Sahîh-i Buhârî · 2586
Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَمُحَمَّدِ بْنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَنَّهُمَا حَدَّثَاهُ عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَنَّ أَبَاهُ، أَتَى بِهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنِّي نَحَلْتُ ابْنِي هَذَا غُلاَمًا. فَقَالَ " أَكُلَّ وَلَدِكَ نَحَلْتَ مِثْلَهُ ". قَالَ لاَ. قَالَ " فَارْجِعْهُ ".
Nu'man b. Beşir r.a.'den rivayet edilmiştir: Babası onu Allah Resulülne Sallallahu Aleyhi ve Sellem getirerek: "Ben bu oğluma bir köle bağışladım" demişti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bütün çocuklarına bunun gibi bir köle bağışlamış mıydın?" buyurdu. Babam "Hayır" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "O zaman bu bağıştan vazgeç" buyurdu. Tekrar: 2587, 2650 باب: الإشهاد في الهبة. 12. HİBEYE ŞAHİT TUTMAK
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، وَعَنْ مُحَمَّدِ بْنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَنَّهُمَا حَدَّثَاهُ عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَنَّهُ قَالَ إِنَّ أَبَاهُ بَشِيرًا أَتَى بِهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنِّي نَحَلْتُ ابْنِي هَذَا غُلاَمًا كَانَ لِي . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَكُلَّ وَلَدِكَ نَحَلْتَهُ مِثْلَ هَذَا " . فَقَالَ لاَ . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " فَارْتَجِعْهُ " .
Nu'man b. Beşir (r.a.)'den: Babam Beşir, beni Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'a götürdü ve: «— Ben şu oğluma kölemi bağışlamak istiyorum» dedi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Her çocuğuna bunun gibi bir hibe verdin mi?» buyurdu. Beşir: «— Hayır» diye cevap verdi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de: «— Bundan vazgeç» buyurdu. Diğer tahric: Buharî, Hibe; Müslim, Hibat
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَمُحَمَّدِ بْنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَخْبَرَاهُ عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَنَّ أَبَاهُ، نَحَلَهُ غُلاَمًا وَأَنَّهُ جَاءَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم يُشْهِدُهُ فَقَالَ " أَكُلَّ وَلَدِكَ نَحَلْتَ " . قَالَ لاَ . قَالَ " فَارْدُدْهُ " .
Nu’mân bin Beşîr (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Babası kendisine bir köle hibe etti ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına giderek O'nu (bu işe) şâhid etmek istedi Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (Numân'ın babasına): «Sen her çocuğuna bunun mislini hibe ettin (mi)?» buyurdu. Babası: Hayır, deyince Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «O halde köleyi geri al,» buyurdu. EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH: 3542 – 3543 – 3544 –
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ، عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَمُحَمَّدِ بْنِ النُّعْمَانِ عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، قَالَ أَتَى بِي أَبِي إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنِّي نَحَلْتُ ابْنِي هَذَا غُلاَمًا . فَقَالَ " أَكُلَّ بَنِيكَ نَحَلْتَ " . قَالَ لاَ . قَالَ " فَارْدُدْهُ " .
Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize lbrahim b. Sa'd, ibni Şihâb'dan, o da Humeyd b. Abdirrahmân ile Muhammed b. Nu'mân'dan, onlar da Nu'mân b. Beşîr'den naklen haber verdi. Nu'mân şöyle demiş: Babam beni Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirerek: Ben şu oğluma bir köle bağışladım; dedi. Bunun üzerine: «Bütün oğullarına da bağışladın mı?» diye sordu. Babam: Hayır! deyince : «Dyle ise onu dön!» buyurdular
حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا أَبُو حَيَّانَ التَّيْمِيُّ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ سَأَلَتْ أُمِّي أَبِي بَعْضَ الْمَوْهِبَةِ لِي مِنْ مَالِهِ، ثُمَّ بَدَا لَهُ فَوَهَبَهَا لِي فَقَالَتْ لاَ أَرْضَى حَتَّى تُشْهِدَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم. فَأَخَذَ بِيَدِي وَأَنَا غُلاَمٌ، فَأَتَى بِيَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ أُمَّهُ بِنْتَ رَوَاحَةَ سَأَلَتْنِي بَعْضَ الْمَوْهِبَةِ لِهَذَا، قَالَ " أَلَكَ وَلَدٌ سِوَاهُ ". قَالَ نَعَمْ. قَالَ فَأُرَاهُ قَالَ " لاَ تُشْهِدْنِي عَلَى جَوْرٍ ". وَقَالَ أَبُو حَرِيزٍ عَنِ الشَّعْبِيِّ " لاَ أَشْهَدُ عَلَى جَوْرٍ ".
