Sahîh-i Buhârî · 1718
Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا سَيْفُ بْنُ أَبِي سُلَيْمَانَ، قَالَ سَمِعْتُ مُجَاهِدًا، يَقُولُ حَدَّثَنِي ابْنُ أَبِي لَيْلَى، أَنَّ عَلِيًّا ـ رضى الله عنه ـ حَدَّثَهُ قَالَ أَهْدَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مِائَةَ بَدَنَةٍ، فَأَمَرَنِي بِلُحُومِهَا فَقَسَمْتُهَا، ثُمَّ أَمَرَنِي بِجِلاَلِهَا فَقَسَمْتُهَا، ثُمَّ بِجُلُودِهَا فَقَسَمْتُهَا.
Ali r.a. Şöyle Dedi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yüz deveyi hedy kıldı. Bana bunların etlerini taksim etmemi emretti, ben de taksim ettim. Sonra da emretti heybesini taksim ettim. Sonra emretti, derisini taksim ettim. Hadiste şu hususlar yer almaktadır: 1- Hedy kurbanını sevk etmek, 2- Hedy kurbanını kesmek için başkasını vekil kılmak, 3- Hedy kurbanını kesmek, bunun için adam tutmak, hayvanın bakımını sağlamak, dağıtmak ve ortak kılmak konusunda başkasını vekil kılmak. 4- Allah hakkı olarak bir şey yapması gerekli olan kimsenin, bunun tamamını Allah'a ait kılması. Bunun bir benzeri de ekinlerdir. Ekinin uşru (onda biri (öşür) zekat olarak) fakirlere verilir. Ekin için yapılan harcama, fakirlere verilen onda bire dahil edilmez
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، قَالَ أَخْبَرَنِي ابْنُ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ عَلِيٍّ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ بَعَثَنِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقُمْتُ عَلَى الْبُدْنِ، فَأَمَرَنِي فَقَسَمْتُ لُحُومَهَا، ثُمَّ أَمَرَنِي فَقَسَمْتُ جِلاَلَهَا وَجُلُودَهَا. قَالَ سُفْيَانُ وَحَدَّثَنِي عَبْدُ الْكَرِيمِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ عَلِيٍّ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ أَمَرَنِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ أَقُومَ عَلَى الْبُدْنِ، وَلاَ أُعْطِيَ عَلَيْهَا شَيْئًا فِي جِزَارَتِهَا.
Ali r.a. şöyle dedi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem hedy olan deve kesilirken başında bulunmam için beni gönderdi. Ayrıca hayvan'ın etini dağıtmamı ve hayvan'ın heybesini ve derisini tasadduk etmemi bana emretti. Ben de bunları aynen yerine getirdim. [-1716-] Ali radiyallahu anh şöyle dedi; Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, kesilen hedy kurbanının başında durmamı ve kasaplık ücreti olarak hayvan'ın etinden herhangi bir şey vermememi emretti
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي الْحَسَنُ بْنُ مُسْلِمٍ، وَعَبْدُ الْكَرِيمِ الْجَزَرِيُّ، أَنَّ مُجَاهِدًا، أَخْبَرَهُمَا أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ أَبِي لَيْلَى أَخْبَرَهُ أَنَّ عَلِيًّا ـ رضى الله عنه ـ أَخْبَرَهُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَمَرَهُ أَنْ يَقُومَ عَلَى بُدْنِهِ، وَأَنْ يَقْسِمَ بُدْنَهُ كُلَّهَا، لُحُومَهَا وَجُلُودَهَا وَجِلاَلَهَا، وَلاَ يُعْطِيَ فِي جِزَارَتِهَا شَيْئًا.
Ali r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kendisine, hedy kurbanının başında bulunmayı, bunların etlerini, derilerini ve heybelerini dağıtmayı, kasaplık ücreti olarak (etlerinden) bir şey vermemeyi emrettiğini söyledi
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ صَالِحٍ، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ ـ هُوَ ابْنُ سَلاَّمٍ ـ عَنْ يَحْيَى، قَالَ سَمِعْتُ عُقْبَةَ بْنَ عَبْدِ الْغَافِرِ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ جَاءَ بِلاَلٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِتَمْرٍ بَرْنِيٍّ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " مِنْ أَيْنَ هَذَا ". قَالَ بِلاَلٌ كَانَ عِنْدَنَا تَمْرٌ رَدِيٌّ، فَبِعْتُ مِنْهُ صَاعَيْنِ بِصَاعٍ، لِنُطْعِمَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عِنْدَ ذَلِكَ " أَوَّهْ أَوَّهْ عَيْنُ الرِّبَا عَيْنُ الرِّبَا، لاَ تَفْعَلْ، وَلَكِنْ إِذَا أَرَدْتَ أَنْ تَشْتَرِيَ فَبِعِ التَّمْرَ بِبَيْعٍ آخَرَ ثُمَّ اشْتَرِهِ ".
