Muvatta (İmam Mâlik) · 883
Arapça metin
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ بِمِنًى " هَذَا الْمَنْحَرُ وَكُلُّ مِنًى مَنْحَرٌ " . وَقَالَ فِي الْعُمْرَةِ " هَذَا الْمَنْحَرُ - يَعْنِي الْمَرْوَةَ - وَكُلُّ فِجَاجِ مَكَّةَ وَطُرُقِهَا مَنْحَرٌ " .
İmam Malik'ten: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Mina'da: «Mina'mn her tarafında kurban kesilebilir» buyurduktan sonra: «Merve'de de» dedi. Daha sonra: «Mekke'nin bütün sokak ve yollarında kurban kesilebilir» buyurdu. Bu Hadis: Ebu Davud, Hac (Cabir'den); İbn Mace, Menasik
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَعَمْرُو بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مِنًى كُلُّهَا مَنْحَرٌ وَكُلُّ فِجَاجِ مَكَّةَ طَرِيقٌ وَمَنْحَرٌ وَكُلُّ عَرَفَةَ مَوْقِفٌ وَكُلُّ الْمُزْدَلِفَةِ مَوْقِفٌ " .
Cabir bin Abdillah (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Mina'nın hepsi kurban kesme yeridir. Mekke ('ye açılan) boğazların hepsi yol ve kurban kesme yeridir. Arafat'ın hepsi vakfe yeridir ve Müzdelife'nin hepsi vakfe yeridir.»
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَحَرَ بَعْضَ هَدْيِهِ وَنَحَرَ غَيْرُهُ بَعْضَهُ .
Ali b. Ebî Talib'ten: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kurbanlıklarından bir kısmını kendisi bizzat keser, bir kısmını da başkaları keserdi. Bu Hadis: Müslim, Hac (Cabir'den)
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم دَخَلَ عَلَيْهَا وَحَاضَتْ بِسَرِفَ، قَبْلَ أَنْ تَدْخُلَ مَكَّةَ وَهْىَ تَبْكِي فَقَالَ " مَا لَكِ أَنَفِسْتِ ". قَالَتْ نَعَمْ. قَالَ " إِنَّ هَذَا أَمْرٌ كَتَبَهُ اللَّهُ عَلَى بَنَاتِ آدَمَ، فَاقْضِي مَا يَقْضِي الْحَاجُّ غَيْرَ أَنْ لاَ تَطُوفِي بِالْبَيْتِ ". فَلَمَّا كُنَّا بِمِنًى أُتِيتُ بِلَحْمِ بَقَرٍ، فَقُلْتُ مَا هَذَا قَالُوا ضَحَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَزْوَاجِهِ بِالْبَقَرِ.
Aişe r.anha'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'ye girmeden önce Serifte iken yanıma girdi. Ay hali olmuş ve ağlıyordum. Allah Rasulü: Neyin var? Yoksa ay hali mi oldun, diye sordu. Aişe: Evet dedi. Allah Rasulü: Şüphesiz ki bu Allah'ın Adem'in kızları üzerine yazmış olduğu bir emirdir. Sen hacıların yaptıklarını yap, ancak Beyt'i tavaf etme. Mina'ya geldiğimiz sırada bana bir miktar inek eti getirildi. Bu da ne diye sordum. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hanımları adına kurban kesti, dediler." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Yolcu ve kadın için kurban kesmek." Bu başlık ile yolcu olanın kurban kesme yükümlülüğü yoktur, diyen kimselerin kanaatinin aksine de işaret vardır. Bu husustaki nakil, birinci başlıkta geçmiş bulunmaktadır. Aynca kadınların kurban kesmek yükümlülüğü yoktur, diyenlerin kanaatinin aksine de işaret vardır. "Şerif', Mekke'nin dışında bilinen bir yerdir. Hadisten Çıkan Sonuçlar Cumhur erkeğin kestiği kurbanın hem kendisinin, hem de aile halkının adına yeterli olacağına bu hadisi delil göstermiştir. Ancak Hanefiler bu hususta muhalefet etmişlerdir. Kurtubi der ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kurban