Sahîh-i Buhârî · 2069
Arapça metin
حَدَّثَنَا مُسْلِمٌ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ أَنَسٍ، ح. حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حَوْشَبٍ، حَدَّثَنَا أَسْبَاطٌ أَبُو الْيَسَعِ الْبَصْرِيُّ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ الدَّسْتَوَائِيُّ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّهُ مَشَى إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِخُبْزِ شَعِيرٍ، وَإِهَالَةٍ سَنِخَةٍ، وَلَقَدْ رَهَنَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم دِرْعًا لَهُ بِالْمَدِينَةِ عِنْدَ يَهُودِيٍّ، وَأَخَذَ مِنْهُ شَعِيرًا لأَهْلِهِ، وَلَقَدْ سَمِعْتُهُ يَقُولُ " مَا أَمْسَى عِنْدَ آلِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم صَاعُ بُرٍّ وَلاَ صَاعُ حَبٍّ، وَإِنَّ عِنْدَهُ لَتِسْعَ نِسْوَةٍ ".
Enes'ten r.a. rivayet edildiğine göre o, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e arpa ekmeği ve uzun süre kalmaktan kokusu değişmiş bir miktar yemek götürdü. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'de bir yahudiye zırhını rehin olarak bırakmış, bunun karşılığında ondan ailesi için arpa almıştı. (Ravi): "Andolsun onun (Enes'in) şöyle dediğini işittim: Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in dokuz hanımı kendisi ile birlikte olduğu halde, ailesinin yanında hiçbir gece ne bir sa' buğday ne de bir sa' ekin bulunmamıştır". Tekrar:
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ وَلَقَدْ رَهَنَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم دِرْعَهُ بِشَعِيرٍ، وَمَشَيْتُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِخُبْزِ شَعِيرٍ وَإِهَالَةٍ سَنِخَةٍ، وَلَقَدْ سَمِعْتُهُ يَقُولُ " مَا أَصْبَحَ لآلِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم إِلاَّ صَاعٌ، وَلاَ أَمْسَى ". وَإِنَّهُمْ لَتِسْعَةُ أَبْيَاتٍ.
Enes r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem zırhını arpa karşılığında (bir Yahudiye) rehin vermişti. Bunun üzerine ben Hz. Nebi'e arpa ekmeği ve kokusu biraz bozulmuş bir içyağı götürdüm ve O'nu "Muhammed'in ailesinin yanında bir ölçek yiyecek ne sabaha erer; ne de akşama çıkar. Ailesinin sayısı dokuz olmasına rağmen bu böyledir" buyururken işittim
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، أَنَّهُ سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، أَنَّ خَيَّاطًا، دَعَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لِطَعَامٍ صَنَعَهُ، فَذَهَبْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَرَّبَ خُبْزَ شَعِيرٍ وَمَرَقًا فِيهِ دُبَّاءٌ وَقَدِيدٌ، فَرَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَتَتَبَّعُ الدُّبَّاءَ مِنْ حَوَالَىِ الْقَصْعَةِ، فَلَمْ أَزَلْ أُحِبُّ الدُّبَّاءَ بَعْدَ يَوْمِئِذٍ.
Enes b. Malik r.a.'den rivayete göre "Bir terzi hazırladığı bir yemeğe Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i davet etmişti. Ben de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte gittim. Önüne arpa ekmeği ve içinde kabak taneleri ile kurutulmuş et bulunan sulu bir yemek getirildi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yemek kabının köşe bucağından kabak tanelerini aldığını gördüm. İşte o günden itibaren kabağı hep severim
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ مَا أَوْلَمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَلَى شَىْءٍ مِنْ نِسَائِهِ، مَا أَوْلَمَ عَلَى زَيْنَبَ أَوْلَمَ بِشَاةٍ.
Enes r.a.'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in, Zeyneb ile evliliği dolayısıyla verdiği velimeyi hanımlarından hiçbirisi dolayısıyla vermiş değildir. Onunla evliliği dolayısıyla bir koyun ile düğün yemeği vermişti
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَطُوفُ عَلَى نِسَائِهِ فِي لَيْلَةٍ وَاحِدَةٍ، وَلَهُ تِسْعُ نِسْوَةٍ. وَقَالَ لِي خَلِيفَةُ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ قَتَادَةَ، أَنَّ أَنَسًا، حَدَّثَهُمْ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم.
