ رضى الله عنهما ـ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " اسْتَقْرِئُوا الْقُرْآنَ مِنْ أَرْبَعَةٍ مِنَ ابْنِ مَسْعُودٍ وَسَالِمٍ مَوْلَى أَبِي حُذَيْفَةَ، وَأُبَىٍّ، وَمُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ ".
Abdullah b. Amr r.a.'dan rivayete göre: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Kur'an okumayı şu dört kişiden öğreniniz: İbn Mes'ud'dan, EbU Huzeyfe'nin mevlası Salim'den, Ubey'den ve Muaz b. Cebel'den." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Mu az b. Cebel" b. Amr b. Evs "in menkıbeleri" Esed b. Şaride b. Vezid b. Cuşem b. el-Hazrec oğullarından Hazredidir. Künyesi Ebu Abdurrahman'dır. Bedir gazvesinde ve Akabe'de bulunmuştur. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem tarafından Yemen'e emir tayin edilmiştir. Vefatından sonra Medine'ye geri dönmüş, daha sonra cihad etmek üzere Şam'a çıkıp gitmiştir. Amevas taununda 18 h. yılında vefat etmiştir. (Buhari) onun hakkında Abdullah b. Amr'ın rivayet ettiği: "Kur'an akumayı şu dört kişiden öğreniniz" hadisini zikretmiştir. Bu hadise dair açıklama az önce geçmiş bulunmaktadır. İbn Hibban ve Tirmizi, Ebu Hureyre yoluyla merfu olarak şu hadisi rivayet etmişlerdir: "Muaz b. Cebel ne iyi bir adamdır." O Akabe bey'atlerinde bulunmuş, Bedir savaşına katılmış, ashab-ı kiramın fukahasından idi. Tirmizi ve İbn Mace, Enes'ten merfu olarak şöyle dediğini rivayet etmişlerdir: ,"Ümmetimin en merhametlisi Ebu Bekir'dir ... -Bu hadiste şu ibarelerde vardır:- Helal ve hararnı en iyi bilenleri de Muaz'dır." Bu hadisin ravileri sikadırlar. Ömer'den de şöyle dediği sahih olarak nakledilmiş bulunmaktadır: "fıkıh öğrenmek isteyen Muaz'a gitsin." İleride Nahl suresinin tefsirinde ondan sözedilecektir. Muaz sahih kabul edilen görüşe göre 33 yıl yaşamıştır
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ سُمَىٍّ، مَوْلَى أَبِي بَكْرِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا بَكْرِ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، يَقُولُ جَاءَتِ امْرَأَةٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ إِنِّي قَدْ كُنْتُ تَجَهَّزْتُ لِلْحَجِّ فَاعْتَرَضَ لِي . فَقَالَ لَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اعْتَمِرِي فِي رَمَضَانَ فَإِنَّ عُمْرَةً فِيهِ كَحِجَّةٍ " .
Ebu Bekr b. Abdurrahmandan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir kadın gelerek: «— Hac için hazırlanmıştım, bir engel çıktı!» dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: «— Ramazan'da umre yap, çünkü o da hac gibidir» buyurdu. Diğer tahric: Ebu Davud, Hacc; Tirmizî, Hac; Nesaî, Sıyam; İbn Mace, Hac (menasik)
حَدَّثَنِي عَبَّاسُ بْنُ الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، عَنْ أَيُّوبَ بْنِ عَائِذٍ، حَدَّثَنَا قَيْسُ بْنُ مُسْلِمٍ، قَالَ سَمِعْتُ طَارِقَ بْنَ شِهَابٍ، يَقُولُ حَدَّثَنِي أَبُو مُوسَى الأَشْعَرِيُّ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ بَعَثَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى أَرْضِ قَوْمِي، فَجِئْتُ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُنِيخٌ بِالأَبْطَحِ فَقَالَ " أَحَجَجْتَ يَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ قَيْسٍ ". قُلْتُ نَعَمْ يَا رَسُولَ اللَّهِ. قَالَ " كَيْفَ قُلْتَ ". قَالَ قُلْتُ لَبَّيْكَ إِهْلاَلاً كَإِهْلاَلِكَ. قَالَ " فَهَلْ سُقْتَ مَعَكَ هَدْيًا ". قُلْتُ لَمْ أَسُقْ. قَالَ " فَطُفْ بِالْبَيْتِ وَاسْعَ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ ثُمَّ حِلَّ ". فَفَعَلْتُ حَتَّى مَشَطَتْ لِي امْرَأَةٌ مِنْ نِسَاءِ بَنِي قَيْسٍ، وَمَكُثْنَا بِذَلِكَ حَتَّى اسْتُخْلِفَ عُمَرُ.
