Sahîh-i Buhârî · 178
Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ مُنْذِرٍ أَبِي يَعْلَى الثَّوْرِيِّ، عَنْ مُحَمَّدٍ ابْنِ الْحَنَفِيَّةِ، قَالَ قَالَ عَلِيٌّ كُنْتُ رَجُلاً مَذَّاءً، فَاسْتَحْيَيْتُ أَنْ أَسْأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَمَرْتُ الْمِقْدَادَ بْنَ الأَسْوَدِ فَسَأَلَهُ فَقَالَ " فِيهِ الْوُضُوءُ ". وَرَوَاهُ شُعْبَةُ عَنِ الأَعْمَشِ.
Muhammed İbnü'l-Hanefiyye, Hz. Ali r.a.'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Ben kendisinden çok mezi gelen bir kimseydim. Bunu Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e sormaktan utandım. Mikdad İbnü'l-Esved'e sormasını emrettim. O da Nebi s.a.v.'e bunu sordu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ondan (meziden) dolayı abdest gerekir" buyurdu