Nu'man b. Beşır r.a.'den rivayet edilmiştir: Annem babamdan malının bir kısmını bana bağışlamasını istemişti. Bir süre sonra babam bunu uygun görerek malının bir kısmını bana bağışladı. Annem "Hz. Nebi'i buna şahit tutmadıkça razı olmam" dedi. Bunun üzerine babam -ben küçükken- elimden tuttu ve birlikte Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gittik. Babam Rasulullah'a: "Bunun annesi Bintu Revaha benden malımın bir kısmını buna bağışlamamı istedi" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Başka çocuğun var mı?" diye sordu. Babam "evet" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Beni zulme şahit tutma" buyurdu. Ebu Hureyz, Şa'bi kanalıyla "Ben zulme şahit olmam" şeklinde bir başka ibare ile nakletmiştir
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ، الرَّحْمَنِ وَعَنْ مُحَمَّدِ بْنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، يُحَدِّثَانِهِ عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَنَّهُ قَالَ إِنَّ أَبَاهُ أَتَى بِهِ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنِّي نَحَلْتُ ابْنِي هَذَا غُلاَمًا كَانَ لِي . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَكُلَّ وَلَدِكَ نَحَلْتَهُ مِثْلَ هَذَا " . فَقَالَ لاَ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " فَارْجِعْهُ " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, ibni Şihâb'dan dinlediğim, onun da Humeyd b. Abdirrahmân ile Muhammed ,b. Nu'mân b. Beşîr'den, onların da Nu'mân b. Beşir'den naklen rivayet ettikleri şu hadîsi okudum: Nu'mân şunları söylemiş: Babam beni Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirerek: Ben şu oğluma bir kölemi bağışladım, dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her çocuğuna bunun mislini bağışladın mı?» diye sordu. Babam; hayır, deyince Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Öyle ise onu dön!» buyurdular
حَدَّثَنَا أَبُو بِشْرٍ، بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ أَبِي هِنْدٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، قَالَ انْطَلَقَ بِهِ أَبُوهُ يَحْمِلُهُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ اشْهَدْ أَنِّي قَدْ نَحَلْتُ النُّعْمَانَ مِنْ مَالِي كَذَا وَكَذَا . قَالَ " فَكُلَّ بَنِيكَ نَحَلْتَ مِثْلَ الَّذِي نَحَلْتَ النُّعْمَانَ " . قَالَ لاَ . قَالَ " فَأَشْهِدْ عَلَى هَذَا غَيْرِي " . قَالَ " أَلَيْسَ يَسُرُّكَ أَنْ يَكُونُوا لَكَ فِي الْبِرِّ سَوَاءً " . قَالَ بَلَى . قَالَ " فَلاَ إِذًا " .
Numân bin Beşîr (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Babası kendisini alıp Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına götürerek: (Yâ Resûlallah!) Sen şâhid ol: Ben malımdan şu kadarını (oğlum) Numân'a hibe ettim, dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (ona:) «(Peki) Sen Numân'a hibe ettiğinin mislini diğer çocuklarının her birisine de hibe ettin (mi)»? buyurdu. Beşîr: Hayır, dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «O halde bu işe benden başkasını şâhid et,» buyurdu. (Sonra): «Çocuklarının sana itaat etmeleri hususunda eşit olmaları seni sevindirmez mi?» buyurdu. Beşîr: Evet (sevindirir), diye cevab verdi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «O halde hayır (onlara hibe etmede eşitsizlik etme)» buyurdu. EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH: 3542 – 3543 – 3544 –