Sahîh-i Buhârî · 3082
Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي الأَسْوَدِ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، وَحُمَيْدُ بْنُ الأَسْوَدِ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ الشَّهِيدِ، عَنِ ابْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، قَالَ ابْنُ الزُّبَيْرِ لاِبْنِ جَعْفَرٍ ـ رضى الله عنهم أَتَذْكُرُ إِذْ تَلَقَّيْنَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَا وَأَنْتَ وَابْنُ عَبَّاسٍ قَالَ نَعَمْ، فَحَمَلَنَا وَتَرَكَكَ.
İbn Ebi Müleyke'den nakledilmiştir: İbni'z-Zübeyr bir defasında İbn Cafer'e: "Ben, sen ve İbn Abbas ... Üçümüzün birlikte Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i karşıladığımız günü hatırlıyor musun?" diye sormuş o da: "Evet, tabi ki hatırlıyorum. Bizi kucağına almış seni bırakmışt