Ebu Musa el-q'ari r.a. dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni kavmimin diyarına gönderdi. (Geri geldiğimde) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i devesini el-Abtah'da çöktürmüş buldum. Allah Resulü bana: Ey Abdullah b. Kays hac ettin mi, diye sordu. Ben: Evet ey Allah'ın Resulü dedim. Nasıl dedin, diye sordu. Ben: Senin ihlalin (ihrama girişin) gibi bir ihlal ile lebbeyk (buyur Allah'ım) dedim. Peki beraberinde hediyelik kurbanı getirmiş miydin, diye sordu. Ben: Getirmedim dedim. O halde Beyt'i tavaf et. Safa ile Merve arasında sa'y et, sonra ihramdan çık, dedi. Ben de onun dediğini yaptım. Hatta Kays oğulları hanımlarından olan benim bir hanım ım saçlarımı taradı. Biz, Ömer halifeliğe getirilinceye kadar bu şekilde (haccetmeye) devam ettik." Fethu'l-Bari Açıklaması: (Buhari) bu hadisi Hac bölümünde de zikretmiş bulunmaktadır. Buna dair yeterli açıklamalar orada geçmiştir. (Hadis no)
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ تَمَتَّعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ بِالْعُمْرَةِ إِلَى الْحَجِّ، وَأَهْدَى فَسَاقَ مَعَهُ الْهَدْىَ مِنْ ذِي الْحُلَيْفَةِ، وَبَدَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَهَلَّ بِالْعُمْرَةِ، ثُمَّ أَهَلَّ بِالْحَجِّ، فَتَمَتَّعَ النَّاسُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِالْعُمْرَةِ إِلَى الْحَجِّ، فَكَانَ مِنَ النَّاسِ مَنْ أَهْدَى فَسَاقَ الْهَدْىَ، وَمِنْهُمْ مَنْ لَمْ يُهْدِ، فَلَمَّا قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مَكَّةَ، قَالَ لِلنَّاسِ " مَنْ كَانَ مِنْكُمْ أَهْدَى فَإِنَّهُ لاَ يَحِلُّ لِشَىْءٍ حَرُمَ مِنْهُ حَتَّى يَقْضِيَ حَجَّهُ، وَمَنْ لَمْ يَكُنْ مِنْكُمْ أَهْدَى فَلْيَطُفْ بِالْبَيْتِ، وَبِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ، وَلْيُقَصِّرْ، وَلْيَحْلِلْ، ثُمَّ لِيُهِلَّ بِالْحَجِّ، فَمَنْ لَمْ يَجِدْ هَدْيًا فَلْيَصُمْ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةً إِذَا رَجَعَ إِلَى أَهْلِهِ ". فَطَافَ حِينَ قَدِمَ مَكَّةَ، وَاسْتَلَمَ الرُّكْنَ أَوَّلَ شَىْءٍ، ثُمَّ خَبَّ ثَلاَثَةَ أَطْوَافٍ، وَمَشَى أَرْبَعًا، فَرَكَعَ حِينَ قَضَى طَوَافَهُ بِالْبَيْتِ عِنْدَ الْمَقَامِ رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ سَلَّمَ، فَانْصَرَفَ فَأَتَى الصَّفَا فَطَافَ بِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ سَبْعَةَ أَطْوَافٍ، ثُمَّ لَمْ يَحْلِلْ مِنْ شَىْءٍ حَرُمَ مِنْهُ حَتَّى قَضَى حَجَّهُ وَنَحَرَ هَدْيَهُ يَوْمَ النَّحْرِ، وَأَفَاضَ فَطَافَ بِالْبَيْتِ، ثُمَّ حَلَّ مِنْ كُلِّ شَىْءٍ حَرُمَ مِنْهُ، وَفَعَلَ مِثْلَ مَا فَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَنْ أَهْدَى وَسَاقَ الْهَدْىَ مِنَ النَّاسِ.
İbn Ömer r.a. şöyle anlatır: "Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Veda Haccında, hac'dan önce bir umre yaptı ve beraberinde Zül huleyfe'den hedy kurbanı getirdi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) önce umre sonra da hac niyetiyle telbiye getirdi. Diğer insanlar da Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte hacca kadar bir umre yaptılar. Bazıları hedy kurbanı getirmiş bazıları da getirmemişti. Resulullah Mekke'ye geldiği zaman: "Hedy kurbanı bulunanlar haccını tamamlayana kadar ihram'dan çıkmasın, kurbanı bulunmayanlar ise Kabe'yi tavaf edip, safa ile Merve arasında sa'y ettikten sonra traş olup ihram'dan çıksın. Kurban bulamayanlar ise hac sırasında üç, evine döndükten sonra da yedi gün olmak üzere (toplam on gün) oruç tutsun" buyurdu. Resulullah Mekke'ye gelince tavaf etti. İlk önce (Hacerü'l-Esved) rüknünü istilam etti. Sonra ilk üç tavafı koşarak, kalan dört tavafı ise yürüyerek yaptı. Tavafı bitirince makam-ı İbrahim'de iki rekat namaz kıldı. Selam verip Safa'ya gitti. Safa ile Merve arasında yedi kez sa'y etti. Haccını tamamlayıp bayramın ilk günü kurbanını kesinceye kadar ihram yasaklarından hiç birini işlemedi. Daha sonra Kabe'yi tavaf etti. Artık ihram yasaklarının tamamı onun için helal hale gelmişti. Hedy kurbanı getiren herkes onun gibi yapmıştı. [-1692-] Urve'nin rivayetine göre, Aişe radiyallahu anha ona, Resulullah'ın hac'dan önce umre yaptığını; tıpkı Salim'in (babası) ibn-i Ömer r.a. yoluyla Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den naklettiği gibi diğer (bazı) insanların da onun gibi yaptığını haber vermiştir