Ebu Said el-Hudri r.a. şöyle anlatır: Bir defasında Bilal, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Berni denilen en iyi cins hurmadan getirmişti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Bu hurma nereden?" diye sordu. Bilal, "Bende düşük kalitede bir miktar hurma vardı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ikram edebilmek için, bir sa' (iyi hurma) karşılığından bendeki hurmadan iki sa' sattım" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Vah vah! Riba’nın hası bu. Böyle yapma. İyi hurma satın almak istediğin zaman elindeki hurmayı başka bir satım akdi ile sat sonra da almak istediğin şeyi satın al" buyurdu. Hadisten Çıkarılan Sonuçlar 1-Durumu açığa çıkması için kişinin şüpheli şeyleri hakkında araştırma (kusurları araştırma / tecessüs anlamında olmamak şartıyla) yapmak gerekir. 2-Fazlalık faizi (ribe'l-fadl) haramdır. 3-Devlet başkanı, dini meselelere önem vermeli bilmeyenlere bunu öğretmelidir. Mubah olan şeyleri göstermelidir. 4-Halk da devlet başkanına önem vermelidir. Yukarıdaki olayda, yiyeceklerin en iyisini devlet başkanı olan Hz. Nebi için seçmiştir. 5-Riba içeren ak it geçerli değildir. باب: الوكالة في الوقف ونفقته، وأن يطعم صديقا له ويأكل بالمعروف. 12.VAKIF MALDA VEKİL OLMAK, VEKİLİN HARCAMALARI, ARKADAŞINA YEMEK YEDİRMESİ, KENDİSİNİN DE ÖRFE UYGUN BİR ŞEKİLDE YEMESİ
حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ وَكِيعٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ فُضَيْلِ بْنِ مَرْزُوقٍ، عَنْ عَطِيَّةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ : " لَلَّهُ أَفْرَحُ بِتَوْبَةِ عَبْدِهِ مِنْ رَجُلٍ أَضَلَّ رَاحِلَتَهُ بِفَلاَةٍ مِنَ الأَرْضِ فَالْتَمَسَهَا حَتَّى إِذَا أَعْيَى تَسَجَّى بِثَوْبِهِ فَبَيْنَا هُوَ كَذَلِكَ إِذْ سَمِعَ وَجْبَةَ الرَّاحِلَةِ حَيْثُ فَقَدَهَا فَكَشَفَ الثَّوْبَ عَنْ وَجْهِهِ فَإِذَا هُوَ بِرَاحِلَتِهِ " .
Ebu Saîd (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: Allah, kulunun tevbesine şu adam'ın sevinmesinden daha çok sevinir (yani razı olur) ki (yolculuk halinde olan) o adam bir susuz çölde binit devesini kaybeder. Bunun üzerine adamcağız yitik devesini aramaya koyulur. Nihayet o arayış, adamı cidden yorup aciz bırakınca (susuzluk ve sıcaktan dolayı olduğu yerde ölmek üzere başını yere koyup) elbisesini başına çekip örtünür. İşte kendisi o halde olduğu sırada devesini kaybettiği yerde aniden hayvanının ayak sesini duyar. Bunun üzerine yüzüne çektiği örtüyü açar ve hemen binit hayvanı ile karşılaşır." Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Atiyye el-Avn ve Süfyan bin Veki bulunur. İkisi de zayıftır. Fakat hadisin aslını Buhari ile Müslim, İbni Mes'ud ve Enes (r.a.)'ın rivayet ettikleri hadis olarak nakletmişler. AÇIKLAMA 4250’de
حَدَّثَنَا قَبِيصَةُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ عَلِيٍّ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ أَمَرَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ أَتَصَدَّقَ بِجِلاَلِ الْبُدْنِ الَّتِي نَحَرْتُ وَبِجُلُودِهَا.
Ali radiyallahu anh şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kestiğim hedy hayvanının üzerinde bulunan heybeyi ve hayvan'ın derisini tasadduk etmemi emretti. Tekrar:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، حَدَّثَنَا ابْنُ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، وَعَنْ عَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُهْدِي مِنَ الْمَدِينَةِ، فَأَفْتِلُ قَلاَئِدَ هَدْيِهِ، ثُمَّ لاَ يَجْتَنِبُ شَيْئًا مِمَّا يَجْتَنِبُهُ الْمُحْرِمُ.
Aişe (r.anha) şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hedy kurbanını Medine'den hazırlardı. Ben kurbanın gerdanlıklarını bükerdim. (Gönderdikten sonra) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ihramlı kimsenin kaçındığı şeylerin hiçbirinden kaçınmazdı." باب: إشعار البدن. 108- Kurbanlık Hayvana İşaret (Bellik) Koymak -وقال عروة، عن المسور رضي الله عنه: قلد النبي صلى الله عليه وسلم الهدي وأشعره وأحرم بالعمرة. Urve, Misver'in şöyle dediğini nakletmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kurbanına gerdanlık takmış, bellik koymuş ve umre niyetiyle İhrama girmiştir