kesilen yılların tekrarlanmasına, hanımlarının da birden çok olmasına rağmen her bir hanımına ayrıca kurban kesmesini emrettiği nakledilmiş değildir. Ayrıca bunu Malik, İbn Mace ve sahih olduğunu belirterek Tirmizi'nin Ata b. Yesar yolu ile naklettikleri şu rivayet de desteklemektedir: "Ben Ebu Eyyub'a: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem döneminde kurbanlar ne şekilde kesilirdi, diye sordum, o: Adam koyunu hem kendi adına, hem de aile halkı adına kurban olarak keser, kendileri de ondan yer, başkalarına da yedirirlerdi. Bu da gördüğün gibi insanlar bugüne gelinceye kadar böylece devam etti
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ سُمَىٍّ، مَوْلَى أَبِي بَكْرِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا بَكْرِ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، يَقُولُ جَاءَتِ امْرَأَةٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ إِنِّي قَدْ كُنْتُ تَجَهَّزْتُ لِلْحَجِّ فَاعْتَرَضَ لِي . فَقَالَ لَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اعْتَمِرِي فِي رَمَضَانَ فَإِنَّ عُمْرَةً فِيهِ كَحِجَّةٍ " .
Ebu Bekr b. Abdurrahmandan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir kadın gelerek: «— Hac için hazırlanmıştım, bir engel çıktı!» dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: «— Ramazan'da umre yap, çünkü o da hac gibidir» buyurdu. Diğer tahric: Ebu Davud, Hacc; Tirmizî, Hac; Nesaî, Sıyam; İbn Mace, Hac (menasik)
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - فِي حَدِيثِ أَيُّوبَ - عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، ذَكَرَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فِيهِ قَالَ " وَفِطْرُكُمْ يَوْمَ تُفْطِرُونَ وَأَضْحَاكُمْ يَوْمَ تُضَحُّونَ وَكُلُّ عَرَفَةَ مَوْقِفٌ وَكُلُّ مِنًى مَنْحَرٌ وَكُلُّ فِجَاجِ مَكَّةَ مَنْحَرٌ وَكُلُّ جَمْعٍ مَوْقِفٌ " .
Hammâd b. Zeyd, Ebû Hureyre (r.a)'den rivayetinde, Nebi (s.a.v.)'ide zikrederek (Hadisin merfu olduğuna işaret etti, ona göre RasûluIIah -s.a.-) şöyle buyurdu; "...ve Ramazan bayramınız; orucu açtığınız gün, kurban bayramınız kurban kestiğiniz gündür, arafat'ın tamamı vakfe yeridir. Mina'nın tamamı kurban kesme yeridir. Mekke'nin tüm geniş yolları da kurban kesme yeridir. Müzdelife'nin her tarafı da vakfe yeridir
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ صَاحِبَ، هَدْىِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ أَصْنَعُ بِمَا عَطِبَ مِنَ الْهَدْىِ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " كُلُّ بَدَنَةٍ عَطِبَتْ مِنَ الْهَدْىِ فَانْحَرْهَا ثُمَّ أَلْقِ قِلاَدَتَهَا فِي دَمِهَا ثُمَّ خَلِّ بَيْنَهَا وَبَيْنَ النَّاسِ يَأْكُلُونَهَا " .
Hişam, babası Urve'den naklediyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Kabe'ye gidecek kurbanlığı gönderdiği zat Nebi s.a.v.'e: «— Ya Resulallah! Kurbanlık sakatlanırsa ne yapayım?» diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şu cevabı verdi: «— Sakatlanan her kurbanlığı kes, sonra kurbanlık nişanını da kanına karıştır, daha sonra da insanlara ver etini yesinler.» Diğer tahric: Ebu Davud, Hac; Tirmizî, Hac; İbn Mace, Hac