İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Buhârî · 1566

Hajj (Pilgrimage)

Arapça metin

حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ،‏.‏ وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ حَفْصَةَ ـ رضى الله عنهم ـ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ، مَا شَأْنُ النَّاسِ حَلُّوا بِعُمْرَةٍ وَلَمْ تَحْلِلْ أَنْتَ مِنْ عُمْرَتِكَ قَالَ ‏ "‏ إِنِّي لَبَّدْتُ رَأْسِي، وَقَلَّدْتُ هَدْيِي فَلاَ أَحِلُّ حَتَّى أَنْحَرَ ‏"‏‏.‏

İbn Ömer r.a.'in naklettiğine göre Hafsa (r.anha) şöyle demiştir: "Ey Allah'ın Resulü! Umre'den sonra ihram'dan çıkanların durumu nedir? halbuki sen umre'den sonra ihram'dan çıkmadın?" diye sordum. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Ben saçlarımı dağılmaması için bir madde ile tutturdum ve hedy kurbanıma da gerdanlığını taktım. Bundan dolayı artık kurban kesinceye kadar ihram'dan çıkmayacağım" diye cevap verdi." Tekrar:

Sahîh-i Buhârî, 1566

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، قَالَ أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ حَفْصَةَ، رضى الله عنهم قَالَتْ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا شَأْنُ النَّاسِ حَلُّوا وَلَمْ تَحْلِلْ أَنْتَ قَالَ ‏ "‏ إِنِّي لَبَّدْتُ رَأْسِي، وَقَلَّدْتُ هَدْيِي، فَلاَ أَحِلُّ حَتَّى أَحِلَّ مِنَ الْحَجِّ ‏"‏‏.‏

Hafsa (r.anha) şöyle anlatır: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e, "Ey Allah'ın Resulü! Sen ihram'dan çıkmadığın halde insanlar neden çıktılar?" diye sordum. Bana, "Ben saçlarımı dağılmaması için topladım, hedy kurbanıma gerdanlık taktım. Hacc tamamlamadıkça ben ihramdan çıkamam" buyurdu

Sahîh-i Buhârî, 1697
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ حَفْصَةَ ـ رضى الله عنهم ـ أَنَّهَا قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ، مَا شَأْنُ النَّاسِ حَلُّوا بِعُمْرَةٍ وَلَمْ تَحْلِلْ أَنْتَ مِنْ عُمْرَتِكَ قَالَ ‏ "‏ إِنِّي لَبَّدْتُ رَأْسِي، وَقَلَّدْتُ هَدْيِي، فَلاَ أَحِلُّ حَتَّى أَنْحَرَ ‏"‏‏.‏

Hafsa r.anha'dan rivayet edildiğine göre o, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü sen umrenden çıkmadığın halde insanlara ne oluyor ki umreden çıkıyorlar?". Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ben başıma reçine sürdüm, hedy kurbanıma kılade bağladım. Bu yüzden kurban kesilinceye kadar ihram'dan çıkmayacağım

Sahîh-i Buhârî, 1725
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ حَفْصَةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَتْ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا شَأْنُ النَّاسِ حَلُّوا وَلَمْ تَحِلَّ أَنْتَ مِنْ عُمْرَتِكَ قَالَ ‏ "‏ إِنِّي لَبَّدْتُ رَأْسِي وَقَلَّدْتُ هَدْيِي فَلاَ أَحِلُّ حَتَّى أَنْحَرَ ‏"‏ ‏.‏

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Hafsa (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Ben: Ya Resulallah! İnsanlara ne oluyor ki sen umre'nin ihramından çıkmadığın halde onlar ihram'dan çıktılar? diye sordum. O: «Ben başımı telbid ettim ve kurbanlığımı kladeledim. Artık kurbanımı kesmedikçe ihram'dan çıkamam,» buyurdu

Sünen-i İbn Mâce, 3046
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ، أَخْبَرَنَا أَنَسُ بْنُ عِيَاضٍ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ حَفْصَةَ ـ رضى الله عنها ـ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ أَزْوَاجَهُ أَنْ يَحْلِلْنَ عَامَ حَجَّةِ الْوَدَاعِ، فَقَالَتْ حَفْصَةُ فَمَا يَمْنَعُكَ فَقَالَ ‏ "‏ لَبَّدْتُ رَأْسِي وَقَلَّدْتُ هَدْيِي، فَلَسْتُ أَحِلُّ حَتَّى أَنْحَرَ هَدْيِي ‏"‏‏.‏

Nafi"den rivayete göre İbn Ömer kendisine şunu bildirmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Hafsa r.a.a'nın ona haber verdiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Veda haccı yılında zevcelerine ihramdan çıkmalarını emretti. Bunun üzerine Hafsa: Peki senin ihramdan çıkmana engelolan ne, dedi. Allah Resulü: Ben başıma (yapışkan zamk sürerek) telbıd ettim. Ayrıca kurbanlarıma da gerdanlık takttm. Bu sebeple kurbanlıklarımı kesinceye kadar ihramdan çıkamam, diye buyurdu

Sahîh-i Buhârî, 4398
HadisSünen-i Ebû Dâvûd

حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ حَفْصَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا شَأْنُ النَّاسِ قَدْ حَلُّوا وَلَمْ تَحْلِلْ أَنْتَ مِنْ عُمْرَتِكَ فَقَالَ ‏ "‏ إِنِّي لَبَّدْتُ رَأْسِي وَقَلَّدْتُ هَدْيِي فَلاَ أَحِلُّ حَتَّى أَنْحَرَ الْهَدْىَ ‏"‏ ‏.‏

Nebi (s.a.v.)'in zevcesi Hafsa (r.anhâ)'dan rivayet edildiğine göre, Kendisi (Veda Haccında) Ya Resûlullah, (bu) insanlara ne oluyor da sen umre (için girdiğin) ihramından çıkmadığın halde onlar ihramdan çıktılar? demiş. Resûl-i Ekrem de; "Ben başımı keçeledim, kurbanıma nişan taktım. Binâenaleyh kurbanı kesinceye kadar ihramdan çıkamam" buyurmuşlar

Sünen-i Ebû Dâvûd, 1806
HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ سُلَيْمَانَ الْمَخْزُومِيُّ، وَعَبْدُ الْمَجِيدِ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ حَدَّثَتْنِي حَفْصَةُ، - رضى الله عنها - أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ أَزْوَاجَهُ أَنْ يَحْلِلْنَ عَامَ حَجَّةِ الْوَدَاعِ ‏.‏ قَالَتْ حَفْصَةُ فَقُلْتُ مَا يَمْنَعُكَ أَنْ تَحِلَّ قَالَ ‏ "‏ إِنِّي لَبَّدْتُ رَأْسِي وَقَلَّدْتُ هَدْيِي فَلاَ أَحِلُّ حَتَّى أَنْحَرَ هَدْيِي ‏"‏ ‏.‏

Bize; İbni Ehî Ömer rivayet etti. (Dodîki): Bize Hisâm b. Süleyman El-Mahzûrn ile Abdülmelik, İbni Cüreyc'den, o da Nâfi'den o da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiler. İbni Ömer şöyle demiş: Bana, Hafsa (Radiyallahu anh) rivayet etti ki: Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Veda haccı yılında zevcelerine ihramdan çıkmalarını emir buyurmuş. Hafsa dediki: «Ben : — Senin ihrâmdan çıkmana mâni nedir? diye sordum; Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Çünkü ben başımı keçeledim, kurbanımı da nişanladım. Binâenaleyh kurbanımı kesmedikçe ihram'dan çıkamam, buyurdular.»

Sahîh-i Müslim, 2988

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.