Enes r.a.'dan rivayete göre, ."Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir tek gecede bütün hanımlarını dolaşırdı. O sırada dokuz hanımı vardı
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا حُمَيْدُ الطَّوِيلُ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ صَنَعَتْ أُمُّ سُلَيْمٍ لِلنَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ خُبْزَةً وَضَعَتْ فِيهَا شَيْئًا مِنْ سَمْنٍ ثُمَّ قَالَتِ اذْهَبْ إِلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَادْعُهُ قَالَ فَأَتَيْتُهُ فَقُلْتُ أُمِّي تَدْعُوكَ . قَالَ فَقَامَ وَقَالَ لِمَنْ كَانَ عِنْدَهُ مِنَ النَّاسِ " قُومُوا " . قَالَ فَسَبَقْتُهُمْ إِلَيْهَا فَأَخْبَرْتُهَا فَجَاءَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ " هَاتِي مَا صَنَعْتِ " . فَقَالَتْ إِنَّمَا صَنَعْتُهُ لَكَ وَحْدَكَ . فَقَالَ " هَاتِيهِ " . فَقَالَ " يَا أَنَسُ أَدْخِلْ عَلَىَّ عَشْرَةً عَشْرَةً " . قَالَ فَمَا زِلْتُ أُدْخِلُ عَلَيْهِ عَشْرَةً عَشْرَةً فَأَكَلُوا حَتَّى شَبِعُوا وَكَانُوا ثَمَانِينَ .
Enes bin Mâlik (r.a.)'den; Şöyle demiştir: (Anam) Ümmü Süleym (bint-i Milhân) — bir gün — Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için bir ekmek yaptı ve ekmeğe biraz yağ koydu. Sonra (bana): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e git de davet et, dedi. Enes demiş ki: Ben de O'nun yanına vardım ve: Anam seni çağırıyor, dedim. Enes demiştir ki: Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ayağa kalktı ve yanında olan sahâbilere: (Siz de) kalkınız, buyurdu. Enes demiş ki: Ben onlardan önce ananım yanma vardım ve (Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile yanmdakilerin gelmekte olduklarını) ona haber verdim. Biraz sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (anamın evine) geldi. (Sahâbîler de evin dışında beklediler). Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (anama): Yaptığın (yemeğ)i getir, buyurdu. Anam: Ben yemeği yalnız senin için (yâni az) yaptım, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (anama): Yaptığını getir, buyurdu. (Anam yaptığı ekmeği getirdi). Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Yâ Enes! Sen (sahâbileri) onar kişilik grublar hâlinde (sırayla) yanıma dahil et (yani eve al) buyurdu. Ben de onar kişilik hâlinde O'nun yanına almaya başladım. Hepsi doyasıya yediler. Sahâbîler seksen kişi idi
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بَكْرٍ السَّهْمِيُّ، حَدَّثَنَا حُمَيْدٌ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ أَوْلَمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ بَنَى بِزَيْنَبَ ابْنَةِ جَحْشٍ فَأَشْبَعَ النَّاسَ خُبْزًا وَلَحْمًا ثُمَّ خَرَجَ إِلَى حُجَرِ أُمَّهَاتِ الْمُؤْمِنِينَ كَمَا كَانَ يَصْنَعُ صَبِيحَةَ بِنَائِهِ فَيُسَلِّمُ عَلَيْهِنَّ وَيَدْعُو لَهُنَّ وَيُسَلِّمْنَ عَلَيْهِ وَيَدْعُونَ لَهُ فَلَمَّا رَجَعَ إِلَى بَيْتِهِ رَأَى رَجُلَيْنِ جَرَى بِهِمَا الْحَدِيثُ، فَلَمَّا رَآهُمَا رَجَعَ عَنْ بَيْتِهِ، فَلَمَّا رَأَى الرَّجُلاَنِ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَجَعَ عَنْ بَيْتِهِ وَثَبَا مُسْرِعَيْنِ، فَمَا أَدْرِي أَنَا أَخْبَرْتُهُ بِخُرُوجِهِمَا أَمْ أُخْبِرَ فَرَجَعَ حَتَّى دَخَلَ الْبَيْتَ، وَأَرْخَى السِّتْرَ بَيْنِي وَبَيْنَهُ وَأُنْزِلَتْ آيَةُ الْحِجَابِ. وَقَالَ ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ أَخْبَرَنَا يَحْيَى حَدَّثَنِي حُمَيْدٌ سَمِعَ أَنَسًا عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم.
Enes r.a.'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Zeyneb bint Cahş ile evlendiği zaman, düğün yemeği vermişti. İnsanları et ve ekmekle doyurmuştu. Daha sonra, zifaf gecesinin sabahında yaptığı gibi, mü mini erin annelerinin odalarına gitti. Onlara selam verip dua etti. Onlar da selamını alıp kendisine dua ettiler. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem evine döndüğü vakit, iki adamın konuşmaya daldığını fark etti. Onları görünce eve girmekten vazgeçti. O iki adam Hz. Nebi'in evine girmekten vazgeçtiğini görünce hemen kalkıp hızlıca uzaklaştı. Onların girtiğini ben mi haber verdim, yoksa RasuluIlah sallallahu a1eyhi ve sellem başka birinden mi öğrendi, hatırlayamıyorum. Nihayet Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem döndü ve evine girdi. Benimle kendisi arasına örtü indirdi ve hicab ayeti nazil oldu